Medical SpecialtyOpen Access

Kronik lenfositik lösemi hastalarında tanı anından tedavi endikasyonuna kadar olan süre üzerine etkili faktörlerin değerlendirilmesi

2023
0 views
0 downloads
Advisor: Doç. Dr. Mehmet Ali Uçar

Abstract (TR)

Amaç: Kronik lenfositik lösemi yavaş seyirli bir hastalık olup tüm hastalarda tedavi endikasyonu oluşturmaz. Bu çalışmamızda Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi Balcalı Hastanesi ve Adana Şehir Eğitim ve Araştırma Hastanesinde takip edilmiş bir grup hastanın bazı demografik verileri, laboratuvar, sitogenetik, akım sitometri sonuçlarını, fizik muayene ve radyoloji bulgularını inceleyerek; bunların tanı anından tedavi endikasyonuna kadar geçen süre üzerindeki etkilerini retrospektif olarak araştırmayı amaçladık. Yöntem: 2010-2022 yılları arasında Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi Balcalı Hastanesi Hematoloji Bölümü ve Adana Şehir Eğitim ve Araştıma Hastanesinde başvuru ve takibi olan 144 Kronik lenfositik lösemi hastasının dosya ve otomasyon sonuçlarına bakıldı, retrospektif olarak yaş, cinsiyet, hemogram değerleri, biyokimyasal değerleri, Ig düzeyleri, 17p delesyon varlığı, akım sitometri markerları, en büyük lenf nodu büyüklüğü, DAT düzeyi, splenomegali/hepatomegali varlığı kayıt altına alındı, Rai evrelemeleri yapıldı. Bu değerlerin ve sonuçların tanı anından tedavi endikasyonuna kadar olan süre üzerine etkileri analiz edildi. Bulgular: Hastaların yaş ortalamaları 63,6±10,9 yıl iken, 80 (% 55,6)'i erkek idi. Erkek/Kadın oranı 1,25/1 idi. Hastalardan 16 (% 11,1)'sında 17p delesyonu, 54 (% 37,5)'ünde hepatomegali, 67 (% 46,5)'sinde splenomegali, 119 (% 82,6)'unda ise lenfadenopati varlığı saptandı. D. Coombs pozitifliğine hastaların 16 (% 11,1)'sında rastlandı. 17p delesyonu, hepatomegali ve splenomegali tespit edilen hastalarda tedaviye geçen süre (ay) ortalamaları daha düşük idi (sırasıyla p=0,039; p=0,041; p=0,028). Rai evre artması ile tedaviye geçen süre (ay) kısalması arasında anlamlı bir farklılık gözlendi (p<0,001) Hastaların tedavi ile tanı tarihi arasındaki geçen süre (ay) ile LDH (u/l), CD19 ve en büyük LN boyutu (sırasıyla r=-0,239; r=-0,239; r=-0,190) değerleri arasında negatif (ters) yönlü zayıf; Wbc ve Lenfosit (sırasıyla r=-0,308; r=-0,307) değerleri ile negatif (ters) yönlü orta; Platelet, Albumin/Total Protein, IGM (mg/dl) ve IGA (mg/dl) (sırasıyla r=0,273; r=0,244; r=0,240; r=0,261) değerleri ile ise pozitif (doğrusal) yönlü zayıf bir korelasyon bulgularına rastlanıldı. Tartışma ve Sonuç: 17p delesyonu olan, yüksek lenfosit sayıları, yüksek LDH düzeyleri, hipogamaglobulinemisi olan hastalarda tanıdan tedaviye kadar geçen sürenin daha kısa olduğu izlendi. KLL hastalarının prognozunda en önemli belirteç olan evrenin, tanıdan tedaviye geçen süreyi de etkilediği belirlendi. Daha düşük Rai evrelerinde daha uzun tanıdan tedaviye geçen süre görüldü. Rai evrelemesinin de bir parçası olarak beklendiği üzere, splenomegali/hepatomegalisi olan hastalarda daha erken tedaviye başlandığı gözlendi. KLL hastalarında tanıdan tedaviye geçen süreyi etkileyen faktörlerin belirlenmesi aynı zamanda hastalığın prognozu ve erken tedavi ihtiyacı gelişecek hastaları tahmin edip, gözetimde tutma anlamında fayda sağlayacaktır. Bu konuda daha geniş katılımlı ve daha fazla çalışmaya ihtiyaç vardır. Anahtar Kelimeler: Kronik lenfositik lösemi, prognoz, tedavisiz sağ kalım

Author

Dr. Doğukan Akçalıoğlu

How to Cite

Doğukan Akçalıoğlu (Tıpta Uzmanlık Tezi). Kronik lenfositik lösemi hastalarında tanı anından tedavi endikasyonuna kadar olan süre üzerine etkili faktörlerin değerlendirilmesi, 2023, Çukurova University.

License

Tüm Hakları Saklıdır

This work is shared under the specified license terms.

More theses from Çukurova University