Meta bolluğunun fantazmagorik teşhiri: Dünya fuarlarının emsali niteliğindeki İzmir Enternasyonal Fuarı'nda tüketim kültürü ve gösterinin tezahürleri
2022
0 views
0 downloads
Advisor: Dr. Öğr. Üyesi Gülsün Güvenli
Abstract (TR)
Bu çalışma, ilki on dokuzuncu yüzyılın ikinci yarısında İngiltere'de düzenlenen dünya fuarlarının Türkiye'deki benzerini teşkil ettiği varsayımından hareketle Türkiye'nin ilk ve tek uluslararası fuarı olan İzmir Enternasyonal Fuarı'nı odağına almaktadır. Kökleri Cumhuriyet'in ilânından önce 17 Şubat- 4 Mart 1923 tarihlerindeki I. İzmir İktisat Kongresi'nde düzenlenen Yerli Mallar Sergisi'ne dayanan İzmir Enternasyonal Fuarı, Cumhuriyet Dönemi'nin her evresine tanıklık etmiş bir organizasyon olması bakımından toplumsal değişim ve dönüşümlerin anlaşılabilmesi için başvurulabilecek en değerli uğraklardan birini oluşturmaktadır. Tez, Amerika yanlısı politikalar izleyen Demokrat Parti'nin iktidara gelmesiyle birlikte Türkiye'nin çok partili siyasal yaşama geçtiği 1950'ler ile İzmirlilerin gündelik yaşamlarında televizyon kullanımının yaygınlık kazanıp fuarın eski cazibesini yitirmeye başladığı 1970'lerin son yılları arasındaki tarihsel süreçte tüketim kültürü ve gösteri toplumuna ilişkin karakteristiklerin İzmir Enternasyonal Fuarı'na nasıl yansımış olduğunu sorunsallaştırmaktadır. Bahsi geçen tarih aralığında tüketim kültürü ve gösteri toplumunun seyrinin İzmir Enternasyonal Fuarı üzerinden nasıl değerlendirilebileceği ekseninde kurgulanan tez çalışmasının ana soruları şunlar olmuştur: Türkiye'nin ilk uluslararası fuarı olması bakımından dünya fuarlarının Türkiye'deki bir benzerini teşkil eden İzmir Enternasyonal Fuarı ile tüketim kültürü ve gösteri toplumu olguları arasında 1950 ve 1980'li yılların başında nasıl bir ilişki süregitmiştir? Tüketim kültürü ve gösteri toplumuna ilişkin dinamikler Türkiye'nin kapitalizme eklemlendiği 1950 ile fuarın eski cazibesini yitirmeye başladığı 1970'lerin sonları arasındaki tarihsel süreçte İzmir Enternasyonal Fuarı'na nasıl yansımıştır? Eş deyişle söz konusu tarih aralığında tüketim kültürü ve gösteri toplumuna ilişkin gelişmelerin seyrini İzmir Enternasyonal Fuarı bağlamında nasıl okuyabiliriz? Tüketim kültürü ve gösteri toplumunun Türkiye'deki seyri bakımından İzmir Enternasyonal Fuarı nasıl bir öneme sahip olmuştur? Tez konusunun ve bu konuyu aydınlatmak üzere yapılandırılan araştırma sorularının belirlenmesi sürecinde yazar, İzmir Enternasyonal Fuarı'na yönelik çocukluk anılarından yola çıkmıştır. Çocukluğundan bu yana neredeyse her sene ailesiyle birlikte gerçekleştirilen fuar ziyaretlerinin adeta bir ritüel hâline gelerek araştırmacının zihin ve duygu dünyası üzerinde baskın bir tesirde bulunmuş olması, başka bir şekilde ifade etmek gerekirse, araştırmacının fuar ziyaretlerinin ardından kendisini kapıldığı büyünün etkisinden bir süre boyunca kurtaramaması, fuarın bireyi niçin ziyaretinin sona ermesinin ardından dahi etkilemeye devam edecek denli büyülü bir ortam şeklinde yapılandırıldığı sorusunu akla getirmiştir. Bu soru, çoğu zaman satıcıların ürünlerini tanıttıkları pazarlama iletişimi araçları olduklarına dair yüzeysel tanımlama girişimleriyle sınırlandırılan fuarlara ilişkin farklı soruların belirmesine yol açmıştır. Günümüzdeki alışveriş