Plazma asimetrik dimetilarjinin düzeyi stent restenozu için bir belirteç olabilir mi?
Bu tez size mi ait?
Bu kayıt toplu arşivden geldi. Sizinse profilinize bağlayın.
Özet (TR)
Günümüzde stentler, koroner arter hastalığında bir tedavi seçeneği olarak sıklıkla kullanılmaktadır. Stentler koroner arter hastaları için bir umut olmuş fakat kullanımları arttıkça başta restenoz olmak üzere bazı problemler ile karşılaşılmıştır. Düz kas hücresi ve matriksten oluşan neointima hiperplazisi stent içi restenozun başlıca nedenidir. Sağlam endotelden salınan nitrik oksit (NO) düz kas hücre proliferasyonunu önleyerek neointima hiperplazisini azaltır. Asimetrik dimetilarjinin (ADMA), endotelyal NO oluşumunda bir düzenleyicidir. Nitrik oksit sentetaz (NOS)' ın yarışmacı inhibitörüdür. Bu çalışmanın amacı plazma ADMA düzeyinin stent restenozunda bir belirteç olup olamayacağını değerlendirmektir. Çalışmaya daha önce koroner stent uygulanmış ve herhangi bir nedenle koroner anjiyografi yapılan 91 hasta alındı. Kronik böbrek ve karaciğer yetmezliği, son 1 yıl içinde gelişen serebrovasküler olay, ciddi periferik arter hastalığı, kontrolsüz hipertansiyon (HT)' u, klinik hipertiroidisi, erektil disfonksiyonu ve pulmoner hipertansiyonu olan hastalar ile kan glukozu kontrol altında olmayan diabet hastaları çalışma dışı bırakıldı. Tüm hastalarda ADMA plazmadan yüksek performanslı sıvı kromotografisi (HPLC) yöntemiyle çalışıldı. Çalışmaya alınan hastaların yaş ortalaması 58.9 ± 8.7 yıl olup, 72 (% 79.1)' i erkekti. Çalışmaya alınan 91 hastanın toplam 144 stenti anjiyografik olarak değerlendirildi ve 46 (% 31.9)' ında restenoz saptandı. Hasta bazında ise 35 (% 38.5) hastada restenoz tespit edildi. Restenoz gelişen ve gelişmeyen hastalar klinik ve laboratuvar özellikleri bakımından karşılaştırıldığında akut koroner sendrom (AKS) kliniği nedenli stent takılma öyküsü restenoz gelişen grupta anlamlı olarak daha yüksekti (p = 0.029). Laboratuvar parametrelerinden plazma ADMA düzeyi (p = 0.001), C-reaktif protein düzeyi (p = 0.01) ve beyaz küre sayısı (p = 0.044) restenoz gelişen grupta anlamlı derecelerde yüksek, sol ventrikül ejeksiyon fraksiyonu ise anlamlı derecede düşük idi (p = 0.023). Çoklu lineer regresyon analizinde plazma ADMA düzeyi (β = 0.281; p = 0.012) ve stent öncesi hastanın kliniği (β = 0.233; p = 0.037) restenozun bağımsız belirleyicileri olarak tespit edildi. Stent özellikleri ve uygulanma yöntemleri değerlendirildiğinde ise stent boyu (β = 0.238; p = 0.015) ve stent çapı (β = – 0.302; p = 0.001) restenoz gelişimi için bağımsız risk faktörleri olarak bulundu. Sonuç olarak, plazma ADMA düzeyi stent restenozu gelişiminin bağımsız bir belirleyicisidir.
Yazar
Uğur Abbas Bal
Bu Yayına Nasıl Atıf Yapılır
Uğur Abbas Bal (Tıpta Uzmanlık Tezi). Plazma asimetrik dimetilarjinin düzeyi stent restenozu için bir belirteç olabilir mi?, 2008, Başkent University.
Anahtar Kelimeler
Lisans
Tüm Hakları Saklıdır
Bu eser belirtilen lisans koşulları altında paylaşılmaktadır.
Başkent University tezlerinden daha fazlası
- Hava araçlarına ait görüntülerin sınıflandırılması(2025)
- Cormac Mccarthy'nin Blood Meridian Or the Evening Redness in the West ve The Road adlı eserlerinin Nietzsche ışığında incelenmesi(2021)
- Türkiye'deki devlet ilkokullarında kullanılan İngilizce ders kitaplarının 21. yüzyıl becerileri ile uyumunun analizi(2025)
- Esnaf lokantaları gastronomi mirası: Ankara örneği(2025)
- Mesleki eğitimin ara eleman sorunu üzerindeki etkisi: Ankara ili inşaat sektörü üzerinde bir çalışma(2025)
- Yoğun bakım hastalarında göz maskesi ve kulak tıkacı kullanımının deliryumu önlemedeki etkisi(2022)
