
Tekirdağ Namık Kemal University
1.196
Arşivlenen Tez
0
DOI Atanmış
3
Enstitü
0%
DOI Oranı
Son Eklenen Tezler
Tümünü GörTarla pülverizatörü için teleskopik kanat tasarımı
Tarımda pestisit kullanımının artışıyla beraber, pestisit uygulamalarının verimliliği önemli hale gelmiştir. Pestisit uygulamalarında en önemli bileşenlerin başında ilaçlama makineleri gelmektedir. Pülverizatörler, pestisitlerin bitki üzerine homojen bir şekilde püskürtülmesi amacıyla kullanılmaktadır. Tarla tipi ilaçlama makinelerinde, ilaçlama bumu, pestisitlerin hedef yüzey üzerine homojen dağılması açısından önemli yere sahiptir. İlaçlama düzgünlüğünü bozacak ilaçlama kanatları üzerine etkiyen momentlerin sönümlenmesi için bum tasarımı kritik öneme sahiptir. Bu sebeple, yapılan çalışmada 12 metre iş genişliğine sahip 24 adet püskürtme memesini taşıyabilecek, teleskopik olarak katlanabilir 5 adet parçadan oluşan bir ilaçlama makinesi bumu tasarlanmıştır. Tasarımda malzeme olarak St-37 kare profil ve St-52 çelik bükme saçlar, özel şekillendirilerek kullanılmıştır. Bum parçalarının birbiri üzerinde izafi hareketi radyal bilyalı rulmanlarla yataklanan hareket tekerlekleri ile sağlanmıştır. Hareket, bir elektrik motorunun çıkış miline bağlanan düz dişlinin, bir kremayer üzerinde bağlı olduğu kanat parçasını ilerletmesiyle sağlanmıştır. Tasarımın dayanımını test etmek için, Sonlu Elemanlar Yöntemi kullanılarak Solidworks programında simülasyon modülünde yapısal statik analizler yapılmıştır. Bu analizlerde, her kanat parçası, hareket tekerlekleri ve kanatların pülverizatöre bağlantı lamaları ayrı ayrı incelenmiştir. Serbest cisim diyagramları yardımıyla X-Y ve Y-Z düzleminde kanatlar üzerine etkiyen kuvvetler hesaplanmıştır. Analizlerde, öncelikle mesnet noktaları belirlenmiş, daha sonra ağırlık ve dış kuvvetler tanımlanmıştır. Mesh oluşturma işleminden sonra analizler yürütüldüğünde Von-Mises gerilmeleri ve yer değiştirme grafikleri oluşturulmuştur. Analiz sonuçlarına göre kritik gerilmelerin olduğu bölgeler belirlenmiş, gerekli yerlerde tasarım iyileştirmesi yapılmıştır. Son olarak cıvata kesme hesapları ve rulman ömür hesapları yapılarak tasarımın mukavemeti kontrol edilmiştir. Tasarım ve yapısal analizlerden sonra pülverizatör kanatlarının üretim aşamasına geçilmiştir.
