Master'sOpen Access

Maïssa Bey yazınında kadın portreleri

2024
0 views
0 downloads
Advisor: Dr. Öğr. Üyesi Ahmet Özkan

Abstract (EN)

Bu çalışma, 1950 yılında Cezayir'de doğan ve halen edebiyat hayatına devam eden Fransızca konuşan ve yazan Cezayirli yazar Maïssa Bey'in eserlerindeki kadın portrelerini ele almaktadır. Bey, kadınlar hakkında yazdıklarıyla tanınır. Eserlerinde her yaştan, sosyal sınıftan ve geçmişten kadına yer verir. Ancak bu kadınların ortak noktaları, okurların onları gerçek yaşamlarında da tanıyabilmeleri, gerçek hayatın bir parçası olmalarıdır. Çalışmamız üç ana bölüme ayrılmıştır. İlk bölümde Cezayir'in tarihsel, dilsel ve edebi bağlamı ele alınmaktadır. İkinci bölümde feminizm ve feminist yazının kuramsal yaklaşımı incelenmektedir. Son olarak, Maïssa Bey'in eserlerindeki kadın portreleri, yazarlardan, araştırmacılardan ve entelektüellerden örnekler ve alıntılarla açıklanmaktadır. Çalışmamızın birinci ve ikinci bölümleri Maïssa Bey'in oluştuğu bağlamı anlamak için faydalıdır. Üçüncü bölüm ise karakterlere ve bu karakterlerin kendilerini içinde buldukları durumlara ayrılmıştır. Bu çalışmanın amacı, Maïssa Bey'in edebi evrenini anlamak ve onu kadınları kadınlar hakkında konuşturmak için yazmak amacıyla dişil yazı tarzını benimsemeye iten nedenleri anlamaktır. Daha önce de belirtildiği gibi, ilk bölümümüz Cezayir'in tarihsel, dilsel ve edebi bağlamına genel bir bakıştan oluşmaktadır. Tarihsel olarak, ülke her zaman yabancılar tarafından işgal tehdidi altında olmuştur, ancak en büyük değişiklik Fransız sömürgeciliği ile gelmiştir. Fransa Cezayir'i kendi toprağı olarak görmüş ve kendi düzenini kurmuştur. Bu yeni düzenle birlikte Fransız kültürü Cezayir kültürünün önüne geçmiştir. Cezayirliler'e karşı bir kültürsüzleştirme ve asimilasyon politikası uygulanmıştır. Bu politika Fransızca dili ve öğretimi üzerinden hayata geçirilmiştir. Bu durum Cezayir'de dilsel bir ikilik yaratmış ve toplumda Fransız yönetiminin kurallarını benimsemeyi reddeden bir tepki de oluşmuştur. Bu ikiliği edebiyatta da görmekteyiz. Bir tarafta Arapça konuşulan Cezayir edebiyatı, diğer tarafta ise Maïssa Bey'in de bir parçası olduğu Fransızca yazılan Cezayir edebiyatı vardır. Bu bölümde Fransızca yazılan Cezayir edebiyatına ve bu edebiyatın en önemli yazarlarına bakacağız. Bir sonraki bölümde, Fransızca yazılan Cezayir edebiyatındaki kadın yazarlara daha yakından bakacağız. Bu kez daha derinlemesine bir bakışla onları üç farklı kategoride inceleyeceğiz: ilk kadın yazarlar, ikinci kuşak ve 1980 sonrası yazarlar. Tarihsel olayları anlamak, Cezayir tarihini bir bağlam olarak kullanan Maïssa Bey'in eserlerinde kendimizi daha iyi konumlandırmamızı sağlayacağı için bu çalışma için yararlı olacaktır. Ayrıca, Cezayir'deki dilsel durum hakkında daha fazla bilgi sahibi olmak, Maïssa Bey'in durumunu ve kimlik kavramını anlamamıza da yardımcı olacaktır. Ülke ve yazar arasında bir paralellik de gözlemlenmektedir. Son olarak, Fransızca yazılan Cezayir edebiyatının ve özellikle