merkezlerine benzer özellikler taşıyan; hatta Geppert'e göre internetin on dokuzuncu yüzyıldaki muadilleri şeklinde değerlendirilebilmeleri mümkün olan (2010: 7-8) ve oldukça da yüksek maliyetlerle düzenlenen fuarlar kent sakinlerinin hoşça vakit geçirmelerini sağlamak üzere kurgulanan ideolojik temellerden yoksun kamu hizmeti organizasyonları mıdırlar? Yoksa ilerleme düşüncesinin başat hâle gelmesinden hareketle hız kazanan endüstriyelleşme ve modernleşme olgularının amansız gelişimlerinden türeyen toplumsal sorunların üstlerinin örtülmesine hizmet eden hâkim sistemle uyumlanma araçları mıdırlar? Hâkim ideolojilerin yeniden üretilerek dolaşıma sokulması noktasında çeşitli etkilere sahip olmaları bakımından önemli bir güç atfedilen kitle iletişim araçlarının teknik gelişimlerinden önceki tarihsel dönemlerde dünya fuarları söz konusu araçlarınkine benzer roller üstlenmiş olabilirler mi? Çıkarlarının toplumun ortak çıkarlarıymışçasına sunulması sürecinde dünya fuarları hâkim sınıflara nasıl imkânlar sağlamış olabilirler? Bu soruların bir kısmı, ilgili literatür tarafından tatmin edici bir şekilde cevaplanmıştır. Başta Georg Simmel ve Walter Benjamin olmak üzere Umberto Eco, David Harvey, Marshall Berman, Richard Sennett, Rosalind Williams, Mike Featherstone gibi isimler eserlerinde ya dünya fuarlarıyla ilgili pasajlara yer vermişler ya da söz konusu organizasyonları daha geniş bir bağlamda, kapitalizmle ilişkisellikleri çerçevesinde değerlendirmişlerdir. Bu çalışma doğrultusunda ise İzmir Enternasyonal Fuarı, Türkiye'nin tarihsel koşullarıyla bağıntılı bir şekilde yukarıda isimleri zikredilen yazarların öne sürdükleri kavram setlerinden hareketle eleştirel bir yaklaşımla irdelenmeye çalışılmıştır. Eleştirel bir perspektifin benimsendiği tez üç ana bölümden oluşmaktadır. Çalışmanın Kapitalist Toplumsal Formasyonun Enstrümanları: Tüketim ve Gösteri başlığını taşıyan ilk bölümünde tüketim, tüketim kültürü ve tüketim toplumu gibi kavramların tarihsel ve düşünsel seyirleri üretim sürecinde meydana gelen gelişmelerle etkileşimleri göz önünde bulundurularak aktarılmıştır. Alan yazının tüketim kültürünün modern ve postmodern dönemlere özgü iki veçhesinin bulunduğuna ilişkin değinisi, Aydınlanma düşüncesinin ele alınması gereksinimini beraberinde getirmiştir. Aydınlanma düşüncesine yer verilmiş olunmasının bir diğer sebebi ise sözü edilen düşünsel mirasın kapitalizmin yerküredeki yayılımına katkılar sağlamış olan Amerikan, Sanayi ve Fransız Devrimleri gibi toplumsal olgular ile dünya fuarlarının ve bu fuarlarda billurlaşan kapitalist ilerleme düsturu arasındaki sıkı bağların açığa kavuşturulabilmesi istenci olmuştur. Toplumsal ilişkilerin dönüşümüne ivme kazandıran endüstriyel üretim olanakları ile birlikte lüks olarak addedilen ürün ve hizmetlerin hâkim sınıfların tekelinden çıkarak toplumun geneli tarafından tüketilebilmeye başlanması söz konusu olmuş, bu gelişme ise on sekizinci yüzyılda bir tüketim devriminin gerçekleşmiş olduğuna yönelik savları gündeme getirmiştir. Endüstriyel kapitalizmin çeşitli krizlerle karşı karşıya kalması, Fordizm ve postFordizm isimleriyle anılan kitlesel ve esnek birikim rejimlerini doğurmuş; sözü edilen farklı birikim rejimlerinin modern ve postmodern dönemleri karakterize ettikleri öne