Kliniğimizde 2000-2005 yılları arasında yatırılan pulmoner tromboemboli tanılı hastaların retrospektif değerlendirilmesi
Bu tez size mi ait?
Bu kayıt toplu arşivden geldi. Sizinse profilinize bağlayın.
Özet (TR)
G. ÖZETGiriş: Pulmoner tromboemboli (PTE) sık oluşan, ancak tanısında halen güçlükleryaşanmaktadır. Tedaviyle yüksek mortalitesi azaltılabilen bir hastalıktır. PTE tanısında ilkadım klinik olasılığın saptanmasıdır.Amaç: Çalışmamızda kliniğimizde kullanılan tanı algoritmasını değerlendirmek, tanımetodlarının duyarlılığını araştırmak, uygulamalardaki yanlışlıkları tespit etmek ve bunagöre yeni bir tanı algoritması oluşturmayı tasarladık.Materyal ve Metod: Çalışmaya kliniğimizde Ocak 2000 ile Aralık 2005 arasındayatırılarak takip edilen 108 PTE olgusu alındı. Olguların tedavi öncesi klinik velaboratuvar verileri incelendi. Hastaların klinik olasılıkları Hyers klinik skorlamasistemiyle belirlenmişti. Dosya verilerine dayanılarak ayrıca Wicki ve Wells klinik olasılıkskorlama sistemleriyle de klinik olasılıkları belirlendi ve 3 sistem arasında karşılaştırmayapıldı.Bulgular: Vakaların 54(% 50)'ü erkek, 54(% 50)'ü kadın ve ortalama yaş erkeklerde47.9±17.2, kadınlarda 50.5±18.4 yıldı. Klinikte ortalama yatış süresi 14.7 gün, semptomsüresi ortalama 3.5 gün, tanıya kadar geçen süre ortalama 5.59 gün olarak saptandı ve herüç parametre açısından da orta ve yüksek klinik olasılıklı gruplar arasındaki farkanlamlıydı(p<0.05). Bizim D-Dimer metodumuzun sadece düşük klinik olasılığı ekarteettirdiğini, çünkü orta klinik olasılığın saptandığı 5 olguda D-Dimer'in normal çıktığınıgözledik. Wells ile düşük klinik olasılık saptanan olgular, D-Dimer ile birliktedeğerlendirildiği zaman, hiçbir PTE vakasının ekarte edilmediği görüldü. D-Dimer düzeyiortalamaları, yaygın embolisi olan masif emboli kliniği ile gelen hastalarda anlamlıderecede yüksekti(p<0.05). Herediter trombofili yapan nedenler arasında Faktör 5 Leidengen mutasyonu, Protrombin G20210A mutasyonu ve Metiltetrahidrofolat Redüktazeksikliği değerlendirmeye alındı ve bunların test yapılanlarda pozitiflik oranı sırasıyla%1.1, %12.5 ve %33.3 olarak saptandı.Klinik skorlama sistemlerin uyumları karşılaştırıldığında Wicki-Wells (rwicki-wells=0.231 p<0.01) ile Wells-Hyers ( rwells-hyers= 0.285 p<0.01) arasındaki uyum anlamlıbulunurken, Wicki -Hyers arasındaki uyum yüzdesi anlamsız bulundu (rwicki-hyers= 0.127p>0.05). En yüksek uyum katsayısı Wells-Hyers arasında saptandı( rwells-hyers =0.285).Sonuç: Wells klinik skorlama sisteminin kliniğimizde kullanılan Hyers sistemine alternatifolabileceği düşünüldü. Yüksek D-Dimer düzeyleri ile massif PTE arasında bir ilişkiolduğu görüldü ve massif emboliyi vurgulayan markırlar arasında yer alabileceğidüşünüldü .99
Yazar
Özlem Abakay
Bu Yayına Nasıl Atıf Yapılır
Özlem Abakay (Tıpta Uzmanlık Tezi). Kliniğimizde 2000-2005 yılları arasında yatırılan pulmoner tromboemboli tanılı hastaların retrospektif değerlendirilmesi, 2007, Dicle University.
Anahtar Kelimeler
Lisans
Tüm Hakları Saklıdır
Bu eser belirtilen lisans koşulları altında paylaşılmaktadır.
Dicle University tezlerinden daha fazlası
- Karayolları köprü ve menfez tasarım debilerinin coğrafi bilgi sistemleri ile belirlenmesi(2022)
- El-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm adlı eserin tefsir usûlü açısından incelenmesi(2024)
- İslam hukukunda engellilerin durumu(2010)
- 6 şubat 2023 kahramanmaraş merkezli depremler sonucu Dicle Üniversitesi Tıp fakültesi hastanelerine başvuran depremzedelerin adli tıbbi incelenmesi(2024)
- İngilizlerin XIX. yüzyılda Kıbrıs'taki arkeolojik keşifleri(2024)
- Okul müdürlerinin hizmetkar liderlik davranışları ile algılanan örgütsel destek arasındaki ilişki(2024)
