Oxaliplatin bazlı kemoterapi tedavisi sonrası gelişmiş sinüzoidal obstrüksiyon sendromu bulgularının multiparametrik manyetik rezonans görüntüleme ile değerlendirilmesi
Bu tez size mi ait?
Bu kayıt toplu arşivden geldi. Sizinse profilinize bağlayın.
Özet (TR)
Amaç: Bu çalışmanın amacı, oxaliplatin bazlı kemoterapi tedavisi sonrası hepatik sinüzoidal obstrüksiyon sendromu (SOS) gelişen hastaların manyetik rezonans elastografi (MRE) ve manyetik rezonans görüntüleme (MRG) T1-T2 haritalama yöntemi kullanarak, karaciğer dokusundaki sertlik dereceleri ve T1-T2 relaksasyon sürelerindeki değişimleri değerlendirmek, ayrıca hepatobiliyer faz ve kontrast öncesi karaciğer MRG görüntülerini kullanarak parankim fonksiyon bozukluğunun derecesini kantitatif olarak göstermektir. Gereç ve Yöntem: 01 Ocak 2018- 01 Şubat 2020 tarihleri arasında Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Radyoloji Ana Bilim Dalı MRG Ünitesinde karaciğer MRG ve MRE yapılan ve bir GİS kanseri nedeniyle oksaliplatin alan hastalar incelendi. SOS varlığı saptanan hastalarla, oksaliplatin alıp SOS bulguları olmayan kontrol grubu olgular retrospektif olarak değerlendirildi. 18 hastada SOS varlığı MRG ile saptandı. 8 hastada ise SOS bulgusu saptanmadı. Ayrıca bu tarih aralığında bilinen herhangi bir hastalığı olmayan ve tamamen normal MRG ve MRE bulgularına sahip 16 olgu mevcuttu. Toplam 42 olgu (K/E 19/23) çalışmaya dahil edildi. Hastaların demografik özellikleri, görüntüleme bulguları ve laboratuvar değerleri kaydedildi. Bu hastaların MRE ile birlikte elde olunmuş karaciğer doku haritalama (T1 ve T2 mapping) görüntüleri ve hepatospesifik kontrast ajanla yapılan karaciğer MRG tetkikleri değerlendirildi. Hepatobiliyer faz ve prekontrast T1 ağırlıklı görüntüler kullanılarak karaciğer fonksiyonu hakkında bilgi veren parankim sinyal intensite değişiklikleri hesaplandı. SOS grubu içerisinde hepatobiliyer fazdaki retiküler hipointensitelerin miktarına ve lob baskınlığına göre hastalar sınıflandırıldı. Retiküler hipointensiteler karaciğer parankiminin %20'den azında mevcut ise hafif, %20-%50 arasında ise orta, %50'den fazla ise ileri kategorisine alındı. Laboratuvar ve görüntüleme bulguları hastalık şiddetine göre karşılaştırıldı. Bulgular: SOS hasta grubunda ortalama karaciğer sertlik değeri 3,14 ± 0,44 kPa, kontrol grubunda 2,6 ± 0,67 kPa olarak ölçüldü (P=0,036). Ayrıca sağ lob ortalama sertlik değerleri de SOS grubunda 3,32 ± 0,54 kPa, kontrol grubunda 2,7 ± 0,7 kPa olarak ölçüldü (P=0,023). Sol lob sertliği açısından iki grup arasında fark saptanmadı. Ortalama düzeltilmiş T1 relaksasyon zamanı SOS grubunda 1181.8 ± 151,4 msn, kontrol grubunda 1024,4 ± 156,5 msn olarak ölçüldü (P=0,032). Ortalama T2 relaksasyon zamanı SOS grubunda 50,29 ± 3,6 msn, kontrol grubunda 44 ± 3,9 msn idi (P=0,001). Sağ ve sol lob sinyal intensite oranları SOS grubunda sırasıyla 2,66 ± 0,64 ve 2,84 ± 0,51 iken kontrol grubunda 3,43 ± 0,7 