sürülmüştür. Bocock (1993: 83) ise modern ve postmodern dönemler arasında belirgin ayrımların bulunmadığını belirterek kapitalizmin her iki dönemde de hâkim sistem olduğunun altını çizmiştir. Kapitalizmin yaşadığı krizlerin üstesinden gelebilmek için yararlandığı stratejilerden biri tüketim ile sıkı bir ilişkisi bulunan gösteri olmuştur. Marx'ın görüşlerini revize ederek literatüre gösteri toplumu kavramsallaştırmasını kazandıran Debord'un görüşleri, çalışmanın eleştirel niteliğinin sacayaklarından birini oluşturmaktadır. Gotham ve Krier (2008: 178-181), Debord'un gösteri toplumuna ilişkin düşüncelerini ele aldıkları makalelerinde yazarı, teorisinin ampirik eksikliklere sahip olmasından ötürü eleştirmişler ve farklı gösteri türlerini eleştirel bir yaklaşımdan hareketle çözümlemek isteyen araştırmacılara Debord'un gösteri toplumu kavramsallaştırması ile Frankfurt Okulu'na mensup Adorno ve Horkheimer'ın kültür endüstrisi kavramsallaştırmalarını harmanlamalarını önermişlerdir. Dolayısıyla bahsedilen öneriyi dikkate alan tezin eleştirel sacayaklarından bir diğerini kültür endüstrisi kavramı oluşturmuştur. Boş zaman, moda ve beden gibi stratejik alanlar çevresinde kurgulanan yaşam tarzlarına değinilmesinin de çalışmanın eleştirel damarını güçlendirebilecek bir etki yaratması beklenmiştir. Zira modern yaşam tarzları hem kültür endüstrisi hem de gösteri kavramının kesiştiği bir alanda yer almaktadır. Dünya fuarları ve bu fuarların Türkiye'deki emsali niteliğindeki İzmir Enternasyonal Fuarı ise yukarıdaki kavramların kapitalizmin yeniden üretilmesi bağlamında cisimleştiği ortamlar olmuşlardır. Çalışmanın Meta Bolluğunun Fantazmagorik Teşhiri: Dünya Fuarları başlıklı ikinci bölümünde dünya fuarlarına ilişkin literatüre yer verilmiş, akabinde pazar ve panayırlara değinilerek dünya fuarlarının bu organizasyonların ardılları olarak değerlendirilebileceklerinden söz edilmiştir. Bu iddia, tarihsel süreçte dönüşen kapitalizmin kendisini yeniden üretebilmesi için yeni gösteri türlerinin yaratılmasını gerektirdiği ile ilişkilidir. Kapitalizmin on dokuzuncu yüzyılda izlediği tarihsel seyrin tartışıldığı ikinci bölüm kapsamında kapitalizmin seyri ile dünya fuarlarının düzenlenmeye başlanması arasında nasıl bir bağlantının bulunduğu da çözümlenmeye çalışılmıştır. 1851 yılında Lonra'da gerçekleştirilen ilk dünya fuarı ile İngiltere endüstriyel üretim sürecinde kaydettiği gelişmeleri ve bu gelişmelerle özdeşleştirilen toplumsal ilerleme ütopyasının çıktılarını dünyaya gösterme olanağı bulmuştur. On dokuzuncu yüzyılın ikinci yarısı boyunca İngiltere ile Fransa arasındaki rekabet dünya fuarlarına da yansımış; hatta bu organizasyonlar ile somutluk kazanmıştır. Gerek İngiltere gerekse de Fransa birbirlerinden daha ihtişamlı fuarlar düzenleme mücadelesine girerek endüstri alanında kaydetmiş oldukları gelişmeleri yerküreye sahnelemeye çalışmışlardır. Dünya fuarları, Batılı iki ülkenin birbirleriyle giriştikleri yarışın nabzını yükselten birer araç olmuşlardır. Kitle iletişim araçları ile seyahat olanaklarının günümüzdeki formlarına kavuşmadığı bir tarihsel süreçte modernitenin nimetlerinin bir araya getirilerek kitlelere teşhir edildiği dünya fuarları, ziyaretçiler için tıpkı televizyon gibi "dünyaya açılan birer pencere" niteliğine