Tıpta UzmanlıkAçık Erişim

Optik kanal ve optik sinir dekompresyonunun anatomik ve tomografik değerlendirilmesi

2003
0 görüntülenme
0 i̇ndirme
Danışman: Prof. Dr. Tansu Mertol

Özet (TR)

Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi Nöroşirurji Anabilim Dalı Çalışmamda güvenli optik kanal ve optik sinir dekompresyon sınırlarını ortaya koymak için optik kanalın bilgisayarlı tomografi görüntüleri ile kadavra anatomik değerlerini korale etmek ve cerrahi için bu değerleri yol gösterici olarak kullanmak amaçlandı. % 10 formolde fiske edilmiş on adet kadavrada 20 adet optik kanal ve daha önceden çekilen 25 paranazal sinüs bilgisayarlı tomografide 50 adet optik kanal cerrahi anatomiye yönelik değerlendirmeye alındı. Anatomik çalışmalarda elde edilen optik sinirler ve çevre yapıları histolojik kesitlerde değerlendirildi. Bulgular; Optik kanal multpl yönelimdedir. Kanal aksisi ve sagittal plan arasındaki açı uygun baş pozisyonları ve cerrahi yönelim için kullanılabilir. Hasta başının 30 derece dışa çevrilmesi ve 15 derece ekstansyona getirilmesi ile kanal operasyon masasına dik hale gelecektir. Transkranial dekompresyon optik kanalın arka deliğinden başlar. Bu bölge internal karotit arter ile yakın ilişkidedir. Genellikle arter kanalın alt dış kısmında yer alır. Karotid sifonda olabilecek bir tortiyosite bu damarı dekompresyon alanına yaklaştırır. Dekompresyon kanal üst durası açılmasını takiben kanalın üst duvarının ortasından yapılmalıdır. Güvenli dekompresyon için en ideal alandır. Oftalmik arter benim hiçbir materyalimde ve diğer yazarlar tarafından optik sinir üzerinde tarif edilmediğinden üst duvar açılması ile oluşabilecek oftalmik arter yaralanması şansı düşüktür. Dekompresyonun orbital sınırını anuler tendonun yapışma alam belirler. Anuler tendon oküler kasların başlangıç tendonlannı oluşturur. Bu alanda dura kemik yapılara çok sıkı yapışmıştır. Bu bölgede optik kanal üst duvarı kranial kısma göre daha kalındır. Dekompresyonda enstrümanların bu bölgede zorlanması ile optik sinir hasarlanmasında artış olabilir. Optik kanal üst duvarının açılması sırasında kanal ortasından kanal iç duvarına doğru ilerleme kontrollü olmalıdır. İç duvarı oluşturan sfenoid sinüs dış duvarı çok incedir. Aletlerin kontrolsüz kullanımı ile sfenoid sinüs içine girmek kolaydır. Üst duvarın açılmasını takiben dış duvarı yerinde tutabilen yapılar alt duvara bağlantı sağlayan ince kemik yapı ve superior orbital fıssür üst sınırını oluşturan orbita dış duvarı iledevam eden kısa segmentli bir kemik yapıdır. Dekompresyon sırasında dış duvarın bu özellikleri nedeni ile kolaylıkla mobilize olabileceği görüldü. Böylece superior orbital fissür içinden geçen yapıların yaralanması mümkündür. Dekompresyon orbita sınırına kadar yapılmalıdır. Benim çalışmamda ölçülen subdural alan kranial açıklıktan orbital açıklığa doğru gittikçe azalmaktaydı. Sinirin kanal içinde kompresy ondan en fazla etkileneceği alan orta ve orbital kısımdır. Optik siniri saran duranın açılması kanal orta kısmından yapılmalıdır. Özellikle orbital kısımda anuler tendonun orta hat dışında kesilmesi oküler kasların başlangıç tendonlarının hasarlanmasına neden olabilir. Oftalmoparaziler gelişebilir. Oftalmik foramenin olması oftalmik segment anevrizma cerrahisinde önemli olabilir. Konvansiyonel serebral anjiografide internal karotid ve oftalmik arter arasında 90 derecelik açı olması aksesuar oftalmik foramen olabileceğini düşündürmeli ve cerrahide bu özellik göz ardı edilmemelidir. Anahtar kelimeler: Optik kanal, anatomi, transkranial dekompresyon.

Yazar

Dr. Güven Çıtak

Bu Yayına Nasıl Atıf Yapılır

Güven Çıtak (Tıpta Uzmanlık Tezi). Optik kanal ve optik sinir dekompresyonunun anatomik ve tomografik değerlendirilmesi, 2003, Dokuz Eylül University.

Anahtar Kelimeler

Lisans

Tüm Hakları Saklıdır

Bu eser belirtilen lisans koşulları altında paylaşılmaktadır.

Dokuz Eylül University tezlerinden daha fazlası