Tıpta UzmanlıkAçık Erişim

Palyatif bakım hastalarında bası ülserlerinin klinik analizi

Bu tez size mi ait?

Bu kayıt toplu arşivden geldi. Sizinse profilinize bağlayın.

2023
0 görüntülenme
0 i̇ndirme

Özet (TR)

Amaç: Bası ülseri oluşumunda önlenebilir faktörleri saptayarak, bu konuda doktor, hemşire, yardımcı sağlık elemanlarının, hastaların ve hasta yakınlarının bilgilerini, tutum, davranışlarını arttırmak hedeflenmiştir. Yöntem: Kesitsel ve retrospektif olarak planlanmış olan bu araştırma, 01 ocak 2019 ile 30 nisan 2022 tarihleri aralığında Şanlıurfa Harran Üniversitesi Araştırma ve Uygulama Hastanesi Palyatif Bakım Kliniği'nde yatarak tedavi görmüş hastalar incelenerek yapılmıştır. Bası ülseri bulunan 59'u (%49,2) kadın, 61'i (%50,8) erkek toplam 120 kişi çalışmaya dahil edildi. İstatistiksel analizler için SPSS 22,0 programı kullanıldı, uygun istatistiksel analizler kullanılarak ve anlamlılık düzeyi olarak p< 0.05 değeri kabul edildi. Bulgular: Araştırmaya 59'u (%49,2) kadın, 61'i (%50,8) erkek olmak üzere toplam 120 hasta dahil edilmiştir. Erkeklerde bası yarası evresi, kadınlara göre istatistiksel olarak önemli düzeyde yüksektir (p=0,005). Travma ilişkili hastalığa sahip hastaların bası yarası evresi, nörolojik hastalık ve diğer hastalığa sahip hastalara göre istatistiksel olarak önemli düzeyde yüksek saptanmıştır (p=0,001). Cinsiyet ve ana hastalık ile bası yarası evrelendirmesi arasında istatistiksel olarak önemli bir fark bulunmuştur (sırasıyla p=0,039; p=0,010). Evre 1,2 bası ülserleri kadınlarda daha sık görülüyorken, evre 3,4 erkeklerde daha fazla görülmüştür. Evre 3,4 bası ülserleri travma ilişkili hastalıklarda daha fazla görülmüştür. Yaş ile bası yarası evresi arasında negatif yönde orta düzeyde bir ilişki saptanmıştır (r=-0,354; p<0,001). Hastaların yaşları ile bası yarası evrelendirmeleri arasında istatistiksel olarak önemli bir fark saptanmıştır (p=0,001). Evre 1 bası yarası olan hastaların yaşları, Evre 3 ve Evre 4'e göre önemli düzeyde yüksektir. BUN, kreatinin, ürik asit ve total bilirubin ile bası yarası evresi arasında negatif yönde orta kuvvette; sodyum, fosfor ve magnezyum ile bası yarası evresi arasında negatif yönde zayıf kuvvette ilişki saptanmıştır. GFH ile bası yarası evresi arasında pozitif yönde orta kuvvette ilişki bulunmuştur (r=0,434; p<0,001). BUN, kreatinin, ürik asit, total bilirubin, magnezyum ve GFH değerleri açısından evreler arasında istatistiksel olarak önemli bir fark bulunmuştur (p<0,05). Eozinofil ile bası yarası evresi arasında pozitif yönde, zayıf düzeyde korelasyon saptanmıştır (r=0,267; p=0,049). MPV ile bası yarası evresi arasında negatif yönde, zayıf düzeyde korelasyon bulunmuştur (r=-0,235; p=0,010). Eozinofil, MPV ve platelet açısından gruplar arasında istatistiksel olarak önemli bir fark bulunmuştur (p<0,005). Diğer parametreler açısından anlamlı bir ilişki tespit edilemedi. Sonuç: Sonuç olarak, palyatif bakım hastalarının servise kabulünde bası ülserlerinin oluşturabileceği risklerin değerlendirilmesi, gerekli beslenme desteğinin sağlanması ve bakım verenlerin bu konuda eğitilmesi kritik öneme sahiptir. Birinci basamak hekimleri, hastaların yaşlandıkça artan bakım gereksinimlerinin karşılanmasında belki de en önemli rolü oynayan hekim grubudur. Anahtar kelimeler: Bası Ülseri, Palyatif Bakım

Yazar

Kıymet Ket

Bu Yayına Nasıl Atıf Yapılır

Kıymet Ket (Tıpta Uzmanlık Tezi). Palyatif bakım hastalarında bası ülserlerinin klinik analizi, 2023, Harran University.

Lisans

Tüm Hakları Saklıdır

Bu eser belirtilen lisans koşulları altında paylaşılmaktadır.

Harran University tezlerinden daha fazlası