sahip olmuşlar ve turizm faaliyetinde bulunulması gerekmeksizin turistik bir haz duyulmasını sağlamışlardır. Buck- Morrs dünya fuarlarının haz sanayiinin kökenlerini oluşturduklarını belirtmiştir (2011: 101- 103). Zira endüstriyelleşmenin ardından büyüsü bozulmaya başlayan dünyanın yeniden büyülenmesine imkân tanıyan gösteriler olan dünya fuarları hem akılcılaşma hem de büyüleme nosyonlarının birlikteliğinin kristalleştiği ortamlardırlar. Fuarlar, endüstriyel üretimin akılcı işleyişine ilişkin ilkelere başvurulmak suretiyle organize edilebilen etkinlikler olmalarına karşılık aynı zamanda söz konusu üretim sürecinin dönüştürdüğü toplumsal ilişkilerin, estetik bir sahne bağlamında teşhir edilen metaların aldatıcı görünümlerinden yararlanılarak olumlanması gibi bir amaca da hizmet etmişlerdir. İkinci bölümde yukarıda anlatılanlar ışığında modernleşmenin hız kazandığı on dokuzuncu yüzyılın ikinci yarısında Batı'da düzenlenen dünya fuarlarından bazı örnekler sunulmuştur. Yine aynı bölüm kapsamında Osmanlı Devleti'nin de bu fuarlara katılıp benzerlerini kendi sınırları dahilinde gerçekleştirmeye yeltendiği anlatılmış, böylece on dokuzuncu yüzyıl Osmanlı'sının dünya fuarlarına katılma ve bu organizasyonları düzenleme girişimlerine ilişkin motivasyonları tartışmaya açılmıştır. Bölümün son kısmında dünya fuarlarına yönelik isimlendirmelerin kavramsal dönüşümlerinden söz edilmiş ve fuarların modern ile postmodern dönemlere özgü niteliklerin bir aradalıklarına rastlanılabilen melez ortamlar olduklarına dair görüşlere yer verilmiştir. İkinci bölümün sonucunda yeni iletişim teknolojilerinin gelişiminin dünya fuarlarının varlıklarını tehdit ettiği çıkarımına varılmıştır. Tezin 1950- 1980 Yılları Arasında Tüketim Kültürü ve Gösteri Toplumunun İzmir Enternasyonal Fuarı'ndaki Tezahürleri başlıklı son bölümünde araştırmanın amacı ve yönteminden bahsedilmiştir. Yukarıda söz edilen araştırma sorularına geçerli yanıt(ların) verilmesi amacıyla literatür ve doküman taraması gibi veri toplama araçlarından yararlanılmıştır. Saha çalışmasına başlanmadan önce Milliyet ve Cumhuriyet Gazetelerinin çevrimiçi veri tabanları çeşitli anahtar kelimelere başvurularak taranmış, böylece İzmir Enternasyonal Fuarı'nın 1950 ile 1980 yılları arasındaki tarihsel sürecine ilişkin panoramik bir bakış açısı edinilmeye çalışılmıştır. Bu tarama 1950 ile 1980 yılları arasında toplam 31 kez düzenlenmiş olan fuarların oluşturduğu evrenin örnekleminin her beş senede bir düzenlenen fuarlar şeklinde belirlenmesini sağlamıştır. Örneklemi oluşturan fuarlarla ilgili veriler Yeni Asır ve Hürriyet Gazetelerinin 10 Ağustos ve 25 Eylül tarihleri arasındaki sayılarının incelenmesi sonucunda elde edilmiştir. Toplanan verilere, daha önceki bölümlerde yer verilen literatür taraması ile çevrimiçi veri tabanlarına sahip olan gazetelerin incelenmesi sürecinin bileşiminden türetilen kodlar atanarak verilerin ilgili oldukları alt ve üst temalar çerçevesinde çözümlenebilmeleri sağlanmıştır. Verilerin tüketim kültürü ve gösteri toplumuyla ilişkili bir şekilde çözümlenmesine zemin hazırlayan temalar ve bu temaların yanıt aradığı sorular şöyledir: Temalardan ilki kitlesel üretimin/ tüketimin teşhiri, teşviki ve propagandadır ve bu tema ile 1950-1980 yılları arasında tüketim kültürü