Pakistan devletinin kuruluşu ile ilgili tartışmalar
2016
0 views
0 downloads
Advisor: Prof. Dr. Salim Cöhce
Abstract (TR)
XX. yüzyılın en önemli hadiselerinden birisi hiç şüphesiz Hind yarımadasında ortaya çıkan siyasi, iktisadi ve içtimai gelişmelerdir. Bunların da başında 15 Ağustos 1947'de bölgenin Pakistan ve Hindistan Cumhuriyetleri olarak ikiye bölünmesi gelir. Yüzyıllardır birlikte yaşamış olup esasta aynı soydan insanların ağırlıklı olarak din temelli bir ayrışmaya tabii tutulmasının yarattığı meselelerin büyüklüğü ortadadır. Dolayısıyla pek çok topluluğun XVIII. yüzyılın son çeyreğinden beri milli devletler haline evirilmiş olması ve bu sürecin halen devam ettiği gerçeği dikkate alındığında hâlihazırda Hind yarımadasında görünen ve öngörülebilir potansiyel bir çatışma ortamına işaret eden mevcut durumun en azından Pakistan'ın kuruluşuyla ilgili tartışmalar ekseninde ele alıp incelenmesinin gerekliliği tartışılamaz. Ortaya konulan çalışmada bahse konu ayrışmanın esas muharrik gücünü teşkil eden din ayrımının, yani ahalinin ikinci planda görülebilecek daha pek çok unsura rağmen Müslim, gayrimüslim şeklinde iki ana gövde etrafında teşekkülü ve böyle bir gelişmede Türklerin rolü ile keza onların Hind ahaliyi yeni şekliyle yüzyıllarca sulh ve sükûn içerisinde idare edişi oldukça özetlenmiş bir biçimde, ama ana hatlarıyla giriş kısmında gösterilmeye çalışıldı. Bu bağlamda 1857'de baş gösteren kalkışma ile birlikte Sömürgeci İngiltere'nin fiilen idareyi ele alışı ve buna dair uygulamalar ile sebep olduğu gelişmeler yine girişte kısaca söz konusu edildi. Müslim ve gayrimüslim ahali arasında istiklal fikrinin doğuşu, gelişmesi yanında gayrımüslim ahalinin geliştirdiği çeşitli fikir hareketleri, bunların siyasallaşması ve 1885 de kurulan Hindistan Milli Kongresi/All India Congress etrafında birleşilmesi yani "Hindu milliyetçiliği"nin şekillenmeye başlaması ile benzer şekilde İslam ahalinin 'dini ihya' adıyla gerçekleştirdiği faaliyetler sonucunda ümmetin birliğinden hareketle siyasi alanda da bütünleşmeye yönelmesi ve neticede 1906'dan itibaren Hindistan Müslümanları Birliği/All India Muslim League etrafında birleşmesi birinci bölümün konusunu teşkil edecektir. O arada sürüp giden tartışmalar ve Müslim, gayrımüslim ahaliyi siyasi bir misyon etrafında birleştirip bütünleştirmeye bir başka deyişle bir "birleşik Hind milliyetçiliği" hareketini yaratmaya dönük görüşler de bu bölümde verilecektir. Müslim ve gayrimüslim ahali arasında birlikte hareket etme çabalarının hayata geçirilmesi, bunun için öngörülen kurumsallaşmanın sağlanması için gösterilen çabalara karşılık İngiliz yönetiminin ahali arasındaki bölünmüşlüğü derinleştirme siyaseti ve bu politikanın doğurduğu husumetle ortaya çıkan gelişmeler ikinci bölümde ele alınacaktır. O Arada gelişen Hilafet, İngilizlerle işbirliği etmeme (No-Co-operation) hareketleri, Bengal'in bölünmesi meselesiyle farklı ahali kesimleri arasında yeniden belirginleşen ayrılık düşüncesi, Morley-Minto Reformları, Rowlat Kanunu, Simon Komisyonu ve Yuvarlak Masa Konferansları, 1935 Anayasası, 1937 seçimlerinin yarattığı hareketli siyasi ortam içerisinde baş gösteren çatışmalar ele alınıp değerlendirilmeye çalışılmıştır. Böylelikle Hind İstiklal hareketinin belli başlı önderlerini oluşturan Mahadma Gandhi, Muhammed Ali Jinnah, Muhammed İkbal, Javaharlal Nehru, Mevlana Azad gibi kişilerin gerçekleştirdiği faaliyetler, diğer bir deyişle bu önderlerin farklı toplum kesimleri üzerindeki etkileri de ortaya konulmuştur. 