Anti odipus figür olarak Tristram Shandy
Tristram Shandy is one of the most discussed novels in English language literature since the day it was written. For instance, at the time of its writing; Samuel Johnson, one of the most distinguished names in English literature, was skeptical of this work. He thought that nothing awkard would be permanent. Similarly, contemporary critics of Sterne found his novel to be strange, unusual, and unsuccessful in terms of unconventional narrative techniques. In contrast, Tristram Shandy has still inspired many literary theories, post-modern narrative technique and anti-hero examples, despite more than two centuries since the day it was written. Long before postmodern literary criticism, Sterne problematized the mimetic reality, the myth of integrity, linearity, and the archetype of the hero's journey that the odipal hero completes to reach inheritance, law, and phallus. He has presented a successful parody. Using Don Quixote and other bildungsroman hero parodies, he presented a satirical collage. He glorified the hero's grotesque image of the body, the plane of immanence beyond the self, and the body without organs against the Father's obsession with completeness and perfection. In this context, Tristram Shandy is not disciplined by imperfection, loss, and lack, on the contrary, as a meta-reflexive hero who is aware of his fictional reality, he without hesitation deciphering his fictionality. As a result, Tristram Shandy is a parody, an anti-odipal hero who has been against the concept of hero-subject under the burden of objectification and of guilt and odipal ideals. Keywords: Tristram Shandy, Sterne, Anti-odipal, postmodern literary
Fotovoltaik güneş paneli ile çalıştırılacak bir sulama sisteminin projelendirilmesi, kurulması ve performansının saptanması
Bu çalışmada, sulama sisteminde kullanılmak üzere bir PV sistemi tasarlanmış, kurulmuş ve performans testleri yapılmıştır. Sistemin kurulduğu işletmenin günlük su gereksinimi 35 m3 ve manometrik yükseklik 40 mSS olarak belirlenmiştir. İşletme 41 ºC kuzey enleminde Tekirdğ ili sınırları içerisinde bulunmaktadır. Sulama işlemlerinin gerçekleştirileceği Temmuz, Ağustos ve Eylül aylarında PV panel yüzeyine gelen ortalama ışınım miktarı 4,98 kWh/m2.gün olarak hesaplanmıştır. Sulama yapılan işletmenin bulunduğu bölgenin güneşlenme verilerinden yararlanılarak tasarlanan PV sisteminde 10 adet 280 W nominal güce sahip PV panel kullanılmıştır. PV paneller birbirlerine seri olarak bağlanmışlardır. PV panel sistemi kurulduktan sonra yapılan ölçümlerde; Temmuz, Ağustos ve Eylül aylarında çıkartılan ortalama su miktarları sırasıyla 35,99 m3/gün, 32,13 m3/gün ve 27,11 m3/gün olmuştur. Sistem kapasitesini kullanım oranları ise aynı aylar için sırasıyla \%102,8, \%91,8 ve \%77,5 olmuştur. Araştırma sonucunda kurulan PV panel sisteminin performansının yeterli düzeyde olduğu tespit edilmiştir. Sulama sistemlerinde güneş enerjisinden yararlanmanın sağlayacağı ekonomik ve çevresel katkılar nedeniyle yaygınlaştırılması önerilmiştir.
Bilişim alanında öğrenim gören lise öğrencilerine yönelik üniversite tercihlerinin yapay zeka yöntemleri ile analizi
Günümüzde veri üreten ve depolayan kaynakların artması ile birlikte büyük ve karmaşık verilerin popülasyonunda da hızlı bir artış olmuştur. Bu duruma eş zamanlı olarak hesaplama yeteneği gelişen bilgisayarlar ve yazılımlar ortaya çıkmıştır. Ancak hala karmaşık veriler içerisinden anlamlı bilgiler çıkarmak aşılması gereken zorluklar arasındadır. Veri madenciliği bilimi bu zorlukların üstesinden gelmek için çok sayıda disiplin ile işbirliği yaparak yeni yollar ve yöntemler aramaktadır. Özellikle yapay zeka algoritmaları veriler içerisindeki karmaşık ilişkilerin ortaya çıkarılmasında etkin bir rol oynamaktadır. Günümüzde çok sayıda karmaşık problem vardır ve bunlardan biri de lise öğrencilerinin üniversitede en yüksek verimi sağlayabilecekleri bölüme yönlendirmek ya da bu seçimi etkileyen unsurları ortaya çıkarmaktır. Bu tez çalışmasında bilişim teknolojisi bölümünde okuyan lise öğrencilerinin üniversitede bölüm seçimini etkileyen unsurların birliktelik kuralları (association rules) ile ortaya çıkarılması amaçlanmıştır. Çalışmada kullanılan veriler, katılımcıların kendi istekleri ile yanıtladıkları bir anket ile açık veri toplama yöntemiyle elde edilmiştir. Bu veriler birliktelik kuralı çıkarımları için kullanılmıştır. Analiz işleminin temel amacı bölümlerini lise yıllarında belirleyen öğrencilerin üniversitede de aynı bölüm veya alana devam edip etmediğinin ve bu seçiminin sebeplerini ortaya çıkarmaktır. Öğrencilerin çalışmayı sevdikleri dersler ile ilgi alanlarının ve uğraştıkları etkinliklerin birliktelik kurallarının tespit edilmesi sağlanmıştır. Böylece ilgi alanları belirlenen öğrencilerin doğru bölüm ve tercihlere yönlendirilmeleri sağlanabilecektir. Elde edilen bulgular öğrencilerin okudukları-okumak istedikleri bölüm seçimine etki eden bazı özelliklerin bulunduğunu göstermiştir.
