Kronik karaciğer parankim hastalığında renal perfüzyonun renal doppler USG ve difüzyon MRG ile korele değerlendirilmesi
2014
0 görüntülenme
0 i̇ndirme
Danışman: Yrd. Doç. Dr. İsmail Şerifoğlu
Özet (TR)
Siroz, Dünya Sağlık Örgütü tarafından karaciğerin normal parankim yapısının artan fibrozis sonucu diffüz nodüler yapısı ile yer değiştirdiği kronik bir süreç olarak tanımlanır. Siroz, tedavisinin zorluğu yanında korunma, tanı ve tedavi giderlerinin oluşturduğu ağır yük nedeni ile önemli bir sağlık sorunudur. Sirozda kardiyak outputta ve frekansta artış ile birlikte ortalama arteriyel basınçta ve total periferal rezistansta düşüş gibi sistemik hemodinamik değişiklikler gelişmektedir. Böbrek gibi bazı diğer solid organlarda tam tersine arteriyolar akıma direnç artmakta ve organ perfüzyonu progressif olarak azalmaktadır. Çalışmamıza Haziran 2013 ile Ocak 2014 tarihleri arasında, 40 siroz olgusu ve 50 sağlıklı kontrol grubu olmak üzere 90 kişi dahil edilmiştir. Siroz hastaları Child-Pugh skorlaması ile karaciğer biyopsisi sonucu elde edilen fibrozis evresi ve HAİ skorlaması yapılarak sınıflandırıldı. Böbrek fonksiyonları değerlendirmek için kreatinin klirensi hesaplandı. RDUS incelemede her iki böbrekte ana renal arter, interlober ve interlobuler arterler incelenerek her bir böbrek arterlerinden en az üç ölçüm yapılıp rezistif indeks ortalama değerleri hesaplandı. Siroz tanısı ile üst abdomen MRG çekilen hastalarda alınan difüzyon ağırlıklı görüntülerde (DAG) yeterli görüntü kalitesini sağlamak, perfüzyon etkisini düşük ve difüzyon etkisini yüksek tutabilmek amacıyla b değerini 600 sn/mm2 olarak seçtik. Görüntüler iş istasyonunda işlendikten sonra ADC değerleri hesaplandı ve karaciğer sağ ve sol lobu ile her iki böbreğin ADC değerleri ölçüldü. Siroz hastalarında ki karaciğer sağ ve sol lob ADC değerleri ile kontrol grubunun ADC değerleri ile karşılaştırıldığında sağ lob ADC değerleri kontrol grubuna göre istatistiksel anlamlı derecede düşük saptanırken, sol lob ADC değerlerinde kontrol grubuna göre anlamlı farklılık saptanmadı. Bu durum perfüzyon değişikliklerine bağlı olabileceği gibi, özellikle sol lobun damar atımları ile kalp ve barsak hareketlerinin yarattığı artefaktlardan etkilenmesinin sonucu ortaya çıkabilir. Siroz hastalarını karaciğer fibrozisi ve HİA (histolojik aktivite indeksi) yönünden sınıflandırdığımızda hastalar arasında karaciğer sağ ve sol lob ADC değerleri bakımından anlamlı farklılık saptanmadı. Dolayısıyla nicel difüzyon ağırlıklı MR görüntülemenin kronik hepatit evrelerinin belirlenmesinde yeterli bir yöntem olmadığını sonucuna varılmıştır. Siroz hastalarında renal perfüzyondaki değişimler değerlendirilirken öncelikle siroz hastaları ve kontrol grubu renal doppler US sonuçları bakımından karşılaştırıldığında; siroz hastalarının renal arteryel RI'leri kontrol grubuna oranla anlamlı derecede yüksek bulunmuştur. Siroz olgularında CHİLD sınıflamasına göre CTP A'dan CTP B ve CTP C'ye doğru gidildikçe renal rezistif indeksi arttığı saptanmıştır. Fakat bu subgruplar arasında rezistif indeksi artışı bakımından istatistiksel olarak anlamlı farklılık saptanmamıştır. Siroz hastalarındaki sağ ve sol böbrek ADC değerleri kontrol grubunun ADC değerlerine oranla istatistiksel anlamlı derecede düşük bulunmuştur. Siroz hastalarının sağ ve sol böbrek ortalama ADC değerleri ile kreatinin klirensleri karşılaştırıldığında kreatinin klirensleri düştükçe böbrek ADC değerlerininde istatistiksel anlamlı derecede düştüğü gözlenmiştir. Sonuç olarak; iyonizan radyasyon içermeyen ve hızlı bir görüntüleme yöntemi olan renal difüzyon ağırlıklı görüntüleme ve bundan elde edilen kantitatif ADC değerleri erken renal perfüzyon değişikliklerini saptamada kullanılan laboratuar parametrelerine ek olarak RDUS'a alternatif olarak kullanılabilecek efektif bir görüntüleme yöntemidir.
Yazar
Dr. Umut Delibaş
Kurum
Bu Yayına Nasıl Atıf Yapılır
Umut Delibaş (Tıpta Uzmanlık Tezi). Kronik karaciğer parankim hastalığında renal perfüzyonun renal doppler USG ve difüzyon MRG ile korele değerlendirilmesi, 2014, Zonguldak Bülent Ecevit University, Dahili Tıp Bilimleri Bölümü.
Anahtar Kelimeler
Lisans
Tüm Hakları Saklıdır
Bu eser belirtilen lisans koşulları altında paylaşılmaktadır.
Zonguldak Bülent Ecevit University tezlerinden daha fazlası
- Türkçe ders kitabında geçen Türkçe ve yabancı kökenlikelimelerin öğrenciler tarafından bilinme düzeyi üzerinebir araştırma: Karadeniz Ereğli örneği(2019)
- Zonguldak masalları (Araştırma-inceleme-metin)(2019)
- Katlı integralerde öğrenci hataları ve kavram imajları(2019)
- Behiç Ak'ın çocuk kitaplarının değerler eğitimi açısından incelenmesi(2018)
- Psoriasisde IL-17 gen polimorfizmi(2014)
- Linyitlerin karekterizasyonu ve mikrodalga ile kükürt giderimi(2017)
