Miyofasyal ağrı sendromlu olgularda ultrasonografi rehberliğinde kuru iğneleme ve ekstrakorporeal şok dalga tedavisinin etkinliğinin karşılaştırılması
2025
0 görüntülenme
0 i̇ndirme
Danışman: Prof. Dr. Zeliha Ünlü
Özet (TR)
Amaç: Bu çalışmada, miyofasyal ağrı sendromlu olgularda üst trapez kasındaki aktif tetik noktalara uygulanan ultrason rehberliğinde kuru iğneleme ve ekstrakorporeal şok dalga tedavisinin(ESWT) etkinliğinin, klinik ve ultrasonografik parametrelerle karşılaştırılması amaçlandı. Gereç ve Yöntem: Çalışmaya kronik boyun ağrısı ve üst trapez kasında en az bir adet aktif tetik noktası bulunan gönüllü hastalar dahil edildi. Olgular randomizasyon yöntemiyle üç gruba ayrıldı: Ultrason rehberliğinde kuru iğne + egzersiz, ESWT + egzersiz ve yalnızca egzersiz (kontrol grubu). Tüm hastalara ev egzersiz programı olarak üst trapez germe ve postür düzeltme egzersizleri verildi. Tedaviler haftada bir kez uygulanmak üzere üç seans olarak planlandı ve değerlendirmeler tedavi öncesi (TÖ), üçüncü hafta (TS-3) ve on ikinci hafta (TS-12) olmak üzere üç zaman noktasında yapıldı. Klinik değerlendirmede ağrı şiddeti Vizüel Analog Skala (VAS), ağrı eşiği basınç algometresi (PPT), servikal lateral fleksiyon eklem hareket açıklığı (ROM), Boyun Dizabilite İndeksi (BDİ) ve Kısa Form-36 (SF-36) kullanılarak değerlendirildi. Ultrasonografik incelemelerde ise B-mod görüntüleme ile tetik nokta boyutu, shear-wave elastografi (SWE) ile kas sertliği, Doku Görüntüleme Skoru (TIS) ile doku homojenitesi ve Doppler USG ile resistif indeks (RI) ölçümleri yapıldı. Bulgular: Her iki aktif tedavi grubunda da ağrı şiddetinde (VAS) anlamlı azalma (p<0.001) ve basınç ağrı eşiğinde (PPT) anlamlı artış (p<0.001) saptandı. Bu iyileşmeler, egzersiz grubuna kıyasla istatistiksel olarak daha belirgin bulundu (p<0.05). Fonksiyonel değerlendirmede Boyun Dizabilite İndeksi (BDİ) değerlerinde her iki aktif tedavi grubunda anlamlı iyileşme gözlenmiş olsa da, gruplar arası fark istatistiksel olarak anlamlı bulunmadı (p>0.05). SF-36 yaşam kalitesi skorlarında ise hem fiziksel hem mental bileşenlerde, ESWT ve kuru iğne gruplarında egzersize kıyasla anlamlı artışlar izlendi (p<0.05). Servikal lateral fleksiyon hareket açıklığında tüm gruplarda artış saptanmakla birlikte, gruplar arası fark istatistiksel olarak anlamlı değildi (p>0.05). Erken dönemde (TS-3) ESWT grubunda artış eğilimi daha belirgin iken, geç dönemde (TS-12) kuru iğneleme grubunda kazanımların daha kalıcı olduğu izlendi. Ultrasonografik incelemelerde tüm gruplarda tetik nokta boyutunda azalma saptandı. Bu azalma kuru iğneleme grubunda daha belirgin olup, gruplar arası fark tedavi sonrası 3. hafta ve 12. haftada istatistiksel olarak anlamlı bulundu (p=0.033, p=0.002). Shear-wave elastografi ölçümlerinde kas sertliğinde azalma tüm gruplarda izlendi; bu düşüş ESWT grubunda daha belirgin olup gruplar arası fark anlamlıydı (p=0.002, p=0.001). Kan akım dalga skorlarında (RI) vasküler dirençte azalma ve TIS skorlarında doku homojenizasyonu eğilimi gözlendi, ancak bu değişimler gruplar arasında anlamlı farklılık göstermedi (p>0.05). Sonuç: Bu çalışma, MAS'lı olgularda hem ultrason rehberliğinde kuru iğneleme hem de ESWT'nin ağrı kontrolü, kas hassasiyetinin azaltılması ve fonksiyonel kapasitenin artırılmasında etkili yöntemler olduğunu göstermiştir. Her iki tedavi yöntemi de egzersiz grubuna kıyasla ağrı şiddetini (VAS) daha belirgin biçimde azaltmış, basınç ağrı eşiğini (PPT) yükseltmiş ve fonksiyonel parametrelerde (BDİ, SF-36) anlamlı düzeyde iyileşme sağlamıştır. Ultrasonografik incelemeler, bu klinik bulguların kas dokusundaki morfolojik ve hemodinamik değişimlerle desteklendiğini göstermiştir. Tedavi sonrası dönemde tetik nokta boyutunun azalması, SWE değerlerinde kas sertliğinin düşmesi, TIS skorlarında homojenizasyon ve RI değerlerinde vasküler dirençte azalma saptanmıştır. Erken dönemde ESWT uygulaması hızlı analjezik etki ve dolaşım artışı sağlamış, buna karşın ultrason rehberliğinde kuru iğneleme uygulaması kas elastisitesinde daha kalıcı yapısal iyileşme oluşturmuştur. Bu bulgular, iki tedavi yaklaşımının birbirini tamamlayıcı özellikler gösterebileceğini ve tedavi stratejilerinin hasta özelliklerine göre bireyselleştirilebileceğini düşündürmektedir.
Yazar
Emir Onağ
Bu Yayına Nasıl Atıf Yapılır
Emir Onağ (Tıpta Uzmanlık Tezi). Miyofasyal ağrı sendromlu olgularda ultrasonografi rehberliğinde kuru iğneleme ve ekstrakorporeal şok dalga tedavisinin etkinliğinin karşılaştırılması, 2025, Manisa Celal Bayar University.
Anahtar Kelimeler
Lisans
Tüm Hakları Saklıdır
Bu eser belirtilen lisans koşulları altında paylaşılmaktadır.
Manisa Celal Bayar University tezlerinden daha fazlası
- Çokkültürcü sosyal hizmet bağlamında ezidi mülteci gençlerin sosyal bütünleşme sürecinin incelenmesi(2016)
- Türkiye'nin Adalar (Ege) denizi güvenliği meselesi(2007)
- Türkiye'de sürdürülebilir büyüme kaynakları açısından orta gelir tuzağı sorunu(2023)
- Yeşil lojistik kapsamında çevre etkinlik VZA yöntemleri ile AB ülkeleri ve Türkiye'nin lojistik-çevre etkileşimli performanslarının değerlendirilmesi(2023)
- Çerkes kültüründe gündelik hayat ve kadın(2023)
- Kurumsal sürdürülebilirlik anlayışı ve uygulamaları: Türkiye'nin en değerli markalarının sürdürülebilirlik raporlarının incelenmesi(2023)
