Medical SpecialtyOpen Access

KLL, HL ve NHL tanılı hastalarda otoimmün hastalık ilişkisinin araştırılması

2025
0 views
0 downloads
Advisor: Doç. Dr. Ayşe Uysal

Abstract (TR)

Hodgkin lenfoma (HL), Non-Hodgkin lenfoma (NHL) ve kronik lenfositik lösemi (KLL) lenfatik sistemin farklı hücrelerinden kaynaklanan ve farklı klinik özellikler gösteren maligniteler olup, her biri için farklı tedavi yaklaşımlarını mevcuttur. HL Reed-Sternberg hücrelerinin varlığı ile ayırt edilirken, NHL ve KLL, B veya T hücrelerinden kaynaklanan daha heterojen ve karmaşık hastalıklardır. Otoimmün hastalıklar, HL, NHL ve KLL dahil olmak üzere çeşitli lenfoid hematolojik malignitelerle olan ilişkileri nedeniyle giderek daha fazla tanınmaktadır. Bu otoimmün durumların lenfomalar ve KLL arasındaki ilişki genetik ve çevresel faktörleri içebileceği gibi immünolojik faktörleri de barındıran karmaşık bir durum olup çok yönlüdür. Çalışmamızda Hematolojik malignitelerden KLL, HL ve NHL olgularında otoimmün hastalık ilişkisinin değerlendirilmesi planlandı. Ocak 2013 – Aralık 2023 tarihleri arasında hastanemiz yetişkin Hematoloji Kliniğinde takipli 290 kronik lenfositik lösemi, 138 Hodgkin lenfoma ve 326 Non-Hodgkin lenfoma tanılı hastada otoimmün hastalık ilişkisinin retrospektif analizini yaptık. 18 yaş üstü otoimmün hastalık tanısı olup KLL, HL, NHL tanılı hastaların demografik özellikleri, tanı anında laboratuvar bulguları [eritrosit sedimantasyon hızı (ESH), laktat dehidrogenaz (LDH), C-reaktif protein (CRP), lökosit (WBC), hemoglobin (HGB), hematokrit (HCT), trombosit (PLT)], mevcut tanının alt tipi ve evresi, ek sistemik hastalıkları, son visit tarihleri, eğer kemoterapi almışsa kaç basamak kemoterapi aldıkları ve yanıtları, 5 ve 10 yıllık sağ kalım sürelerini inceledik. Çalışmanın verileri IBM SPSS v23 ile analiz edildi. Çalışmaya dahil edilen 78 hastanın 44' ü erkek (%56.4), 34' ü kadın (%44.6) idi. HL grubunda hastaların 7' si (%53.8) erkek, 6' sı (%46.2) kadın; KLL grubunda hastaların 20' si (%71.4) erkek, 8' i (%28.6) kadın; NHL grubunda ise hastaların 17' si (%45.9) erkek, 20' si (%54.1) kadındı. Çalışmaya alınan tüm hastaların ortanca yaşı 60.23 (18.17 - 93.36) idi. HL grubunun ortanca yaşı 44.36 (18.17 - 73.81), KLL grubunun ortanca yaşı 68.6 (44.04 - 93.36) iken NHL grubunda ortanca yaş 59.49 (18.19 - 85.39) yıl olarak bulunmuştur. Ortanca tanı yaşı KLL tanılı hastalarda HL ve NHL gruplarına göre daha yüksekti. Çalışma için taranan 138 HL tanılı hastanın 13 (%9.42)' ünde, 290 KLL tanılı hastanın 28 (%9.65)' inde, 326 NHL tanılı hastanın 38 (%11.65)' inde otoimmün hastalık tanısı tespit edilmiştir. Otoimmün hastalık tanısı olan HL grubunda Evre 1 ve Evre 2' de hastalık tanısı olmayıp Evre 3 olanların oranı %38.5, Evre 4 olanların oranı %61.5 olarak bulunmuştur. Otoimmün hastalık tanısı olan NHL grubunda Evre 1 hastalık oranı %10.8, Evre 2 oranı %16.2, Evre 3 oranı %13.5, Evre 4 oranı %59.5 olarak bulunmuştur. Otoimmün hastalık tanısı olan KLL grubunda ise RAI 0 evre oranı %32.1, RAI 1 oranı %17.9, RAI 2 oranı %28.6, RAI 3 oranı %10.7 ve RAI 4 oranı %10.7 olarak bulunmuştur. Otoimmün hastalık tanısı olan HL grubunda cHL tanılı hastalar grubun %84.62' sini oluştururken NLPHL tanılı hastaların oranı %15.38 olarak bulundu. NHL grubunda ise DBBHL grubun %70.27' sini oluşturmaktadır. Olgular otoimmün hastalık dışında ek sistemik hastalık açısından değerlendirildiğinde HL grubunda %53.9 oranında KLL grubunda %92.8 oranında NHL