1940-1947 yılları arası bütün Dünya'da önemli gelişmelerin yaşandığı bir süreci ifade eder. Nitekim bu süreçte İngilizlerin konumu, 1940'da Pakistan adıyla yeni bir siyasi teşekkül ve alanın yaratılması kararı, Simla Konferansı, 1945 seçimlerinin yarımadada ayrışmayı daha da belirginleştirecek şekilde düzenlenmesi Hind yarımadasının 14 Ağustos 1947'de Pakistan İslâm ve Hindistan cumhuriyetleri şeklinde iki ayrı siyasi teşekkülün kontrolünde bulunacak şekilde taksimi üçüncü bölümde işlenmiştir. Bu bağlamda yüzyıllardır birlikte yaşamış olan Müslim, gayrimüslim Hind ahalisinin o zamana kadar sürdürdüğü muhteşem birlikteliğin çok fazla dikkate alınmadığı, buna karşılık emperyalist niyetlerin ileride gerçekleştirilmek üzere çok başarılı bir şekilde gizlendiği gerçeği açıkça gösterilmiştir. Ortaya çıkan iki siyasi teşekkülün münasebetlerinin normal şekilde gelişmesi beklenirken kısa sürede böyle olamayacağı ortaya çıktı. Özellikle sınır meseleleri kabinelerin teşekkülü sözde özerk yapıya sahip olan mahalli idarecilerin halihazırdaki konumları ve gelecekleri, mübadele meseleleri ve buna bağlı olarak bütün çıplaklığıyla ortaya çıkan açlık, yokluk vb. daha pek çok husus araştırmada yeni bir bölümün teşekkülünü mecburi kılmıştır. Dolayısıyla taksim sonrası ortaya çıkan siyasi, iktisadi ve sosyo-kültürel problemler bu araştırmada dördüncü bölümün konularını teşkil edecektir. Pakistan-Hindistan ayrışması aynı dinden insanlara kendi içlerinde hem dinen hem de aynı dine mensup olmakla birlikte şu ya da bu şekilde farklı kültür çevrelerinden gelmenin yarattığı çeşitliliğin giderilip büyük oranda bütünleşebilecekleri, tamamen müstakil yeni bir alan yaratamadığı gibi sebep olduğu mülkiyet, göç, iskân, azınlıklar ve kültürel çeşitlilikten kaynaklanan meseleler gibi hususları da halledememiştir. Buna karşılık bölge çok önemli bir çatışma alanı haline dönüşmüş ve halen öngörülebilir potansiyel bir istikrarsızlık sahası olma vasfını sürdürmektedir.
Author
Dr. Çiğdem Kıranşan
Institution
How to Cite
Çiğdem Kıranşan (Yüksek Lisans Tezi). Pakistan devletinin kuruluşu ile ilgili tartışmalar, 2016, İnönü University.
Keywords
License
Tüm Hakları Saklıdır
This work is shared under the specified license terms.
More theses from İnönü University
- Pediatri hemşirelerinin terapötik oyuna yönelik bilgi, görüş ve uygulamaları(2017)
- Deneysel periodontitis oluşturulmuş ratlarda pistacia eurycarpa yalt uygulamasının periodontal kemik yıkımı ve oksidatif stres üzerine etkilerinin incelenmesi(2021)
- Normal doğum inancı düşük olan primipar gebelere yapılan motivasyonel görüşmelerin medikal ve doğal doğum inancına etkisi(2022)
- Epilepsi tanılı çocuk hastalarda genetik etiyolojinin hedeflenmiş yeni nesil dizi analizi verilerine dayanarak retrospektif olarak araştırılması(2022)
- İbn Hacer el-Heytemî ve el-Fethu'l-Mubîn bi-Şerḥi'l-Erbaʿîn isimli eserindeki şerh metodu(2022)
- Bipolar bozukluk tanılı hastaların mani ve remisyon dönemlerindeki serum BDNF, S100B düzeylerinin sağlıklı gönüllülerle karşılaştırılması ve sonuçların nöropsikolojiktestlerle değerlendirilmesi(2022)
