Medical SpecialtyOpen Access

Nonalkolik yağlı karaciğer hastalığı ile epikardiyal yağ dokusu kalınlığı, karotis intima media kalınlığı ve aortik propagasyon velositesi arasındaki ilişki

2023
0 views
0 downloads
Advisor: Prof. Dr. Fatih Özçiçek

Abstract (TR)

Nonalkolik yağlı karaciğer hastalığı (NAYKH), kişide aşırı alkol tüketimi, karaciğerde yağlanmaya neden olacak başka bir hastalık, operasyon öyküsü veya ilaç kullanımı olmadan hepatositlerin %5'inden fazlasında hücre içi yağlanma olmasıdır. Nonalkolik yağlı karaciğer hastalığı Amerika'da Hepatit C (HCV) virüsüne bağlı karaciğer sirozundan sonra en sık karaciğer nakli nedenidir. Kalp çevresinde biriken visseral yağ dokusunun özel bir formu olarak epikardiyal yağ dokusu (EYDK), fizyolojik koşullar altında, metabolik, termojenik (kahverengi yağ olarak) ve mekanik (kardiyo-koruyucu) özelliklere sahiptir. Epikardiyal yağ dokusu kalınlığı ve hacmi visseral yağ, koroner arter hastalığı, subklinik ateroskleroz, insülin direnci, metabolik sendrom ve kardiyak değişiklikler ile ilişkilendirilmiştir. Epikardiyal yağ dokusu kalınlığı; NAYKH'nin varlığı ve ilerlemesi ile ilişkili olan bir parametredir. Karotis intima media kalınlığı (KİMK) ile kardiyovasküler hastalık (KVH) riski derecesi tahmin edilebilir. NAYKH ile kardiyovasküler hastalık arasındaki ilişkiyi saptamak için KİMK kullanılabilir. Ateroskleroz arteriyel yapıların tamamını etkilediği için, takip ve tedavisinde periferik arterlerin seçimi daha konforludur. Artan arter sertliği, artan akış direnci ile akış yayılma hızını azaltabilir. Buna dayanarak aortik propagasyon velositesi (APV), basit, invaziv olmayan tekrarlanabilir bir teknik olarak arteriyel sertliği belirlemek için kullanılabilir. Aortik propagasyon velositesi ile koroner arter hastalığı şiddeti arasında ters bir korelasyon mevcuttur. Ayrıca APV ile KİMK arasında da ilişki bulunmuştur. Amaç: Çalışmanın amacı NAYKH ile EYDK, KİMK ve AVP arasındaki ilişki olup olmadığını saptamaktır. Nonalkolik yağlı karaciğer hastalığı ile ateroskleroz ve kardiyovasküler hastalık riski arasındaki ilişkiyi gösteren yeterli noninvaziv parametre yoktur. Çalışacağımız parametreler aynı zamanda ateroskleroz ile ilişkili parametrelerdir. Çalışma tanımlayıcı olarak planlanmıştır. Çalışmamıza Erzincan Binali Yıldırım Üniversitesi Tıp Fakültesi Mengücek Gazi Eğitim ve Araştırma Hastanesinde iç hastalıkları kliniğine rutin kontrol amacı ile başvurup kan tetkikleri ve abdomen ultrasonografi (USG) yapılan 18 yaş üzeri 216 hasta dahil edilmiştir. 2 Gereç ve Yöntem: Çalışmaya katılan bireylerin yaş, cinsiyet, EYDK, KİMK, APV, NAYKH Fibrozis Skoru, vücut kitle indeksi (VKİ), bel ve kalça çevresi, sistolik ve diyastolik kan basıncı, mitral E/ A oranı, aortik strain, aortik distensibilite, aortik stiffness index ve bazı laboratuvar parametreleri karşılaştırılmıştır. Bulgular: Elde edilen verilere göre, hepatosteatoz olmayan bireylerin EYDK ortalaması 3,9±0,8 mm iken, hepatosteatoz olanların ortalaması 5,1±0,7 mm olarak saptanmış ve iki grup arasında anlamlı fark bulunmuştur (p<0,001). Hepatosteatoz olmayan bireylerin KİMK ortalaması 0,82±0,12 mm olup, hepatosteatoz olanlarda bu değer 1,01±0,12 olarak tespit edilmiştir (p<0,001). Hepatosteatoz olmayan bireylerin APV ortalaması 56,4±7,9 cm/sn iken, hepatosteatoz olanların APV ortalaması 43,8±7,9 cm/sn olarak saptanmıştır (p<0,001). Hepatosteatoz olmayan ve olan grupların demografik özellikleri karşılaştırıldığında bel ve kalça çevresi, sistolik ve diyastolik kan basıncı, VKİ, NAYKH fibrozis skoru, aortik distensibilite, aortik stiffness indeks, aortik strain değerleri arasında istatistiksel olarak anlamlı fark tespit edilmiştir. Grupların laboratuvar tetkikleri karşılaştırıldığında ise glukoz, total kolesterol, yüksek yoğunluklu lipoprotein (HDL), düşük yoğunluklu lipoprotein (LDL), trigliserid, alanin aminotransferaz (ALT), aspartat aminotransferaz (AST), gama glutamil transferaz (GGT) ve ürik asit değerleri arasında anlamlı fark saptanmıştır. Hepatosteatoz derecelerine göre bakıldığında, grupların VKİ, bel çevresi, kalça çevresi, kan basıncı, NAYKH fibrozis skoru, aortik distensibilite, KİMK, EYDK, aortik strain, aortik stiffness, APV, trigliserid değerleri arasında anlamlı fark saptanmıştır. Regresyon analizinde ise VKİ'deki artışın hepataosteatozu 1,29 kat, EYDK'daki artışın ise hepatosteatozu 5,49 kat artırdığı saptanmıştır. Sonuç: NAYKH ile KIMK, EYDK ve APV arasında anlamlı ilişki saptanmıştır. NAYKH'nı öngördüren parametreler olarak VKİ ve EYDK tespit edilmiştir. NAYKH karaciğerde siroz ve HCC riskinde artışa neden olmaktadır. Ek olarak, NAYKH'ın ateroskleroz ve KVH ile de ilişkili olduğu bilinmektedir. Bu yüzden erken tanı ve tedavisi önemlidir. Noninvaziv yöntemler olan EYDK, KİMK ve APV gibi parametrelerle NAYKH tanısı olan hastaların ateroskleroz ve KVH riski açısından değerlendirilmesi faydalı olabilir

Author

Dr. Ersin Öztürk

How to Cite

Ersin Öztürk (Tıpta Uzmanlık Tezi). Nonalkolik yağlı karaciğer hastalığı ile epikardiyal yağ dokusu kalınlığı, karotis intima media kalınlığı ve aortik propagasyon velositesi arasındaki ilişki, 2023, Erzincan Binali Yıldırım University.

License

Tüm Hakları Saklıdır

This work is shared under the specified license terms.

More theses from Erzincan Binali Yıldırım University