Medical SpecialtyOpen Access

Non alkolik yağlı karaciğer hastalığı varlığının, non alkolik yağlı pankreas hastalığı ve pankreasın fonksiyon bozukluğu ile ilişkisi

2023
0 views
0 downloads
Advisor: Prof. Dr. Yücel Üstündağ

Abstract (TR)

Amaç: Günümüzde Obezite ve metabolik sendromun görülme sıklığının artışıyla birlikte Non-alkolik yağlı karaciğer hastalığı (NAYKH) görülme sıklığı giderek artmaktadır. NAYKH günümüzde batı ülkelerinde kronik karaciğer hastalığının en yaygın nedeni olarak öne çıkmakta olup, son dönem karaciğer hastalığına ilerleyebilen önem giderek artan klinik ve patolojik bir durumdur. Son dönemde yapılan çalışmalarla NAYKH'nın klinik yükünün karaciğerle sınırlı kalmayıp, aynı zamanda ekstrahepatik organları ve düzenleyici yolları da etkileyen bir çoklu sistem hastalığı olduğu gösterilmiştir. Obezite ve metabolik sendromun karaciğerde olduğu gibi pankreas dahil diğer organlarda da ektopik yağ birikimi ile de ilişkili olduğu bilinmektedir. NAYKH patogenezinin temelinde yatan bu ektopik yağ birikimi süreci, sitokin aracılı inflamasyona, lipotoksisiteye ve oksidatif strese yol açarak hepatoselüler hasar, inflamasyon ve steatoz ile sonuçlanıp non-alkolik steatohepatit (NASH) olarak adlandırılan ilerleyici karaciğer hastalığına sebep olmaktadır. Pankreasta, metabolik sendrom ortamında yağ birikiminin non-alkolik steatopankreatit (NASP) olarak adlandırılan benzer bir sürece yol açabileceği öne sürülmüştür [1] Biz de çalışmamızda NAYKH saptanan hastalarda NASP varlığını ve bu durumun NAYKH ile ilişkisini incelemeyi amaçladık. Gereç ve Yöntem: Çalışmamıza Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Gastroenteroloji kliniğinde 2016 ve 2022 yılları arasında takip edilen non-alkolik yağlı karaciğer hastalığı saptanan hastalar ve kontrol grup için de herhangi bir neden veya ön tanı ile abdomen Manyetik Rezonans Görüntüleme (MRG) çekilmiş ve karaciğer yağlanması saptanmamış hastalar dahil edildi. Gastroenteroloji polikliniğine başvuran ve otomasyon sisteminde kayıtlı olan hastaların verileri retroprospektif olarak incelendi. Çalışmada tüm hasta gruplarında demografik özellikler, boy, vücut ağırlığı, vücut kitle indeksi, açlık kan şekeri (AKŞ), HbA1c, açlık insülin, HOMA-IR, karaciğer fonksiyon testleri, tam kan sayımı, albümin gibi birçok laboratuvar parametresi kayıt altına alındı ve sonrasında bu hasta grubuna çekilen tüm MRG'ler deneyimli ve alanında uzman radyolog tarafından pankreatik yağlanma ve hepatik yağlanma açısından yeniden incelenerek gruplar arasında istatiksel karşılaştırılma yapıldı. Bunun yanı sıra çekilmiş olan MRG'ler üzerinden pankreas hacimleri de anatomi anabilim dalı desteğiyle 3 boyutlu ölçümler yapılabilen bir tıbbi görüntü görüntüleyicisi olan OsiriX MD isimli program ile ölçüldü. NAYKH ve NASP arasındaki ilişki, hem laboratuvar parametreleri ile, hem MRG aracığıyla yağlanma oranı açısından hem de pankreas volumetrisi üzerinden farklı yönlerden ele alındı. Bulgular: Araştırmaya Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Gastroenteroloji kliniğinde 2016 ve 2022 yılları arasında takip edilen non-alkolik yağlı karaciğer hastalığı saptanan toplam 57 ve kontrol grup olarak 44 birey olmak üzere toplam 101 kişi çalışmaya dahil edildi. Gastroenteroloji polikliniğine başvuran ve otomasyon sisteminde değerlendirilmek istenen 18 yaş üzeri yağlı karaciğer hastalığı olan ve sistemde çekilmiş abdomen MRG mevcut hastalar cinsiyet farkı gözetilmeksizin hasta grup olarak çalışmaya dahil edildi. Kontrol gruba ise 18 yaş üzerinde bilinen karaciğer ve pankreas hastalığı olmayan herhangi bir nedenle çekilen abdomen MRG'si olan hastalar cinsiyet farkı gözetilmeksizin çalışmaya dahil edildi. Hasta grubun 38'i(%66.7) kadın iken kontrol grubunda 29'u(%65.9) kadındı. Çalışmada hasta ve kontrol grupta ALT, AST, ALP, GGT, AKŞ, HbA1C, PLT, albümin kan değerleri incelendi. İncelenen tüm kan