Polikistik over sendromu olan hastalarda folik asitin kardiyovasküler risk parametrelerine etkisi
2011
0 views
0 downloads
Advisor: Prof. Dr. Berrin Acar
Abstract (TR)
AMAÇ: Polikistik over sendromlu (PCOS) hastalardan özellikle insülin rezistansı gösterenler uzun dönemde kardiyovasküler hastalık (KVH) açısından yüksek riskli hasta grubunu oluşturdukları için bu çalışma yapılmış olup, folik asit kullanımının bu hastaların klinik, hormonal, metabolik ve kardiyovasküler risk parametreleri üzerine olumlu etki yapıp yapmadığı gösterilmek istenmiştir.YÖNTEM: Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Anabilim Dalı, Üreme Endokrinolojisi ve İnfertilite Bilim Dalı Polikliniği'ne başvuran Rotterdam kriterlerine göre PCOS tanısı konulan 77 hasta ve kontrol grubunu oluşturmak üzere 40 sağlıklı kadın çalışmaya alınmıştır. PCOS hastaları folik asit kullanımlarına göre iki gruba ayrıldı. Grup 1; günde 5 mg folik asit kullanan 44 hastadan, Grup 2; folik asit kullanmayan 33 hastadan oluşmuştur. Hasta ve kontrol grubundaki olguların antropometrik ve kan basıncı ölçümleri ve Modifiye Ferriman Gallwey skor hesaplamaları yapıldı. Serum açlık glukoz, açlık insülin, C-reaktif protein, folik asit, endotelin-1 (ET-1), iskemi modifiye albümin (IMA), apoprotein B (Apo B), apoprotein A1 (Apo A1), yüksek dansiteli lipoprotein (HDL), düşük dansiteli lipoprotein (LDL), trigliserid, total kolesterol, homosistein, folikül stimüle edici hormon (FSH), lüteinize edici hormon (LH), total testosteron, serbest testosteron, dehidroepiandrosteron sülfat (DHEAS) seviyeleri ölçüldü. Tüm hastaların LH/FSH ve Apo B/A1oranları, HOMA-IR (Homeostasis Model of Assessment - Insulin Resistance) indeksi ve serbest androjen indeksi (SAI) hesaplandı. Açlık insülin değerinin ?20 µIU/mL + HOMA-IR ?2.5 olması ve HOMA-IR ?2.5 olmak üzere her ikisine göre de hastalar insülin rezistans olanlar ve olmayanlar olarak gruplandırıldı Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi Radyoloji Anabilim Dalı tarafından tüm olguların ultrasonografi ile karotis intima media kalınlığı (CIMK), aort çapı, kol ve abdominal yağ kalınlık ölçümleri yapıldı. Tüm ölçümler 3 ay sonra tekrarlandı.BULGULAR: PCOS'lu olgular kontrol grubu ile yaş ve vücut kitle indeksi (BMI) açısından farklılık göstemeyip, her iki grubun da obez olmayan olgulardan oluştuğu saptanmıştır. PCOS'lu olgular kontrol grubu ile karşılaştırıldığında bel çevresi, bel-kalça oranı ve ultrasonografik bel yağ kalınlık ölçümü, over volümleri, LH/FSH oranları ve HOMA-IR indeksleri, serum insülin, trigliserid, total kolesterol, DHEA-S, homosistein, ET-1 ve IMA değerleri, sağ, sol CMIK ve aort çapı ölçümleri arasında istatistiksel olarak anlamlı farklılıklar saptanmıştır. PCOS olgularını gruplandırdığımızda folik asit seviyesi yüksek olan Grup-1'in başlangıç değerleri ile karşılaştırıldığında sağ ve sol CIMK ölçümler, serum homosistein, folik asit ve ET-1 değerleri arasında istatistiksel olarak anlamlı farklılıklar bulunmuştur. Tüm PCOS olgularında homosistein ile sağ ve sol CIMK ölçümleri arasında anlamlı pozitif korelasyonlar olduğu izlenmiştir. İnsülin