Tıpta UzmanlıkAçık Erişim

Kronik migren hastalarında risk faktörleri ve tetikleyicilerin belirlenmesi

2020
0 görüntülenme
0 i̇ndirme
Danışman: Prof. Dr. Şebnem Bıçakcı

Özet (TR)

Giriş ve Amaç: Kronik Migren en az 3 ay boyunca baş ağrılı gün sayısının ayda 15 günden fazla olması ve bunların en az sekizinin migrenöz karakterde olması olarak tanımlanmaktadır. Epizodik özellikteki hastaların yaklaşık %3'ü bu dönüşümü yaşamaktadır. Bu çalışmada kronik migren tetikleyicileri ve risk faktörlerinin belirlenmesi, maskelenmiş papil ödemsiz idiopatik intrakraniyal hipertansiyon(İİH) hastalarının varlığının değerlendirilmesi ve yol gösterici ipuçlarının saptanması planlanmıştır. Ayrıca Kronik migrenin retinal sinir lifi tabakası (RSLT) üzerine etkilerinin araştırılması amaçlanmıştır. Gereç Yöntem: Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi Nöroloji Anabilim dalı Baş ağrısı polikliniğine 2018 Temmuz-2020 Temmuz tarihleri arasında Baş ağrısı polikliniğine başvuran, ICHD-3'e göre kronik migren tanı kriterlerine uyan 57 hasta çalışmaya dahil edilmiştir. Hastalar ayrıntılı olarak değerlendirilmiş, vücut kitle indeksi(VKİ) sonuçlarına göre sınıflandırılmıştır. Hormon profili, Beyin MR, beyin/servikal MR venografi, görme alanı ve RSLT için Optik koherans tomografi (OCT) tetikleri uygulanmıştır. MIDAS ölçeği ile dizabilite düzeyi belirlenmiştir. VKİ yüksek ve görme alanında İİH açısından anlamlı patoloji saptanan olgulara Lomber Ponksiyon(LP) yapılarak BOS basıncı ölçülmüştür. Bulgular: Çalışmamız, 57 hastadan ( % 98.25'i kadın) oluşmaktadır. Hasta yaşı VKİ ve migren tanı süresi artıkça MIDAS skoru artma eğilimi göstermiştir(p=0,004), (p=0,049),(p= 0,045). Habitual horlama saptanan hastaların VKİ daha yüksek saptanmıştır (p= 0,028). Ailede migren olan hastalarda migren başlangıç yaşı daha düşük bulunmuştur(p=0,041). %77'sinde depresif semptom öyküsü tespit edilmiştir. İİH açısından . LP uygulanan 11 hastadan 9'unda BOS basıncı 250 mmH2O üstü, bir hasta ise 230 mmH20 olarak ölçülmüş olup, bu olgular klinik, görme alanı ve BOS basıncı sonuçlarına göre papil ödemsiz idiopatik intrakraniyal hipertansiyon olarak düşünülmüştür(%17). İİH olguları ile kronik migren olguları karşılaştırıldığında, İİH olgularının, VKİ ve son 1 yılda ağırlık artış oranı daha yüksek, kronikleşme süresi ise daha kısa olarak saptanmıştır(p=0,038, p<0,001, p=0,004). Kronik migren olgularında, MİDAS grade 4'te özellikle sağ temporal RSLT daha ince saptanmıştır (p= 0,005). MRG'de beyaz cevher lezyonu varlığında, özellikle sol temporal kadranlarda RSLT daha ince bulunmuştur (p= 0,019). Sonuç: Epizodik migrenden, kronik migrene dönüşümde VKİ, depresyon ve uyku bozukluğu önemli tetikleyicilerdir. Obezite, kısa sürede ağırlık artışı ve migren ataklarında, hızlı kronikleşme, oftalmolojik muayene normal olsa dahi İİH açısından uyarıcı olmalıdır. Migren hastalarında RSLT ölçümü prognozu öngöremez, ancak migrenin mevcut fizyopatolojik verilerini desteklemektedir. Anahtar Kelimeler : Kronik Migren, MİDAS, Papil ödemsiz İdiopatik İntrakraniyal Hipertansiyon, RSLT

Yazar

Ahmet Yusuf Ertürk

Bu Yayına Nasıl Atıf Yapılır

Ahmet Yusuf Ertürk (Tıpta Uzmanlık Tezi). Kronik migren hastalarında risk faktörleri ve tetikleyicilerin belirlenmesi, 2020, Çukurova University.

Lisans

Tüm Hakları Saklıdır

Bu eser belirtilen lisans koşulları altında paylaşılmaktadır.

Çukurova University tezlerinden daha fazlası