ve gösteri toplumu bağlamında kitlesel üretim, tüketim ve propaganda arasındaki ilişki İzmir Enternasyonal Fuarı'na nasıl yansımıştır, sorusuna cevap verilmeye çalışılmıştır. Büyü, eğlence ve ayartıcılık olarak saptanan ikinci temada örneklem dahilinde incelenen fuarlarda büyü, eğlence ve ayartıcılıkla ilgili ne gibi öğelere yer verilmiştir, fuarlarda söz konusu öğelere yer verilmesi tüketim kültürü ve gösteri toplumuyla nasıl bağdaştırılabilir; yeni yaşam tarzlarının fuar(dan)a yansımaları şeklinde belirlenen üçüncü temada tüketim odaklı modern yaşam tarzlarının gelişimi incelenen fuarlara nasıl yansımıştır, fuarlar söz konusu yaşam tarzlarına ilişkin toplumsal kodların yaygınlık kazanmasında ne gibi roller üstlenmiş olabilirler; kültür endüstrisi ve kitle iletişim araçları başlığıyla nitelendirilen son temada ise tüketim kültürü ve gösteriyle doğrudan bir ilişkiye sahip olan kültür endüstrisi ile fuar(lar) arasında ne gibi benzerliklerden söz edilebilir? Fuar(lar)ın kültür endüstrisi ile nasıl bir ilişkisi olmuştur? Fuarlar kitle iletişim araçlarının İzmir'deki gelişimine nasıl katkılar sunmuşlardır? Kitle iletişim araçlarının gelişimi İzmir Enternasyonal Fuarı'nın tüketim kültürü ve gösteriyle ilişkili rollerini nasıl etkilemiştir, sorularına yanıt aranmaya çalışılmıştır. Temalar çerçevesinde yanıt aranan farklı soruların, araştırmanın ana sorusuna geçerli bir cevap verilebilmesine olanak sağlamaları doğrultusunda yapılandırılmalarına özen gösterilmiştir. Öte yandan analiz sürecinde Hürriyet ve Yeni Asır Gazetelerinden elde edilen verilere içerik analizi uygulanmış; böylece 1950'den 1980'e uzanan periyotta hangi tema veya temaların ön plâna çıkmış olduğunun Türkiye'nin içinde bulunduğu tarihsel koşullarla ilişkilendirilebilmesine olanak sağlanmıştır. Çalışma sonucunda varılan sonuç, 1950'den 1980'e uzanan periyotta tüketim kültürü ve gösteri toplumuna ilişkin karakteristiklerin yukarıda sözü edilen temalar çerçevesinde İzmir Enternasyonal Fuarı'nda birbirleriyle iç içe geçerek gösterinin tüketim propagandasının gerçekleştirildiği fantazmagorik bir evren hâline getirilmesine katkı sağlamış olduklarıdır. Hâkim sınıflar, kendi çıkarlarına hizmet eden toplumsal ilişkilerin yeniden üretilmesinde İzmir Enternasyonal Fuarı'ndan etkin bir şekilde yararlanmaya çalışmışlardır. Anahtar Kelimeler: Dünya Fuarları, Modernleşme, İzmir Enternasyonal Fuarı, Tüketim Kültürü, Gösteri Toplumu
Author
Dr. Emre Haçan
Institution
How to Cite
Emre Haçan (Yüksek Lisans Tezi). Meta bolluğunun fantazmagorik teşhiri: Dünya fuarlarının emsali niteliğindeki İzmir Enternasyonal Fuarı'nda tüketim kültürü ve gösterinin tezahürleri, 2022, Galatasaray University.
License
Tüm Hakları Saklıdır
This work is shared under the specified license terms.
More theses from Galatasaray University
- Devletin yeni uzay faaliyetlerinden doğan uluslararası sorumluluğu(2025)
- Sermaye şirketlerinde ortakların ve organların kamu borçlarından sorumluluğu(2022)
- Le supporterisme comme une identite contre culturelle : etude des modes de construction identitaire dans et autour des stades de football a istanbul(2014)
- Le nouveau roman: claude simon et william faulkner(2014)
- Yöneticilerin sorumluluk sigortası(2015)
- Langlands functoriality principle(2021)