rezistansı olan PCOS'lu olguların serum homosistein düzeyleri ile açlık insülin ve ET-1 değerleri ve HOMA-IR indeksleri arasında güçlü, olumlu korelasyonlar olduğu saptanmıştır. İnsülin rezistansı olan PCOS'lu olgularda folik asit kullanımı ile homosistein düzeylerinde anlamlı düşme tespit edilmiştir olup, insülin rezistansı olmayan PCOS'lu olgularda folik asit kullanımı ile serum homosistein düzeylerinde hiçbir değişiklik olmadığı bulunmuştur. İnsülin rezistansı olmayan Grup 1 olgularında ise ET-1 seviyeleri 3. ayın sonunda anlamlı olarak düşmüş olup, insülin rezistansı olan Grup 1 olgularında ET-1 seviyeleri folik asit kullanımından etkilenmemiştir. İnsülin rezistansı olan PCOS olgularında ET-1 ile homosistein arasında olumlu, güçlü, anlamlı bir korelasyon gözlemlenmiştir. Grup 1'de 3 ay folik asit kullanımı sonucu folik asit ile sağ ve sol CMIK ve aort ölçümleri ile olumlu yönde korelasyonlar saptanmış olup, 3 ay folik asit kullanımı ile serum homosistein düzeyleri ile serum folik asit değeri arasında negatif korelasyon ve serum glukoz değerleri ile de pozitif korelasyon saptanmıştır. İnsülin rezistansı olmayan PCOS grubunda ise homosistein ile bakılan tüm parametreler arasında hiçbir korelasyon bulunamamıştır.SONUÇ: Bu çalışma, folik asit seviyesinin artmasının obez olmayan PCOS hastalarında ve özellikle de insülin rezistansı olanlarda kardiyovasküler hastalıkların ve damar endotelinin fonksiyon bozukluğu oluşmasında suçlanan homosisteinin seviyesinin azaldığını göstermiştir. Yine kardiyovasküler hastalığın önceden belirlenmesinde kullanılan non invaziv yöntem olan CIMK'nı da azalttığını ortaya koymuştur. PCOS'da insülin rezistansının olupolmamasına göre folik asitin ET-1 üzerine olan etkisini detaylı bir şekilde izlenmiş ve insülin rezistansı olan PCOS olgularında ET-1 ile homosistein arasında olumlu, güçlü, anlamlı bir korelasyonun olduğu gözlemlenmiştir. Ancak folik asit verilmesi ile insülin rezistansında azalma olmamıştır. Elde edilen sonuçlar, PCOS'lu hastaların erken dönemlerinde kardiyovasküler ve metabolik hastalıkları öngörmede ve gerekli önlemlerin erken yaşlarda alınmasının gerekliliğini göstermesi açısından önemli verilerdir. PCOS'lu olguların uzun dönemde KVH gelişme riskini önlemede folik asit kullanımının rol oynayabileceğini düşünmek için daha çok erken olduğu düşünülmektedir.
Author
Figen Beşyaprak
How to Cite
Figen Beşyaprak (Tıpta Uzmanlık Tezi). Polikistik over sendromu olan hastalarda folik asitin kardiyovasküler risk parametrelerine etkisi, 2011, Dokuz Eylül University.
Keywords
License
Tüm Hakları Saklıdır
This work is shared under the specified license terms.
More theses from Dokuz Eylül University
- Açık plan ofislerde konuşma anlaşılırlığı parametrelerinin analizi(2021)
- Urla bölgesi kırsal mimari mirasının karakteristikleri ve koruma sorunları(2019)
- AFAD gönüllülük sisteminin etkin müdahale açısından analiz(2020)
- Mars habitatlarının yapısal açıdan irdelenmesi(2022)
- 21. yüzyıl postmodernizmi bağlamında çevresel grafik tasarım ve kamusal enstalasyon(2022)
- Muâviye b. Ebî Süfyân'a yöneltilen eleştiriler(2019)
