Tıpta UzmanlıkAçık Erişim

Preterm doğumlarda yenidoğan respiratör distress sendromunun pulmoner arter doppler incelemesi ile öngörülmesi

Bu tez size mi ait?

Bu kayıt toplu arşivden geldi. Sizinse profilinize bağlayın.

2018
0 görüntülenme
0 i̇ndirme

Özet (TR)

Bu çalışmada Pulmoner basıncın dolaylı değerlendirilmesine yol açan fetal pulmoner arter Doppler indekslerinin, neonatal RDS'yi dolaylı olarak öngörmede kullanılabileceğini düşünmekteyiz. Bu nedenle bu çalışmada preterm doğumlarda yenidoğan respiratör distress sendromunun pulmoner arter doppler incelemesi ile öngörülmesi amaçlanmıştır. Prospektif kohort araştırması olarak yürütülen bu çalışmada, Temmuz 2018- Aralık 2018 tarihleri arasında Ege Üniversitesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Anabilim Dalı'nda 37. gebelik haftasından önce doğum yapmış doğumsal anomali ve gebelik komplikasyonu olmayan gebelerden doğan 32 preterm yenidoğan çalışmaya dahil edilmiştir. Tek bir deneyimli perinatoloji hekimi tarafından tüm hastalara fetal pulmoner arter Doppler akımları elde etmek için ultrason muayenesi yapıldı. Doppler ultrason muayenesi doğum öncesi son 3 gün içerisinde bakıldı. Pulmoner arter akselerasyon zamanı(AT), pulmoner arter ejeksiyon zamanı(ET) ve akselerasyon zamanının ejeksiyon zamanına oranı (PATET) hesaplandı. Çalışmağa dahil edilen tüm gebelere kortikosteroid tedavisi uygulandı . Doğumdan sonra yenidoğanlar RDS (+) ve RDS (-) olarak RDS tanısına göre gruplandırıldı. İstatatistiksel analizlerde SPSS 23.0 (Statistical Packages for Socia Sciences; SPSS Inc., Chicago, Illinois, USA) programı kullanılmıştır. Tüm istatistiksel değerlendirmelerde α yanılma düzeyi 0.005 olarak alındı ve p≤0.05 anlamlı kabul edilmiştir. Çalışma sonucunda, 4 hastada RDS(+) ve 28 hastada RDS(-)'di. RDS (+) hastaların yaş ortalaması 29,25±8,42 yıl olurken, RDS (-) olan hastaların yaş ortalaması 32,57±4,58 yıl olarak saptanmıştır. RDS(+) ve RDS(-) gruplarının yaş ortalamaları arasında istatistiksel farklılık gözlenmiştir (p<0,05). Fakat gruplar arsında boy, kilo, BMI,gravida ve parite açısından anlamlı bir ilişki saptanmamıştır (p>0,05). Pulmoner Arter Akselerasyon Süresi RDS(+) olan grupta 76,01±10,86 sn olurken, RDS (-) olan grupta 70,04±21,92 sn olarak tespit edilmiştir. Gruplar arasında istatistiksel farklılık gözlenmiştir (p=0,002). Pulmoner Arter Ejeksiyon Süresi açısından değerlendirildiklerinde RDS(+) olan grupta 233,51±127,58 sn olurken, RDS (-) olan grupta 244,14±52,14 sn olarak tespit edilmiştir. Gruplar arasında istatistiksel farklılık gözlenmiştir (p=0,004). Hasta grupları PATET açısından değerlendirildiklerinde RDS(+) olan grupta 0,38±0,13 olurken, RDS (-) olan grupta 0,29±0,08 olarak tespit edilmiştir. RDS(+) ve RDS (-) gruplarının PATET ortalamaları arasında istatistiksel farklılık gözlenmiştir (p=0,003). Bu çalışmanın sonuçları fetal PATET değerleri ile neonatal RDS varlığı arasında ters bir korelasyon olduğunu göstermiştir. Bu nedenle, fetal PATET oran ölçümünün umut verici, invazif olmayan, tekrarlanabilir ve kabul edilebilir düzeyde özgüllük, duyarlılık ve negatif öngörü değerleri olarak güvenilir bir yöntem olduğunu öneriyoruz. Anahtar Kelimeler: Preterm Doğum, Doppler Ultrason, Prenatal Tanı, Pulmoner Arter Akselerasyon Zamanı, Pulmoner Arter Ejeksiyon Zamanı, Akselerasyon Zamanının Ejeksiyon Zamanına Oranı, Respiratuvar Distres Sendromu

Yazar

Lena Baghırova

Bu Yayına Nasıl Atıf Yapılır

Lena Baghırova (Tıpta Uzmanlık Tezi). Preterm doğumlarda yenidoğan respiratör distress sendromunun pulmoner arter doppler incelemesi ile öngörülmesi, 2018, Ege University.

Anahtar Kelimeler

Lisans

Tüm Hakları Saklıdır

Bu eser belirtilen lisans koşulları altında paylaşılmaktadır.

Ege University tezlerinden daha fazlası