Otoimmün hepatit hastalarında serum HLA G profilinin tedavi yanıtı ve prognoz üzerine etkisi
2018
0 views
0 downloads
Advisor: Prof. Dr. Taylan Kav
Abstract (TR)
Taşgöz, FC. Otoimmün hepatit hastalarında serum HLA-G profilinin tedavi yanıtı ve prognoz üzerine etkisi. Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi, İç Hastalıkları Uzmanlık Tezi. Ankara, 2018. Amaç: Bu araştırmada otoimmün hepatit hastalarının tanı anında alınmış olan plazma örneklerinden HLA-G profil düzeyinin belirlenmesi ve bu molekülü tedaviye iyi yanıt veren, tedaviye iyi yanıt vermeyen hastalar ve kontrol grupları arasında karşılaştırmayı amaçladık. Gereç ve Yöntem: Çalışmaya 2010-2015 tarihleri arasında otoimmün hepatit tanısı almış olan hastalar dahil edildi. Bu hastaların altı aylık kontrolleri dosyalarından incelenerek hastalar tedaviye iyi yanıt veren ve tedaviye iyi yanıt vermeyen olmak üzere iki gruba ayrıldı. Kontrol grubunu ise bilinen dahili hastalığı olmayan hasta grubu ile benzer yaştaki erişkinler oluşturdu. Hastaların plazma HLA-G molekülü ELISA (Enzime-Linked ImmunoAbsorbent Assay) yöntemi ile değerlendirilerek bulgular ng/ml cinsinden kaydedildi. Bulgular: Çalışmaya 29 hasta 30 kontrol olmak üzere toplam 59 kişi dahil edildi. Hasta ve kontrol gruplarının plazma örnekleri ve verileri analiz edildi. Hasta ve kontrol gruplarının plazma HLA-G molekül düzeyi karşılaştırıldığında hasta grubunda molekül düzeyinin anlamlı olarak daha yüksek olduğu [ hasta median: 62,6 ng/mL (14,7-231); kontrol median: 34ng/mL (1,43-137); p=0,001] saptandı. Tedaviye iyi yanıt veren 18 (%30,5) hasta ve tedaviye iyi yanıt vermeyen 11 (%18,6) hasta karşılaştırıldığında tedaviye iyi yanıt veren grupta HLA-G molekülünün istatistiksel olarak daha yüksek olduğu saptandı. [ tedaviye iyi yanıt veren: 71,1 ng/mL (16,6-231); tedaviye iyi yanıt vermeyen: 41,6ng/mL (14-131); p=0,001], tedaviye iyi yanıt veren grup kontrol grubu ile karşılaştırıldığında, tedaviye iyi yanıt veren grupta HLA-G düzeyinin istatististiksel açıdan daha yüksek olduğu (p=0,004) saptanırken; tedaviye iyi yanıt vermeyen grup kontrol grubu ile karşılaştırıldığında ise istatistiksel açıdan anlamlı fark saptanmadı (p=0,750). HAİ skoru ve HLA-G molekülü arasındaki ilişki değerlendirildiğinde istatistiksel açıdan anlamlı, orta derecede, negatif yönde korelasyon saptandı (p=0,005; rho= -0,519). HLA-G titresinin hastalığın tedaviye iyi yanıt vereceğini predikte edebiliyor olup olmadığı, molekülün sınır değeri 52,5ng/ml olarak seçildiğinde sensitivite: 72,2 spesivite: 78 eğri altında kalan alan ise 0,768 olarak belirlendi. Sonuç: Araştırmamızda, otoimmün hepatit hastalarında HLA-G molekül düzeyinin kontrol grubuna göre daha yüksek olduğunu ve yüksek HLA-G düzeylerinin iyi tedavi yanıtı ile ilişkili olduğunu saptadık. Aynı zamanda HAİ skoru ve HLA-G düzeyi arasında negatif yönde bir korelasyon saptadık. Bu bulgular HLA-G molekülünün otoimmün hepatitin tedavi yanıtı ve prognozunu önceden belirlemede kullanılabilecek bir parametre olduğunu göstermesi ve gelecekteki çalışmalara veri sağlıyor olması nedeni ile önemlidir. Anahtar Kelimeler: Otoimmün hepatit, HLA-G molekülu
Author
Dr. Filiz Cemre Taşgöz
How to Cite
Filiz Cemre Taşgöz (Tıpta Uzmanlık Tezi). Otoimmün hepatit hastalarında serum HLA G profilinin tedavi yanıtı ve prognoz üzerine etkisi, 2018, Hacettepe University.
License
Tüm Hakları Saklıdır
This work is shared under the specified license terms.
More theses from Hacettepe University
- Gençlerin ve Gençlik Çalışanlarının Gözünden Gençlik Politikaları ve Hizmetlerinin Değerlendirilmesi(2022)
- Characterization of Ayvalik (Edremit yaglik) extra virgin olive oils volatile compounds with SPME-GC/MS and Raman spectroscopy(2018)
- Çocuk işçi nedenli boykot tehdidinin Fildişi Sahili kakao üretimine etkisi(2018)
- Türkçe konuşan çocuklarda fonatuar aerodinamik özelliklerin belirlenmesi(2018)
- The discord between the elements and human nature: Ecophobia and Renaissance English drama(2018)
- Kan kültüründen izole edilen karbapenem dirençli Klebsiella pneumoniae ve Escherichia coli suşlarında karbapenemaz varlığının fenotipik ve moleküler yöntemlerle araştırılması(2018)