ve 3,4 ± 0,7 olarak hesaplandı (P=0,012 P=0,037). Oksaliplatin tedavisi alan ancak SOS bulgusu olmayan hastalar ile normal olguların karşılaştırılmasında; karaciğer her iki lobunda ve tüm karaciğerde ortalama parankim sertlik değerleri, oksaliplatin alan grupta normal olgulara göre daha yüksek bulundu (P<0,05). Ancak T1-T2 relaksasyon süresi ve parankim sinyal intensitesi açısından bu iki grup arasında fark saptanmadı. Hepatobiliyer fazda SOS şiddetine göre sınıflandırılan hastalardan 3'ü hafif olarak derecelendirildi, 10'u orta, 5'i ileri kategorisine alındı. SOS dağılımına göre sağ lob baskın olan 9 hasta, sol lob baskın olan 2 hasta, sağ-sol lob baskınlığı eşit olan 7 hasta olduğu saptandı. SOS hasta grubu içerisinde hafif SOS bulgularına sahip olan hastalarda parankim sertliği ortalama 2,8 ± 0,22 kPa iken, orta ve ileri SOS bulgularına sahip olanlarda sırasıyla 3 ± 0,33 kPa ve 3,65 ± 0,28 kPa olarak ölçüldü (P=0,002). T1 ve T2 relaksasyon süreleri de SOS şiddeti arttıkça uzamasına karşın istatistiksel anlamlı değere ulaşmadı. Sonuç: Hepatik SOS olan hastalarda; MRE ile saptanan karaciğer parankim sertliğinde artış mevcut olup, sertlik değerleri SOS şiddeti ile iyi bir korelasyon göstermektedir. Doku haritalama yöntemi ile elde edilen T1 ve T2 relaksasyon süreleri, SOS tanısında faydalı olmakla birlikte SOS şiddetini belirlemede yetersiz bulunmuştur. Oksaliplatin alan hastalarda SOS bulguları gelişmese dahi karaciğer sertliği artış göstermektedir. Ancak bu artış SOS gelişen hastalardaki kadar olmamaktadır. Parankim sinyal intensite oranları bu hasta grubunda karaciğer fonksiyon bozukluğu hakkında kantitatif olarak fikir vermektedir. Özellikle kontrast verilemeyen hastalarda MRE, SOS tanısında ve SOS şiddetini belirlemede etkin olup bu hastaların takibinde faydalı olabilir. Anahtar Kelimeler: Sinüzoidal obstrüksiyon sendromu, MR elastografi, T1-T2 haritalama.
Yazar
Ahmet Poker
Bu Yayına Nasıl Atıf Yapılır
Ahmet Poker (Tıpta Uzmanlık Tezi). Oxaliplatin bazlı kemoterapi tedavisi sonrası gelişmiş sinüzoidal obstrüksiyon sendromu bulgularının multiparametrik manyetik rezonans görüntüleme ile değerlendirilmesi, 2020, Hacettepe University.
Anahtar Kelimeler
Lisans
Tüm Hakları Saklıdır
Bu eser belirtilen lisans koşulları altında paylaşılmaktadır.
Hacettepe University tezlerinden daha fazlası
- The discord between the elements and human nature: Ecophobia and Renaissance English drama(2018)
- Gençlerin ve Gençlik Çalışanlarının Gözünden Gençlik Politikaları ve Hizmetlerinin Değerlendirilmesi(2022)
- An analysis of the intonation patterns of if-clauses in Turkish English majors(2017)
- Characterization of Ayvalik (Edremit yaglik) extra virgin olive oils volatile compounds with SPME-GC/MS and Raman spectroscopy(2018)
- A critical evaluation of pronunciation teaching in an ELT department in Turkey(2023)
- Çocuk işçi nedenli boykot tehdidinin Fildişi Sahili kakao üretimine etkisi(2018)