değerleri açısından her iki grup arasında PLT haricindeki tüm değerlerde istatistiksel olarak anlamlı farklılık saptandı (p<0.001). Aynı zamanda bu bireylerde non-invaziv fibrozis skorlamalarından FIB-4 ve NAYKH Fibrozis skorları hesaplandı. Hasta grupta her iki skor anlamlı olarak yüksek idi (p<0.001). Hasta ve kontrol grup arasında cinsiyet, yaş açısından anlamlı farklılık yoktu. Hasta grupta VKİ ve kilo anlamlı olarak daha yüksekti (p<0.001). Pankreas volümü değerlendirildiğinde hasta grupta ortalama pankreas volümü 80,84±31,68 cm3 iken, kontrol grubunda 84,66±20,67 cm3 idi. İki grup arasında volüm açısından istatistiksel olarak anlamlı farklılık bulunmadı(p=0.489). Pankreatik yağlanma oranları incelenirken pankreas yağlanma oranları baş (P1), gövde (P2) ve kuyruk (P3) olarak 3 bölümde ölçüldü ve bu 3 bölümün ortalaması alınarak ortalama pankreatik yağlanma oranı belirlendi. Ortalama pankreatik yağlanma oranı, NAYKH mevcut hasta grupta ortalama %11,41±12,71 iken kontrol grupta ortalama %5,30 ±8,71 idi , anlamlı olarak yüksek bulundu (p<0.001). Ortalama pankreatik yağlanma ile karaciğer yağlanma miktarları arasındaki korelasyon ilişkisinde tüm bireylerde zayıf dereceli pozitif yönlü bir korelasyon, kontrol grupta yüksek dereceli pozitif yönlü bir korelasyon görülürken hasta grupta anlamlı bir korelasyon görülmedi. Hasta grupta fibrozis evresine göre ortalama pankreas yağlanması ve karaciğer yağlanma miktarı incelendiğinde F1,F2,F3 ve F4 evrelerinde ortalama pankreas yağlanması açısından istatistiksel olarak anlamlı farklılık bulunmazken, karaciğer yağlanma miktarı açısından fibrozis evrelerinde istatistiksel olarak anlamlı farklılık tespit edildi(p=0.014). Bireylerin demografik verilerinin pankreas volümü, ortalama pankreas yağlanması ve karaciğer yağlanması ile ilişkileri hasta grup, kontrol grup ve tüm hastalar olmak üzere 3 grup halinde ayrı ayrı değerlendirildi. Tüm grup ve kontrol grubunda yaş ile pankreas hacmi arasında tüm bireylerde zayıf dereceli negatif yönlü bir korelasyon görülürken, hasta grupta yaş ile pankreas hacmi arasında istatistiksel olarak anlamlı bir bulgu saptanmadı. Bireylerin pankreas hacimleri ve VKİ arasındaki ilişki tüm grup, hasta grup ve sağlıklı kontrol grup olarak 3 ayrı kolda incelendiğinde 3 kolda da istatistiksel olarak anlamlı farklılık saptanmadı. Aynı zamanda cinsiyete göre pankreas volüm, karaciğer yağlanması ve ortalama pankreatik yağlanma değerleri incelendi. Kadınlarda ortalama pankreas volümü 77,22±27,08 cm3 iken erkeklerde ortalama 92,91±25,22 cm3 idi ve erkeklerde pankeras hacmi değerleri anlamlı olarak yüksek, karaciğer yağlanma miktarı ve ortalama pankreatik yağlanma oranı açısından baktığımızda ise cinsiyetler arasında istatistiksel olarak anlamlı bir farklılık saptanmadı Sonuç: Çalışma sonucunda karaciğer yağlanması olan grupta pankreatik yağlanma miktarı istatistiksel olarak anlamlı derecede fazla idi. Ortalama pankreatik yağlanma ile karaciğer yağlanma miktarları arasındaki tüm bireylerde zayıf dereceli pozitif yönlü bir korelasyon, kontrol grupta yüksek dereceli pozitif yönlü bir korelasyon vardı. Hastalar pankreas hacmi üzerinden değerlendirildiğinde de her iki grup arasında istatistiksel anlamlı farklılık saptanmadı. Obezite ve metabolik sendromun yaygınlaşması, diyabet sıklığının giderek artışıyla birlikte pankreasta ektopik yağ birikimi sonucunda NAYPH'nin sıklığının da giderek artacağını düşünmek olup bu konuda daha fazla çalışma yapılması gerektiği kanaatindeyiz.

Author

Dr. Seçil Yetkin Tatar

How to Cite

Seçil Yetkin Tatar (Tıpta Uzmanlık Tezi). Non alkolik yağlı karaciğer hastalığı varlığının, non alkolik yağlı pankreas hastalığı ve pankreasın fonksiyon bozukluğu ile ilişkisi, 2023, Zonguldak Bülent Ecevit University.

License

Tüm Hakları Saklıdır

This work is shared under the specified license terms.

More theses from Zonguldak Bülent Ecevit University