Tıpta UzmanlıkAçık Erişim

Obezite polikliniğine başvuran oral antidiyabetik ilaç kullanmayan hastalarda açlık kan glukozu ve HOMA-IR'nin vücut yağ oranı, bel kalça çevresi oranı(WHR) ve vücut kitle indeksi(BMI) ile ilişkisi

Bu tez size mi ait?

Bu kayıt toplu arşivden geldi. Sizinse profilinize bağlayın.

2025
1 görüntülenme
0 i̇ndirme

Özet (TR)

Amaç: Prediyabet, tip 2 diyabetes mellitusun klinik olarak ortaya çıkmasından önceki dönemi temsil eder ve bu süreçte erken tanı, ileride diyabet gelişimini önlemede kritik rol oynamaktadır. Bu çalışmada, obezite polikliniğine başvuran bireylerde prediyabet bulgularının değerlendirilmesinde kullanılan antropometrik ölçümlerin (vücut kitle indeksi [BMI], bel/kalça oranı [WHR], vücut yağ yüzdesi [VYO]) biyokimyasal parametreler (açlık plazma glukozu, insülin, HOMA-IR) ile ilişkisi araştırılmıştır. Yöntem: Araştırma retrospektif ve kesitsel olarak planlanmış olup, 2021– 2023 yılları arasında Tokat Gaziosmanpaşa Üniversitesi Tıp Fakültesi Obezite Polikliniği'ne başvuran ve oral antidiyabetik tedavi kullanmayan toplam 444 bireyin (43 erkek, 401 kadın) verileri değerlendirilmiştir. Katılımcıların açlık kan glukozu, insülin, HOMA-IR değerleri ile antropometrik ölçümleri (BMI, WHR, VYO) kaydedilmiştir. Verilerin analizinde tanımlayıcı istatistikler, gruplar arası karşılaştırmalar (t-testi, Mann-Whitney U), ki-kare testleri ve ROC eğrisi analizleri uygulanmıştır. Bulgular: Katılımcıların ortalama açlık glukozu 95,7 ± 11,3 mg/dL, insülin düzeyi 15,4 ± 10,1 μU/mL ve HOMA-IR değeri 3,74 ± 2,85 olarak saptanmıştır. Antropometrik ölçümler incelendiğinde, ortalama BMI 35,8 ± 5,9 kg/m², WHR 0,93 ± 0,07 ve VYO %46,3 ± 5,5 bulunmuştur. Glukoz düzeyleri ile antropometrik ölçümler karşılaştırıldığında, BMI kategorilerine göre anlamlı fark izlenmezken (p=0,990), WHR'nin yüksek olduğu bireylerde glukoz değerlerinin anlamlı şekilde arttığı görülmüştür (p=0,005). VYO grupları arasında glukoz açısından anlamlı fark saptanmamıştır. HOMA-IR açısından değerlendirildiğinde, BMI ≥30 olanlarda insülin direnci prevalansı daha yüksek olmasına rağmen istatistiksel olarak anlamlı bulunmamıştır (p=0,246). Buna karşılık, WHR yüksek olanlarda insülin direncinin belirgin şekilde vi daha fazla olduğu gösterilmiştir (p=0,011). VYO ile HOMA-IR arasında anlamlı bir ilişki saptanmamıştır (p=0,176). ROC analizi sonuçlarına göre, WHR erkeklerde insülin direncini öngörmede güçlü bir belirteçtir (AUC=0,773; p=0,002). Kadınlarda ise WHR'nin öngörü gücü sınırlı kalsa da etkilidir.(AUC=0,586; p=0,003). Sonuç: Çalışmamız, prediyabetin öngörülmesinde BMI'nin tek başına yetersiz olduğunu, WHR'nin özellikle erkeklerde insülin direncini belirlemede en güçlü parametre olduğunu ortaya koymuştur. Kadınlarda WHR'nin düşük özgüllük göstermesi, bu parametrenin biyokimyasal testlerle birlikte değerlendirilmesi gerektiğini düşündürmektedir. VYO'nun ise prediyabet riskini tek başına öngörmede sınırlı olduğu görülmüştür. Bu bulgular, klinik pratikte basit ve düşük maliyetli antropometrik ölçümlerin, özellikle WHR'nin, prediyabetin erken dönemde saptanmasında değerli bir araç olabileceğini göstermektedir. Anahtar kelimeler: Prediyabet, insülin direnci, HOMA-IR, obezite, bel/kalça oranı, vücut yağ yüzdesi

Yazar

Mustafa Yardımcı

Bu Yayına Nasıl Atıf Yapılır

Mustafa Yardımcı (Tıpta Uzmanlık Tezi). Obezite polikliniğine başvuran oral antidiyabetik ilaç kullanmayan hastalarda açlık kan glukozu ve HOMA-IR'nin vücut yağ oranı, bel kalça çevresi oranı(WHR) ve vücut kitle indeksi(BMI) ile ilişkisi, 2025, Tokat Gaziosmanpaşa University.

Anahtar Kelimeler

Lisans

Tüm Hakları Saklıdır

Bu eser belirtilen lisans koşulları altında paylaşılmaktadır.

Tokat Gaziosmanpaşa University tezlerinden daha fazlası