Tıpta UzmanlıkAçık Erişim

Kronik hemodiyaliz hastalarında hemodiyaliz ve ultrafiltrasyonun endotel fonksiyonu üzerine olan etkisi

Bu tez size mi ait?

Bu kayıt toplu arşivden geldi. Sizinse profilinize bağlayın.

2004
0 görüntülenme
0 i̇ndirme

Özet (TR)

Kardiyovasküler hastalıklar, hemodiyaliz (HD) hastalarında en sık ölüm nedenidir. Ateroskleroz, iskemik kardiyovasküler hastalıklara (KVH) yol açan başlıca nedendir. Vasküler endotel ise, salgıladığı mediyatörler aracılığı ile vazodilatatör, antiadeziv, antienflamatuvar ve antikoagülan özellikler gösteren ve vasküler homeostazda vazgeçilmez bir organ olarak karşımıza çıkmaktadır. Endotel disfonksiyonu (ED) ise, ateroskleroz patogenezinde plak oluşumu ve progresyonuna katkıda bulunan en önemli ve erken gösterge olarak kabul edilmektedir (1-4, 11, 12, 54-60). Son yıllarda, ED'nun değerlendirilmesinde, brakial arter parametreleri ile ABD ölçümü, noninvaziv bir yöntem olarak kullanılmaktadır(5, 50, 51). Hemodiyaliz hastalarında, KVH'ın ciddi mortalite ve morbidite sebebi olması nedeniyle erken tanı ve tedavisi oldukça önem taşımaktadır. Bu çalışmada, kronik hemodiyaliz hastalarında, bazal, HD+UF, izole HD ve izole UF işlemlerinin endotel fonksiyonu üzerine olan etkilerini, noninvaziv olarak değerlendirmeyi amaçladık. Çalışmaya 2002-2004 yılları arasında Celal Bayar Üniversite Hastanesi, İç Hastalıkları Anabilim Dalı, Nefroloji Bilim Dalında takip edilen 20 hemodiyaliz hastası dahil edilmiştir. Brakiyal arter reaktivitesi, 7,5 MHz linear array transducer (Siemens Sonoline Electra) yüksek-rezolüsyonlu doppler ultrasonografi cihazı ile değerlendirildi. Erka sfigmomanometre ile 200 mmHg basıncı ile 5 dakikalık iskemi uygulandı. İskemi öncesi ve sonrası olmak üzere ölçümler tekrarlandı. Ölçümler sağ koldan ya da fistül olmayan taraftan yapıldı. Bu değerlendirme her hastada, interdiyalitik dönemde (bazal değerler) ve hafta ortası diyaliz seansından 4 saat sonra olmak üzere; izole HD, HD+UF ve izole UF sonrası toplam 4 kez tekrarlandı (2 hastada izole UF hipotansiyon nedeniyle yapılamamıştır). Ölçümler esnasında hastalar herhangi bir vazoaktif ajan kullanmıyordu, ölçümlerden en az 12 saat önce sigara ve kafein içeren içecek alımı kesildi ve çalışma öncesi en az 8 saatlik açlık ile değerlendirilmeye alındı. Hemodiyaliz seanslarında tüm hastalara; aynı oda (20-25 derece) ve diyalizat ısısı, aynı diyalizat konsantrasyonu (Na=14 mmol/l, Ca=1,78 mmol/l, K=2 mmol/l, Mg=0,5 mmol/l , Bikarbonat =34 mmol/l) ve full sentetik (polisulfan) membranlı, 1,4 m2 diyalizerler kullanılarak aynı kan akımı (250 ml/min) ile aynı koşullar sağlandı. Tüm hastalar haftada 3 kez sıklığında diyalize alındı. Sonuç olarak ,dört işlem sonrası ABD değerleri karşılaştırıldığında, istatistiksel olarak anlamlı farklılık saptandı (p=0.003). Fark yaratan grupları saptamak üzere yapılan ikili karşılaştırmalarda HD+UF işlemi sonrası ABD değerleri ile ABD değerleri ve izole UF değerleri arasında istatistiksel olarak anlamlı farklılık saptandı (p=0.017) (p=0.007). Bu durum, etkin HD+UF'nin endotel fonksiyonunu izole HD yada izole UF nazaran çok daha iyi düzelttiğini göstermiş ve önemini vurgulamıştır.

Yazar

Nalan Gülşen Ünal

Bu Yayına Nasıl Atıf Yapılır

Nalan Gülşen Ünal (Tıpta Uzmanlık Tezi). Kronik hemodiyaliz hastalarında hemodiyaliz ve ultrafiltrasyonun endotel fonksiyonu üzerine olan etkisi, 2004, Manisa Celal Bayar University.

Anahtar Kelimeler

Lisans

Tüm Hakları Saklıdır

Bu eser belirtilen lisans koşulları altında paylaşılmaktadır.

Manisa Celal Bayar University tezlerinden daha fazlası