Medical SpecialtyOpen Access

Nazal poliplerin immünohistopatolojik ayırıcı özellikleri ve klinik açısından önemi

2011
0 views
0 downloads
Advisor: Prof. Dr. H. Sema Başak

Abstract (TR)

Amaç: Nazal polip inflamasyon ile seyreden klinik bir tablodur. İnflamatuvar hücrelerden salınan bazı kimyasal medyatörlerin, sitokinlerin, büyüme faktörlerinin ve endotelyal reseptörlerin neden olduğu inflamasyon sonrası gelişen ödem, polip oluşumuna yol açan temel patolojidir. Bu inflamasyonda, nötrofiller, lenfositler, plazma hücreleri, makrofajlar ve mast hücreleri rol almaktadır fakat en önemli ve belirgin hücre eozinofildir. Bu hücrelerden ödemin gelişimine yol açtığı düşünülen pek çok medyatör salınmaktadır. Bu çalışmada 28 rekürren olan ve rekürren olmayan nazal polipli hasta grupları yaş, cinsiyet, doku eozinofil sayısı ve şiddeti, CD4, CD8, TGF-ß, NF-?B, TNF-?, VEGF immunmedyatörleri ile boyanma olup olmaması ve boyanma derecesi açısından karşılaştırılmaları amaçlanmıştır. Böylece nazal polip rekürrensleri açısından yapılmış az sayıdaki çalışmaya katkı sağlayabilmeyi ummaktayız.Gereç-Yöntem: Haziran 2007- Nisan 2011 tarihleri arasında NP nedeniyle bilateral endoskopik sinüs cerrahisi yapılmış 73 olgunun patoloji preparatlarından kesitler alındı. Olgulara ait patoloji blok ve preparatları arşivden çıkarıldı. Tüm kesitlere primer antikorlar olan; CD4, CD8, TGF-ß, NF-?B, TNF-?, VEGF immunohistokimyasal boyaları uygulandı. İmmunhistokimyasal CD4, CD8 boyaları için nükleer, TGF-ß, NF-?B, TNF-?, VEGF boyaları için sitoplazmik membran ve sitoplazma boyanmaları değerlendirildi. Ayrıca preperatlar eosinofil infiltrasyonu açısından da değerlendirildi. Patolojik değerlendirme sırasında uygulanan immunhistokimyasal boyalarla boyanmayan 7 rekürren polip olgusu ve 5 rekürren olmayan polip olgusu çalışma dışı bırakıldı.Bulgular: Çalışmaya alınan olguların 28'i rekürren grup (Grup 1), 33'ü rekürren olamayan grup (Grup 2) olarak değerlendirildi Grup 1 deki hastaların yaşları 19 ile 75 arasındaydı, çoğunlukla orta yaş grubunda hastalardı ve ortalama yaşı 49,75'idi. Grup 2 deki hastaların yaşları 13 ile 75 arasındaydı, yaş ortalaması, 44,39'idi. Çalışmaya alınan gruplar arasında yaş dağılımları açısından istatistiksel olarak anlamlı fark saptanmadı. Erkeklerin % 47,4 ünde rekürren polip saptanırken, kadınların % 43,5 inde rekürren polip saptandı. Eosinofil varlığı mevcut olan hastaların % 53,3 ünde rekürrens saptanırken, eosinofil varlığı mevcut olmayan olguların %25 inde rekürrens saptandı. Eosinofil sayısı az olanların %33,3 ünde rekürren polip saptanırken, eosinofil sayısı yoğun olanların %58,1 inde rekürren polip saptandı. Çalışmaya alınan hastaların hepsinde CD4 saptandı. CD4 antikoru ile boyanması az olanların %43,8 inde rekürren polip saptanırken, bu antikor ile boyanması yoğun olanların %46,7 sinde rekürren polip saptandı. CD8 ile boyanması mevcut olan hastaların %45 inde rekürren polip saptanırken, boyanma görülmeyen hastaların %100 ünde rekürren polip saptandı. CD8 antikoru ile boyanması az olanların %45,8 inde rekürren polip saptanırken, bu antikor ile boyanması yoğun olanların %46,2 sinde rekürren polip saptandı. Nükleer faktör-?B ile boyanması mevcut olan hastaların %44,2 sinde rekürren polip saptanırken, boyanma görülmeyen hastaların %55,6 sında rekürren polip saptandı. Nükleer faktör-?B antikoru ile boyanması az olanların %47,5 inde rekürren polip saptanırken, bu antikor ile boyanması yoğun olanların %42,9 unda rekürren polip saptandı. Transforme edici büyüme faktörü-ß ile boyanması mevcut olan hastaların %42,9 unda rekürren polip saptanırken, boyanma görülmeyen hastaların %80,0 ında rekürren polip saptandı. Transforme edici büyüme faktörü-ß antikoru ile boyanması az olanların %57,1 inde rekürren polip saptanırken, bu antikor ile boyanması yoğun olanların %40,0 ında rekürren polip saptandı. Tümör nekroz faktörü-? ile boyanması mevcut olan hastaların %43,9 unda rekürren polip saptanırken, boyanma görülmeyen hastaların %50,0 sinde rekürren polip saptandı. Tümör nekroz faktörü-? antikoru ile boyanması az olanların %44,4 ünde rekürren polip saptanırken, bu antikor ile boyanması yoğun olanların %57,1 inde rekürren polip saptandı. Vasküler endotelyal büyüme faktörü ile boyanması mevcut olan hastaların %45,8 inde rekürren polip saptanırken, boyanma görülmeyen hastaların %50,0 sinde rekürren polip saptandı. Vasküler endotelyal büyüme faktörü antikoru ile boyanması az olanların %48,8 inde rekürren polip saptanırken, bu antikor ile boyanması yoğun olanların %38,9 unda rekürren polip saptandı.Sonuçlar: Nazal poliplerdeki eozinofil varlığı ve sayısı ile CD4, CD8, TGF-ß, NF-?B, TNF-?, VEGF immunmedyatörlerinin polip dokusundaki varlığı ve derecesi rekürrensi etkilememektedir.Anahtar Kelimeler: Nazal polip, eozinofil, CD4, CD8, TGF-ß, NF-?B, TNF-?, VEGF.

Author

Kamil Gel

How to Cite

Kamil Gel (Tıpta Uzmanlık Tezi). Nazal poliplerin immünohistopatolojik ayırıcı özellikleri ve klinik açısından önemi, 2011, Aydın Adnan Menderes University.

License

Tüm Hakları Saklıdır

This work is shared under the specified license terms.

More theses from Aydın Adnan Menderes University