de kadın yazarlarının incelenmesi, Maïssa Bey'in edebi mirasının yanı sıra çağdaşlarının mirasını ve ortak taleplerini anlamamıza yardımcı olacaktır. Çalışmamızın ikinci bölümü teorik yaklaşıma ayrılmıştır. Bu bölümün ilk kısmı iki alt bölüme ayrılmıştır. İlk alt bölüm feminizm ile ilgilidir. Analiz kolaylığı açısından bu ideolojik hareketi üç dalgaya ayırıp her bir dalganın özelliklerini ve ortaya çıktıkları koşulları belirlemeye çalışıyoruz. Bu çalışma, ikinci alt bölümde inceleyeceğimiz dişil yazıyı daha iyi anlamamıza yardımcı olacaktır. Dişil yazı, kadın özneye ayrıcalık tanıyan bir yazımdır. Kadınları kendileri hakkında konuşmaya, erkekler tarafından yazılmak yerine yazmaya cesaret etmeye teşvik eder. Başka bir deyişle, nesne olmak yerine özne olmaya teşvik eder. Bu bölümün ikinci kısmı Cezayir'de feminizm ve Cezayirli dişil yazı ile ilgilidir. Bu alt bölüm Maïssa Bey'in evrenine bir geçiş gibidir. Bu bölümde, Doğu dünyasındaki düzen ile Batı'nın düzeni aynı olmadığı için Cezayir feminizminin Batı feminizmi ile paralel gitmediğini göreceğiz. Toplum ve dinamikleri Batı'dakinden farklıdır. Bu bölümün son kısmı Maïssa Bey ve onun edebi evrenine odaklanmaktadır. İlk alt bölüm onun bir yazar olarak bağlılığını ele almaktadır. Kısa bir biyografinin ardından, eserlerine atıfta bulunulacak ve ardından bağlılığının nelerden oluştuğunu göreceğiz. Bu bölümün ikinci alt bölümü Maïssa Bey'in eserlerinin merkezinde yer alan temaları ele alıyor: tarih, kadınlık durumu ve kadın kimliği. Tezin bu bölümü bir alt bölüm olmasına rağmen, kendisinden önceki tüm bölümleri özetlemektedir, çünkü Maïssa Bey'in tarihsel temasını anlamak için, yazarın sık sık atıfta bulunduğu ülkenin dilsel sorunlarını, Cezayir tarihini ve Cezayir edebiyatını bilmek gerekir. Kadınlık durumu teması feminizmin ve dişil yazının etkisini yansıtır, aynı şekilde kadın kimliği teması da dişil yazının amaçlarından biri olan kendi üzerine düşünmeye işaret eder. Üçüncü bölümde Maïssa Bey'in kadın kavramı inceleniyor. İlk olarak, yazarın yarattığı kadın portreleri üzerine bir bölüm var. İlk alt bölüm "Toplumsal statüsünü kabul eden kadınlar ve norm dışı kadınlar" başlığını taşıyor. Bu alt bölümde, Maïssa Bey'in eserlerinden örnekler vereceğiz. Önce kurulu erkek düzenini kabul eden geleneksel kadınlardan sonra geleneğe, kadın olarak kendilerinden beklenene boyun eğmeyen marjinal kadınlardan örnekler verilecektir. Norm dışı denilen kadınlar, kadına atfedilen stereotipi yok etmeyi amaçlayan bir özgürlük arayışı içinde olan kadınlardır. İkinci alt bölüm, bir şiddet nesnesi olarak kadın bedenine odaklanıyor. Öncelikle Maïssa Bey'in çalışmalarında genel olarak şiddetin bir özne olarak varlığına dikkat çekeceğiz. Bu şiddet betimlemesi Cezayir'in şiddet dolu geçmişinden kaynaklanmaktadır, çünkü bu şiddeti anlatan sahneler bağımsızlık savaşıyla ilgilidir. İkinci olarak, şiddet kadın bedenine yöneliktir. Bey'in eserlerinde kocalardan eşlere, babalardan çocuklara karşı yapılan her türlü şiddetin yanı sıra