Polikistik over sendromlu olgularda GPER, kopeptin düzeyleri ile GPER gen polimorfizminin ilişkisinin belirlenmesi
2025
0 views
0 downloads
Advisor: Dr. Öğr. Üyesi Figen Güzelgül
Abstract (TR)
Polikistik over sendromu, (PKOS) üreme çağındaki kadınlarda en sık görülen endokrin metabolik bozukluklardan biri olup tanımlanması zor heterojen bir hastalıktır. Etiyolojisi tam olarak bilinmemektedir. Semptomları hiperandrojenizm, hirsutizm, akne, amenore, oligoamenoredir. Prevalansı %7-8 arasında değişmektedir. PKOS obezite, insülin direnci, diyabet ve dislipidemi gibi metabolik bozukluklarla ilişkilidir. PKOS'da insülin direnci prevalansı %50-75 aralığında değişmekle beraber, bu bireylerde diyabet başlangıç yaşı sağlıklı bireylere göre 10 yaş daha erkendir. Obezite genellikle abdominal obezite olarak görülür ve PKOS'lu kadınların yaklaşık %50'sini etkilemektedir. Üreme çağındaki kadınlarda en sık görülen endokrinopati olan PKOS, kadınlarda ciddi klinik tablolara yol açmasının yanında ülkemizde infertilitenin nedenleri arasında yer alır. Kadın üreme sistemi oldukça karmaşık hormonal ve fizyolojik mekanizmalar tarafından kontrol edilen kompleks bir sistemdir. Bu sistemdeki aksamalar birçok metabolik sorunu beraberinde getirmektedir. Polikistik over sendromu bu nedenle teşhisi birçok kritere dayanan, tedavisi, nedenleri, genetik geçişi, ilgili genlerin rolleri ve gen regülasyonu tam olarak aydınlatılamamış bir hastalıktır. Her geçen gün üretilen yeni verilerin bir araya getirilerek bu hastalıkta rol oynayan daha fazla genin açığa çıkartılması ve bu genlerin birbirleri ile olan karmaşık ilişkilerinin aydınlatılması öngörülmektedir. Bunun sonucu olarak da hastalığın moleküler biyolojisi çözülebilir ve daha etkin ve ucuz tedavi yöntemleri geliştirilebilir. Östrojenlerin genital sistem, kas-iskelet sistemi, kardiyovasküler sistem, sinir sistemi ve immün sistem üzerinde de önemli etkileri olduğu gösterilmiştir. GPER-1 (G-Protein Bağlı Estradiol Reseptörü), bilinen Östrojen reseptörün (ERalfa/beta reseptör) dışında östrojen reseptörüdür ve çeşitli hastalılarla beraber GPER düzeyinin de azaldığı bildirilmiştir. Bu nedenle çalışmamızda PKOS ve kontrol grubundaki olgularda GPER serum düzeyleri ve gen polimorfizmleri (rs11544331 ve rs3808350) araştırılacaktır. Diğer bir parametremiz olan Kopeptin arjinin vazopresin hormonunun öncülü olup birçok hastalığın yanı sıra oksidatif stresin de önemli nbir ölçütü olarak karşımıza çıkmaktadır. Kopeptinin PCOS'lu kadınlarda metabolik yanıtta önemli bir rol oynadığı bildirilmiştir. Bu bilgiden hareketle çalışma gruplarımızda Kopeptin'in serum düzeyleri de incelenecektir. Sonuç olarak; çalışmamızda PKOS'u serum GPER, Kopeptin ve GPER gen polimorfizmleri açısından değerlendirerek elde edilen verilerle klinik tablo arasındaki ilişkiyi belirlemeyi hedefliyoruz.
Author
Dr. Semiha Türköz Çam
How to Cite
Semiha Türköz Çam (Yüksek Lisans Tezi). Polikistik over sendromlu olgularda GPER, kopeptin düzeyleri ile GPER gen polimorfizminin ilişkisinin belirlenmesi, 2025, Tokat Gaziosmanpaşa Üniversity.
Keywords
TR
License
Tüm Hakları Saklıdır
This work is shared under the specified license terms.
More theses from Tokat Gaziosmanpaşa Üniversity
- ARPC1A geninin periodontitis gelişimindeki rolünün araştırılması(2022)
- Nüfus Defterlerine göre Turhal kazasında Müslim nüfus (1831-1844)(2020)
- Öğretmenlerin Dilinden Öğrencilerin Paletinden Anadolu Masalları Projesi kapsamında derlenen masalların ve hazırlanan etkinlik kartlarının 7. sınıf düzeyindeki öğrencilerde dili kullanma ve kendini ifade etme becerilerine etkileri(2023)
- Subakut tiroidit hastalığında MIR375 ve MIR451a genlerinin ifade düzeylerinin araştırılması(2023)
- Trabzon ili foşa fındık popülasyonunda (Corylus avellana L.) klon seleksiyonu ve genetik çeşitliliğin belirlenmesi(2023)
- Bir süreksiz uyumlu kesirli sınır değer probleminin temel çözümleri(2023)
