Tıpta UzmanlıkAçık Erişim

Kadın hastalıkları ve doğum kliniğinde yatan gebeler ile diğer hastaların HBsAg ve AntiHCV seropozitiflik oranları ve risk faktörleriyle ilişkilerinin değerlendirilmesi

2011
0 görüntülenme
0 i̇ndirme
Danışman: Yrd. Doç. Dr. Pakize Gamze Erten Bucaktepe

Özet (TR)

Giriş ve AmaçHepatit B (HBV) ve Hepatit C virus (HCV) enfeksiyonu tüm dünyada yaygın, bulaşıcılığı yüksek olan hastalıklardır. Virüsü alan kişilerde klinik spektrum kronik taşıyıcılıktan karaciğer kanserine kadar değişebilir. Özellikle HBV ile enfekte annelerden doğan bebeklerin enfeksiyon oranı %60-90 arasındadır ve tedavi edilmedikleri taktirde %90'dan fazlası kronik HBV taşıyıcısı olmaktadırlar. Ülkemizin HBV açısından orta endemik bölgeler arasında bulunmasından yola çıkarak çalışmamızda Ocak ve Aralık 2010 tarihleri arasında Dicle Üniversitesi Tıp Fakültesi (DÜTF) Kadın Hastalıkları ve Doğum Kliniğinde yatışı yapılmış HBsAg ve AntiHCV pozitif hastaların sosyodemografik özelliklerinin tanımlanması ayrıca hastaların bu özelliklerinin karşılaştırılması amaçlanmıştır.Materyal ve metodBu tanımlayıcı retrospektif çalışmada DÜTF Kadın Hastalıkları ve Doğum Kliniğinde 2010 yılında yatışı yapılmış toplam 4491 hasta taranıp chemiluminescent microparticle immunoassay (CMİA) yöntemiyle HBsAg ve/veya AntiHCV pozitif olarak saptanmış 132 hasta tespit edildi. Bu hastaların yatış tanıları, yaşları, sosyodemografik özellikleri, obstetrik öyküleri, biyokimyasal değerleri, gebe iseler bebeklerinin durumu, hastanede kalış süreleri ve hepatit için risk faktörleri tanımlandı. HBsAg pozitif ve AntiHCV pozitif hastalar yukarıdaki özelliklerine göre karşılaştırıldı.Çalışmada elde edilen verilerin istatistikî değerlendirmesinde SPSS (Statistical Package for Social Sciences) for Windows 17.0 paket programı kullanıldı. HBsAg Pozitif ve AntiHCV pozitif ölçümlerinin çapraz karşılaştırılmasında Khi Kare testi kullanıldı. HBsAg Pozitifle AntiHCV pozitif ölçümlerinin ikili karşılaştırmalarında student-t testi kullanıldı. HBsAg Pozitif ve AntiHCV pozitif ölçümlerinin arasındaki ilişkiyi incelemek için pearson korelasyon analizi yapıldı. Anlamlılık düzeyi p<0,05 olarak alındı.BulgularHastaların %46,2'si (n=61) 26-35 yaşları arasındaydı, %67,4'ü (n=89) kırsal kesimden başvurmuştu ve %62,9'u Yeşilkart'lı (n=83) hastalardan oluşuyordu. Hastaların 46'sının (%34.9) gebelik komplikasyonu veya bebekle ilgili bir sorundan dolayı servise yatışı yapılmıştı. Tüm hastalarımızın içerisinde HBsAg pozitiflik oranı %2,63 (n=118), AntiHCV pozitifliği ise %0,29 (n=13) olarak bulundu. Klinikte yatışı yapılan gebelerde HBsAg pozitiflik oranı %2,66, AntiHCV pozitifliği ise %0,20 (n=6) olarak saptandı. AntiHCV pozitif hastalar HBsAg pozitif hastalara göre daha yaşlı, daha çok çocuk sahibiydi ve hastanede kalış süreleri de HBsAg pozitif hastalarla karşılaştırıldığında daha fazlaydı (p>0.05). Ayrıca kan transfüzyonu öyküsü AntiHCV pozitif hastalarda HBsAg pozitif olanlara göre istatistiksel olarak anlamlı düzeyde yüksek bulundu. Eğitim düzeyleri, meslek, geldikleri yer açısından istatistiksel olarak anlamlı fark saptanmadı.SonuçDoğumda infeksiyonun alınması ilerleyen yaşlarda fatal komplikasyon gelişme riskini çok arttıracağından önlenebilir bir hastalık olan HBV için tüm gebelerin taşıyıcılık açısından taranması ve bunun rutin bir antepartum inceleme olarak yerleşmesi gerekmektedir. Taşıyıcı anneler, doğum sonrası bebeğin pasif ve aktif immunizasyonunun önemi konusunda aydınlatılmalıdır. Ayrıca sosyoekonomik ve kültürel düzeyi düşük, kırsal kesimde yaşayan hastalar özellikle bilinçlendirilmeli, risk faktörleri olan gebeler için HCV de araştırılmalıdır.

Yazar

Dr. Bahri Yıldız

Bu Yayına Nasıl Atıf Yapılır

Bahri Yıldız (Tıpta Uzmanlık Tezi). Kadın hastalıkları ve doğum kliniğinde yatan gebeler ile diğer hastaların HBsAg ve AntiHCV seropozitiflik oranları ve risk faktörleriyle ilişkilerinin değerlendirilmesi, 2011, Dicle University.

Lisans

Tüm Hakları Saklıdır

Bu eser belirtilen lisans koşulları altında paylaşılmaktadır.

Dicle University tezlerinden daha fazlası