tecavüzü de görüyoruz. Üçüncü alt bölüm yine kadın bedeniyle ilgili, ancak bu kez bir baştan çıkarma nesnesi olarak kadın bedeni inceleniyor. Cezayir toplumunun kuralları erkek algılarına dayandığı için erkekler kadınları baştan çıkaran nesneler olarak gördüklerinden gizlenmeleri ve kamusal alanla etkileşimlerinin sınırlandırılması gerektiğini düşünmektedirler. Dahası, bir baştan çıkarma nesnesi olarak kadın bedeni, kadın bedeninden etkilenmeye izin verdikleri için eril ihtiyaçlarını ön planda tutan erkeklerin zayıflığını gösterir. Kadınlar için ise kadın bedeni bir utanç ve suçluluk kaynağıdır. Menstrüasyon, bedensel haz, kürtaj ve eşcinsellik kadın bedeniyle ilgili konulardır. Ancak, Cezayir toplumunun değer yargıları erkeklere ait olduğu için, utanç ve suçluluk korkusuyla bu konuların kamusal alanda konuşulması mümkün değildir. Kadınlarla ilgili her şey özelde, gizli kalmak zorundadır. Son alt bölümde, kamusal yaşamda tabu haline gelen bu yasaklara bir çözüm olarak kadın dayanışması gösteriliyor. Kadınlar kendilerine ait ve yalnızca kadınların girebildiği bir yer yaratıyor ve erkeklerin alanı olan dış dünyadan soyutlamış oluyorlar. İkinci ve son bölüm kadın ve erkek arasındaki ilişkiyi ele almaktadır. İlk alt bölüm "Anne babaya karşı" başlığını taşıyor ve hem anne hem de baba örneklerine yer veriyor. Geleneksel ve marjinal kadınlarda olduğu gibi, iki tür anne örneği veriliyor: geleneksel olanlar ve geleneğe karşı çıkmaya cesaret edenler. Aynı durum babalar için de geçerlidir. Yine de Maïssa Bey'in çalışmalarında erkek figürünün neredeyse hiç bulunmadığını belirtmek önemlidir. Çoğu zaman ya yokturlar ya da isimsiz ve arka plandadırlar. Bu seçim, okuyucuların kadın karakterlere odaklanabilmesi için bilinçli olarak yapılmıştır. İkinci alt bölüm erkeklerin kadınlar üzerindeki üstünlüğü ile ilgilidir. Bu da yine erkeklerin kadınlardan daha iyi oldukları algısının bir sonucudur. Son iki alt bölüm ise sırasıyla kadın ve erkek arasındaki iletişimsizlik ve karı-koca arasındaki cinsel ilişkileri ele almaktadır. Bu alt bölümlerde de Bey'in eserlerinden alınan örneklerle iki cinsiyet arasındaki iletişimsizliğin yine fallosantrik toplumun bir sonucu olduğunu görüyoruz. Bu bölümü bitirirken, Maïssa Bey'in ezilen kadınların sessizliğini, onları eserlerinin merkezine koyarak, onların koşullarından, ruh hallerinden bahsederek reddettiğini söyleyebiliriz. Son olarak, Maïssa Bey'in kadınların statüsünü iyileştirme taahhüdünü gerçekleştirmek için okuyuculara gerçekçi kadın portreleri sunmaya çalıştığı söylenebilir. Ülkesinin tarihinin izlerini taşıyarak, kadınları kendilerini özgürleştirmeye, soru sormaya ve erkek baskısını ortadan kaldırmanın yollarını bulmaya teşvik etmek istiyor.

Author

Dr. Gözde Şahin Yaman

How to Cite

Gözde Şahin Yaman (Master Thesis). Maïssa Bey yazınında kadın portreleri, 2024, Galatasaray University.

Keywords

License

Tüm Hakları Saklıdır

This work is shared under the specified license terms.

More theses from Galatasaray University