grubunda ise %81.1 oranında ek sistemik hastalıklarının olduğu görüldü. Otoimmün hastalık tanısı olan HL olgularında Uluslararası Prognostik Skor-3' e göre hastalarda %7.69 oranında düşük risk, %76.91 oranında orta risk, %15.38 oranında yüksek risk bulundu. Otoimmün hastalık tanısı olan NHL olgularında ise Uluslararası Prognostik İndeks' e göre hastalarda %13.51 oranında düşük risk, %21.62 oranında düşük-orta risk, %43.24 oranında orta-yüksek risk, %21.62 oranında yüksek risk bulundu. KLL olgularında ilaçsız izlemde olanların oranı %42.9, 1 basamak tedavi alanların oranı %21.4, 2 basamak tedavi alanların oranı %28.6, 3 basamak tedavi alanların oranı %7.1 olarak bulunmuştur. HL olgularında 1 basamak tedavi alanların oranı %53.8, 2 basamak tedavi alanların oranı %15.4, 3 basamak tedavi alanların oranı %15.4 ve 4 basamak tedavi alanların oranı %15.4 olarak bulunmuştur. NHL olgularında 1 basamak tedavi alanların oranı %51.4, 2 basamak tedavi alanların oranı %40.5, 3 basamak tedavi alanların oranı %8.1 olarak bulunmuştur. HL olgularında hastalık progresyonu olanların oranı %15.4, KLL olgularında %31.3 ve NHL olgularında %32.4 olarak elde edilmiştir. HL olgularında hastalıkta refrakter olanların oranı %23.1, KLL olgularında %6.3 ve NHL olgularında %5.4 olarak elde bulunmuştur. HL olgularında tedaviye yanıtlı olanların oranı %61.5, KLL olgularında %62.5 ve NHL olgularında %62.2 olarak elde edilmiştir. HL grubunda tanı tarihinden itibaren sağkalım süresi ortalaması 11,743 yıl, KLL grubunda 6,717 yıl ve NHL grubunda ise 5,013 yıl olarak bulunmuştur. Sonuç olarak çalışmamızda daha önce yapılan çalışmalara göre HL ve KLL' de benzer oranlarda otoimmün hastalık ilişkisi bulduk, NHL tanılı olgularda daha yüksek oranlar raporladık. Olguların bir kısmının tanı esnasında otoimmün hastalık tanısının olduğunu, bir kısmının ise daha sonra tanı aldığı görüldü. En çok tanı alan hematolojik otoimmün hastalık Immün Trombositopenik Purpura (ITP) ikinci sıklıkta Otoimmün Hemolitik Anemi (OİHA) olduğu görüldü. ITP ve OİHA tanılarının hematolojik malignite tanısı sonrası sıklığının arttığı görüldü. Yaptığımız çalışmada hematolojik olmayan otoimmün hastalıkların en sık Romatoid artrit, Hashimato tiroiditi ve Ülseratif kolit olduğu görüldü. HL ve NHL tanılı olguların taradığımız literatürlere göre kadınlarda sıklığının arttığını tespit ettik. Otoimmün tanılı hastaların hematolojik malignite tanılarını daha ileri evrede aldıklarını ayrıca 5 yıllık ve 10 yıllık sağkalım sıklıklarının daha düşük oranlarda olduğunu tespit ettik. Ayrıca çalışmamızda verilerini taradığımız olguların ek sistemik hastalık sıklığının arttığı görüldü. HL, NHL ve KLL tanılı olguların normal popülasyona göre otoimmün hastalık insidansı artmıştır. Bundan dolayı bu tanıları alan olguların otoimmün hastalık yönünden araştırılması gerekmektedir. Hematoloji kliniklerinde özellikle KLL tanılı hastalarda otoimmün sitopeniler taranmaktadır. Yaptığımız çalışmada hem KLL' nin hem de lenfomaların tanı anında ve hastalık takibinde hem hematolojik hem de hematolojik olmayan otoimmün hastalıkların da ayrıntılı bir şekilde taranması gerektiği düşüncesine vardık.

Author

Abdulhekim Bülbül

How to Cite

Abdulhekim Bülbül (Tıpta Uzmanlık Tezi). KLL, HL ve NHL tanılı hastalarda otoimmün hastalık ilişkisinin araştırılması, 2025, Fırat University.

Keywords

License

Tüm Hakları Saklıdır

This work is shared under the specified license terms.

More theses from Fırat University