Medeni Usul Hukukunda kısa karar
2011
0 görüntülenme
0 i̇ndirme
Danışman: Yrd. Doç. Dr. Alim Taşkın
Özet (TR)
Yargı erkinin en büyük görevi, mahkemelere yansıyan hukuki ihtilafların çözümünde en hızlı, en doğru ve vatandaş için en ucuz yol izlenerek, somut dosyada en adil kararı vermektir. Mahkemelerce verilecek bu adil kararlar sayesinde, halkın ve kamunun vicdani tatmin duygusu karşılanacak, böylece tüm bireylerin adalete olan güveni en üst noktaya taşınacaktır.Mahkeme önüne gelen ihtilafla ilgili dosyada, tahkikatını tamamlayıp, söz konusu ihtilafı çözecek duruma geldiğinde yargılamayı sonlandırarak, davayla ilgili son kararını açıklar. Anayasa'nın 141. maddesi gereği, mahkemeler her türlü kararlarını gerekçeli olarak yazmalıdır. HMUK' un 388. maddesi de Anayasa'nın söz konusu maddesini destekler niteliktedir. Bu yüzdendir ki, mahkemelerin gerekçesiz bir karar vermeleri, Anayasa ve Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun amir hükümlerine de aykırıdır.Gerekçe mahkemenin vardığı sonuca (hükme) dayanak teşkil eden sebeptir. Gerekçede, hâkimi o sonucu vermeye iten nedenlerin yanı sıra, tarafların dilekçe ve sözlü beyanlarından dile getirdikleri iddia ve savunmaların özeti, çekişmeli konular hakkında toplanan deliller, bu delillerin tartışılması sonucu hangilerinin ret ve üstün tutulduğu, hangi vakaların sabit görüldüğü ve bunların tümünden çıkarılan sonuç bulunmalıdır.Ülkemizdeki mahkemelerin yoğun iş yükü, teknik ve personel eksikliği gibi sebepler, adalet hizmetini yavaşlatmakta, bu da yapılan yargılama sonunda açıklanan hükümlerin, gerekçesiz olarak tefhim edilmesi sonucunu doğurmaktadır. Hal böyle olunca, kanun koyucu, uygulamadaki duruma paralel bir düzenleme yaparak, yargılama sonunda sadece hüküm fıkrasının tefhim edilmesini yeterli görmüş, hükmün tefhiminden itibaren onbeş gün içinde gerekçeli kararın yazılarak taraflara tebliği esasını benimsemiştir.Mahkeme yargılama sonunda hüküm sonucunu tutanağa geçirerek okur. Taraflara, yargılama sonunda yüklenen borç ve tanınan hakların belirtildiği hüküm sonucuna, uygulamada kısa karar denmektedir. Mahkemenin kısa kararını açıkladıktan sonra yapacağı iş, buna uygun bir gerekçeli karar hazırlamaktır.Gerekçeli kararla, kısa karar arasında oluşan çelişki, söz konusu gerekçeli karar, temyiz yoluyla Yargıtay'a taşınırsa bozma sebebidir. Karar bozulduktan sonra yerel mahkemenin yapması gereken iş, önceki kararla bağlı olmaksızın çelişikliği kaldırmak kaydıyla vicdani kanaatine göre karar vermektir.
Yazar
Dr. Serdar Erdoğan
Kurum
Bu Yayına Nasıl Atıf Yapılır
Serdar Erdoğan (Yüksek Lisans Tezi). Medeni Usul Hukukunda kısa karar, 2011, Gazi University.
Anahtar Kelimeler
Lisans
Tüm Hakları Saklıdır
Bu eser belirtilen lisans koşulları altında paylaşılmaktadır.
Gazi University tezlerinden daha fazlası
- Türkiye petrol ve gaz sondaj sahası iş kazaları analiz ve modellemesi(2021)
- Sürdürülebilirlik ve iktidar bağlamında sözel belleğin Türk müzelerinde kullanımı(2010)
- XVI. yüzyıl Anadolu'sunda Oğuzların Karkın Boyu(2004)
- Gerçek hayattaki geometri örneklerinin sosyal bir öğrenme ortamı aracılığıyla paylaşımı: Bir durum çalışması(2021)
- İki farklı irrigasyon aktifleştirme tekniğinin farklı kök seviyelerinde hazırlanmış yapay internal rezorpsiyon kavitelerinden kalsiyum hidroksit uzaklaştırma etkinliğinin değerlendirilmesi(2021)
- Experimental development of the interfacial bond-slip model between textile reinforced mortar strips and masonry walls(2025)