Bası yarası oluşabilecek hastalar için akıllı yatak sistemi modellenmesi ve tasarımı
Yatan hastalarda oluşabilecek bası yaraları ve doku nekrozu oluşumu, onların yaşam konforunu önemli ölçüde azaltmakta ve hatta yaşamları için tehlikeli sonuçlara yol açabilmektedir. Bu çalışmada yatan hastalarda oluşabilecek bası yaralarının oluşumunun önüne geçilebilmesi için bir akıllı model yatak prototipi geliştirilmiştir. Tasarlanmış bu akıllı yatak prototipinde ilk aşamada, ağırlık algılama sensörleri (load cell) kullanılarak hasta-yatak sisteminde birim temas yüzey alanı üzerindeki basınç dağılımının haritalaması gerçekleştirilerek yatakla temas eden hasta vücudunun hareketsiz bölgeleri belirlenir. İkinci aşamada ise ilgili yüzey alanından alınan bilgiler doğrultusunda, yüzeye belirli şekil ve parametrelere sahip uyarıcı elektrik impuls sinyal uygulaması yapılır. Önerilen prototip sistemi uzaktan da izlenmeye müsait yeni bir sistem olup, hastanın anlık pozisyon durumunu değerlendirmeye ve ihtiyaca binaen koruyucu tedavi olarak, uygun uyarıcı elektrik akımı sinyallerinin kullanılmasıyla normal doku aktivitesinin devamının sağlanmasına olanak sağlamaktadır. Bu çalışmanın aynı zamanda gelecekte bu konularda yapılacak araştırmalara öncülük edeceği düşünülmektedir.
Biyoaktif besin bileşeni piperlongumin'in histon deasetilaz enzim inhibitörü etkisinin araştırılması
Beslenme ve Diyetetik alanında önemli bir yeri olan besin-gen etkileşimlerinin araştırılmasıyla besinlerin organizma üzerindeki etkilerinin daha iyi anlaşılması hedeflenmektedir. Son dönemde yapılan çalışmalarla çeşitli besinlerdeki çok sayıda biyoaktif bileşen Histon Deasetilaz Enzimi İnhibitörü (HDACi) olarak tanımlanmıştır. Bu tez çalışması kapsamında, biyoaktif bir besin bileşeni olarak bilinen Piperlongumin'in (PL) HeLa ve HEK293T hücre soylarındaki HDACi etkisi deneysel olarak araştırılmıştır. PL'in HeLa ve HEK293T hücre soylarındaki HDACi etkisini tespit etmek için, öncelikle uygulanması planlanan LD50 dozları MTT ve AO/PI boyama yöntemleriyle tespit edilmiştir. NETN lizis yöntemi ile hazırlanan hücresel lizatlarda protein miktar tayini Bradford yöntemiyle gerçekleştirilmiştir. Yürütülen deneysel çalışmalar ile; HDAC enzim aktivitesinin, 24 ve 48 saat PL uygulanması sonrasında HeLa hücrelerinde azaldığı, HEK293T hücrelerinde ise arttığı tespit edilmiştir. Normal koşullarda çoğaltılan HeLa ve HEK293T hücrelerinden hazırlanan lizatlar HDAC aktivite tayininden hemen önce PL ile doğrudan muamele edildiğinde ise, HDAC enzim aktivitesinin HeLa hücrelerinde istatistiksel açıdan anlamlı olarak arttığı, HEK293T hücrelerinde ise azaldığı belirlenmiştir. Sonuçlarımız PL'in HEK293T normal ve HeLa kanser hücre soylarında HDAC enzim aktivitesi üzerine farklı yönde etkisinin olduğunu göstermiştir. Ayrıca sonuçlarımız HEK293T ve HeLa hücre soyları, hücre kültürü ortamında PL ile 24 ila 48 saat sürelerle muamele edildiğinde veya PL hücresel lizatlarla doğrudan muamele edildiğinde yine zıt yönde etkiler oluşabileceğini ortaya koymuştur. Elde edilen sonuçlar PL ile HDAC enzimleri arasında doğrudan bir etkileşim olabileceği gibi PL' in HDAC enzim aktivitesi üzerinde dolaylı mekanizmalarla da etkili olabileceğini ortaya koymaktadır.