Kronik böbrek yetmezliğinde evre, shear wave elastografi ile fibrozis skorları, rezistivite indeksi ve fibrozis belirteçlerinin karşılaştırılması
2018
0 views
0 downloads
Advisor: Yrd. Doç. Dr. Kürşad Öneç
Abstract (TR)
Giriş: Kronik Böbrek Hastalığı (KBH) dünya çapında bir halk sağlığı sorunudur. Yaklaşık her 9-10 erişkinden birinde KBH olduğu düşünülmektedir. Erken tanı ve tedavinin progresyonu yavaşlattığı bilinmektedir. KBH patofizyolojisinde ve böbrek fonksiyonlarının kaybında renal fibrozis önemli yer tutmaktadır. Renal fibrozisi saptamanın KBH erken tanısında, prognozunun belirlenmesinde ve yeni tedavi seçenekleri geliştirilmesi konularında faydalı olabileceği düşünülmektedir. Renal biyopsi ile fibrozis tanısı ve derecesi belirlenebilmektedir ancak invaziv ve zor bir yöntem olduğundan tüm hastalarda uygulanması pratik değildir. Bu nedenle renal fibrozisi saptamada kullanılabilecek noninvaziv yöntemler bulmak için araştırmalar yapılmaktadır. Biz de çalışmamızda renal fibrozisi öngörebileceği düşünülen markerlardan Transforming Growth Factor-Beta1 (TGF-β1), Interleukin-6 (IL-6), Apelin-12; inflamasyon markerlarından High Sensitive C-Reaktive Protein (hs-CRP) kan düzeyleri, renal doppler ultrasonografi (US) ile saptanan rezistivite indeksi (RI), renal shear-wave elastografi ile ölçülen renal fibrozis skorları arasındaki ilişkiyi saptamayı amaçladık. Çalışmamız ile renal fibrozisin noninvaziv tanı yöntemleri kullanılarak saptanmasına katkıda bulunmayı umuyoruz. Gereç ve Yöntem: Çalışma prospektif bir vaka kontrol çalışması olarak tasarlandı. Çalışmaya Düzce Üniversitesi Eğitim Araştırma Hastanesi Şubat 2017 - Temmuz 2017 tarihleri arasında Dahiliye ya da Nefroloji polikliniğine başvuran 18 yaş üstü, Kidney Disease Improving Global Outcomes (KDIGO) kriterlerine göre evre 2,3,4,5 KBH tanısı olan 88 hasta dahil edildi. Dışlama kriterlerinden birini taşıdığı saptanan hasta kişi çalışma dışı bırakıldı. 68 hasta ve 19 kişilik kontrol grubu ile çalışma tamamlandı. Hasta grubunda 8 kişi evre 2, 27 kişi evre 3, 20 kişi evre 4, 13 kişi evre 5 KBH olarak belirlendi. Hasta ve kontrol grubundan yaş, cinsiyet, ek hastalık, vücut kitle indeksi (VKİ) bilgileri, kan örnekleri alındı, her iki gruba shear-wave elastografi ve renal doppler US ile ölçümler yapıldı. Bulgular: Çalışmamıza 68 kişi hasta, 19 kişi kontrol grubu olmak üzere toplam 87 kişi dahil edildi. Çalışmaya katılan kişilerin kadın erkek oranı benzer (p:0.752), yaşları değerlendirildiğinde ise hasta grubunun yaş ortalaması daha yüksek saptanmıştır (p<0.001). Çalışmamızda hs-CRP, IL-6, Apelin-12 düzeyleri hasta grubunda anlamlı şekilde yüksek saptanmıştır (sırasıyla p:0.001, p:0.004, p:0.009). Apelin-12 KBH evresi arttıkça daha yüksek değerlerde ölçülmüş olmasına karşın (p:0.047), hs-CRP ve IL-6'da bu ilişki bulunamamıştır(sırasıyla p:0.374, p:0.224). TGF-β1 değerlerinde ise hasta grubunda kontrol grubuna göre yüksek değerler saptanmış ancak istatistiksel anlamlı bulunmamıştır (p:0.313). TGF-β1 KBH evreleri arasında değerlendirildiğinde istatistiksel anlamlı farklılık saptanmamıştır (p:0.196). Alt grup analizlerinde Apelin-12 düzeyi diyabetik hasta grubunda diyabetik olmayan hasta grubuna göre anlamlı derecede daha düşük değerlerde saptanmıştır (p:0.009). RI, hem hasta grubunda kontrol grubuna göre yüksek saptanmış (p<0.001) hem de KBH evresi arttıkça daha yüksek değerlerde ölçülmüş olup (p:0.015) her iki durumda da istatistiksel olarak anlamlı bulunmuştur. Elastisite skoru için ise hasta-kontrol grubu arasında ve KBH evreleri arasında fark saptansa da bu bulgu istatistiksel anlamlılığa ulaşmamıştır (sırasıyla p:0.233, p:0,203). Sonuç: Çalışmamızda KBH hastalarında Apelin-12, IL-6, hs-CRP ve RI düzeylerinde hasta grubunda kontrol grubuna göre istatistiksel anlamlı yükseklik saptanmıştır. Diyabetik alt grupta RI anlamlı yüksek, Apelin-12 anlamlı düşük saptanmıştır. KBH evresi arttıkça Apelin-12 ve RI değerlerinin de istatistiksel anlamlı şekilde arttığı görülmüştür. RI ve Apelin-12'nin renal fibrozisin indirekt göstergesi olarak kullanılabileceği düşünülmüştür. TGF-β1 ve elastisite skorunun hasta grubunda daha yüksek değerlerde ölçülmesine karşın istatistiksel anlamlılığa ulaşmamasının hasta sayısının kısıtlı olmasının bir sonucu olduğu düşünülmüştür. KBH hastalarında erken tanı ve takipte kullanılabilecek noninvaziv yöntemlere katkı sağlayabilecek anlamlı sonuçlar elde edilmiştir. Çalışmamızın, bu konularda yapılacak daha geniş ve kontrollü çalışmalara ışık tutacağını umuyoruz. Anahtar Kelimeler: kronik böbrek hastalığı, renal fibrozis, rezistivite indeksi, shear-wave elastografi
Author
Dr. Cansu Arslantürk Güneysu
How to Cite
Cansu Arslantürk Güneysu (Tıpta Uzmanlık Tezi). Kronik böbrek yetmezliğinde evre, shear wave elastografi ile fibrozis skorları, rezistivite indeksi ve fibrozis belirteçlerinin karşılaştırılması, 2018, Düzce University.
Keywords
License
Tüm Hakları Saklıdır
This work is shared under the specified license terms.
More theses from Düzce University
- Mostarlı Hasan Ziyâ'î Divânı'nda maddi kültür(2021)
- Kara mizah üzerine görsel yorumlar(2022)
- Amanita phalloides ekstraklarının antimikrobiyal etkisinin araştırılması(2022)
- Doğu marmara bölgesinde marulda kurşuni küf hastalığı etmeni (Botrytis cinerea Pers. Ex. Fr.)'nin bazı fungisitlere karşı duyarlılık düzeylerinin belirlenmesi(2022)
- Biyomimikri uygulamalarının ortaokul öğrencilerinin yaratıcı düşünme becerileri ve tasarımları üzerine etkisi(2023)
- İleri üretim planlama ve çizelgeleme fayda analizi(2023)
