Polikistik böbrek hastalarında erken dönem ve renal disfonksiyon geliştikten sonraki dönemde hematolojik indeksler ve serum aterojenik indeksin karşılaştırılması
Bu tez size mi ait?
Bu kayıt toplu arşivden geldi. Sizinse profilinize bağlayın.
Özet (TR)
Otozomal dominant polikistik böbrek hastalığı (ADPKD), böbrek ve böbrek dışı sıvı dolu kist oluşumu ve sonunda son dönem böbrek hastalığına yol açan artan böbrek hacmi ile karakterize kalıtsal bir multisistem bozukluğudur. Renal disfonksiyon gelişmeden önce ve geç dönem renal disfonksiyon geliştikten sonra progresyonun öngörülmesinde,komplikasyonları yönetmede ve tedavi sürecinde hem takip hem de inflamatuar süreci baskılamaya yönelik alternatif tedavi seçenekleri sunması açısından yeni inflamatuar belirteçlerin araştırılması ihtiyacını ortaya çıkmıştır..Bu çalışmamızda kolay erişilebilir olan ve inflamasyon belirteci olarak Kabul gören hematolojik indeksler ve serum aterojenik indeksin bir inflamasyon süreci olan otozomal dominant polikistik böbrek hastalığında erken dönem ve renal disfonksiyon geliştikten sonra geç dönem karşılaştırmasını yaparak yol gösterici olabileceğini amaçladık. Çalışmamıza Nefroloji polikliniğinde takipli hastaların biyokimyasal ve hemogram parametreleri poliklinik kayıtlarından retrospektif olarak incelenmiştir. Bu süre zarfında polikliniğe başvuran 68 hasta çalışmaya dahil edilmiştir. Analizler SPSS (Statistical Package for Social Sciences; SPSS Inc., Chicago, IL) 22 paket programında değerlendirilmiştir. Çalışmada tanımlayıcı veriler kategorik verilerde n, % değerleri, sürekli verilerde ise ortalama±standart sapma değerleri ile gösterilmiştir. Ölçümsel verilerin normallik analizi Shapiro Wilk analizi ile yapılmıştır. İki kategorili ölçümsel verilerinin karşılaştırılmasında Mann Whitney U analizi uygulanmıştır. Erken dönem ve geç dönem ölçümsel verilerin birbirleri ile karşılaştırılması için Wilcoxon analizi uygulanmıştır. Bütün parametrelerin geç dönem-erken dönem=değişim ortalamaları hesaplanmıştır. Analizlerde istatistiksel anlamlılık düzeyi p<0,05 olarak kabul edilmiştir. Çalışmaya katılanların 29'u (%42,6) kadın ve 39'u (%57,4) erkekti. Çalışmaya dahil edilen hastaların erken dönem ve renal disfonksiyon geliştikten sonra geç dönem trombosit lenfosit oranı (PLO), nötrofil lenfosit oranı (NLO), ve serum atherojenik indeks (AIP) düzeyleri arasında anlamlı farklılık gözlenmezken; hastaların üre (p=0,006), kreatin (p<0,001), Potasyum (p=0,009), monosit (p=0,006), MCV (mean corpuscular volüm) (p<0,001) ve MPV (ortalama trombosit hacmi) (p=0,001) değerleri anlamlı şekilde yükselmiş iken Lenfosit(p=0,026) ve MCHC (p=0,001)değeri ise anlamlı şekilde düşmüştür. Erken dönemde NLR ile PLR, üre, kreatinin ve nötrofil arasında pozitif yönde; NLR ile kalsiyum, albumin, lenfosit ve eozinofil arasında ise negatif yönde anlamlı bir ilişki tespit edilmiştir. PLR ile potasyum, albumin, hemoglobin, hematokrit, WBC ve lenfosit arasında negatif yönde anlamlı bir ilişki görülmüştür. PLR ile üre ve PLT arasında pozitif yönde; PLR ile kalsiyum, total kolesterol, hemoglobin, hemtaokrit, WBC, lenfosit ve eozinofil arasında ise negatif yönde anlamlı bir ilişki görülmüştür Geç dönemde AIP ile trigliserit ve MCV arasında pozitif yönde; AIP ile HDL ve bazofil arasında ise negatif yönde anlamlı bir korelasyon görülmüştür. NLR ile PLR, üre, kreatinin ve nötrofil arasında pozitif yönde; NLR ile kalsiyum, albumin, lenfosit ve eozinofil arasında ise negatif yönde anlamlı bir ilişki tespit edilmiştir. PLR ile PLT arasında pozitif yönde; PLR ile WBC ve lenfosit arasında ise negatif yönde anlamlı bir ilişki görülmüştür Değişim değerleri içinde AIP ile LDLve trigliserit arasında pozitif yönde; AIP ile monosit arasında ise negatif yönde anlamlı bir korelasyon görülmüştür. NLR ile nötrofil arasında pozitif yönde; NLR ile kalsiyum, albumin, lenfosit ve eozinofil arasında ise negatif yönde anlamlı bir ilişki tespit edilmiştir. PLR ile potasyum, albumin, hemoglobin, hematokrit, WBC ve lenfosit arasında negatif yönde anlamlı bir ilişki görülmüştür Sonuç olarak kolay ulaşılabilirolan NLO, AIP, PLO, MCV ve MPV'nin ADPKD de inflamasyonu göstermede ve inflamasyon süreciyle bağlantılı komplikasyonları yönetmede, alternatif tedavi seçenekleri için yeni çalışmalara yön verebileceği, kardiyovasküler riskleri öngörmede yol gösterici olabileceğini düşünmekteyiz. Ancak daha geniş çalışmalar sonucunda bu konuya daha fazla açıklık getirileceğine inanmaktayız. Anahtarkelimeler: ADPKD, Nötrofil lenfosit oranı, Trombosit lenfosit oranı, Serum atherojenik index, MPV (ortalama trombosit volümü), MCV (mean corpuscular volum)
Yazar
Gülsevin Çelikbağ
Bu Yayına Nasıl Atıf Yapılır
Gülsevin Çelikbağ (Tıpta Uzmanlık Tezi). Polikistik böbrek hastalarında erken dönem ve renal disfonksiyon geliştikten sonraki dönemde hematolojik indeksler ve serum aterojenik indeksin karşılaştırılması, 2023, Fırat University.
Anahtar Kelimeler
Lisans
Tüm Hakları Saklıdır
Bu eser belirtilen lisans koşulları altında paylaşılmaktadır.
Fırat University tezlerinden daha fazlası
- Bütünleşik pazarlama iletişimi aracı olarak sosyal medyanın kullanılması(2018)
- Hollanda Doğu Hindistan Şirketi'nin doğuşu ve XVII. yüzyıl Endonezyası'nda yükselişi(2013)
- Fuzûlî'nin Türkçe Divân'ında renklerin kullanımı(2013)
- 317 Numaralı Midyat Şer'iyye Sicili'nin transkripsiyonu ve değerlendirilmesi (Hicri 1328-1334 / Miladi 1910-1916)(2018)
- Doğu Anadolu fay zonu'nun Doğanyol (Malatya) ile Çelikhan (Adıyaman) arasındaki gerilme durumunun incelenmesi(2020)
- Yavuzeli (Gaziantep) çevresinde yüzeyleyen volkanik kayaçların petrografik ve jeokimyasal özellikleri(2014)