Pulmoner hipertansiyon hastalarında uyku bozuklukları sıklığı ve özellikleri
2015
0 görüntülenme
0 i̇ndirme
Danışman: Prof. Dr. Can Sevinç
Özet (TR)
Amaç: Pulmoner hipertansiyon (PH), sağ ventrikül yetmezliğine neden olan ve tedavi edilmediği durumlarda ölüme yol açan, progresif pulmoner vasküler direnç artışı ile seyreden kronik bir hastalıktır. Klinikte pek çok hastalık PH'a neden olabilmektedir. Uyku ile ilişkili solunum bozukluğu PH olgularında sıklıkla görülmektedir. Bu nedenle kılavuzlarda, PH tanısı olan olgulara polisomnografi ve noktürnal oksimetri yapılması önerilmektedir. Çalışmamızda PH hastalarında görülen uyku ile ilişkili solunum bozukluğu (OSA, CSA, noktürnal desatürasyon) sıklığını, özelliklerini ve diğer parametrelerle ilişkisini belirlemeyi amaçladık. Gereç ve Yöntem: Çalışmaya PH tanısı olan 32 hasta alındı. Hastaların antropometrik özellikleri, sigara öyküleri, PH grubu, fonksiyonel sınıfları, ekokardiyografi bulguları, sağ kalp kateterizasyonu bulguları, SFT bulguları, altı dakika yürüme testi (6DYT) sonuçları ve kan gazı analizi sonuçları kaydedildi. Olguların tümüne polisomnografi yapıldı ve verileri kaydedildi. Bulgular: Olguların 25'i kadın (%78,1), 7'si erkekti (%21,9). Ortalama yaş 58,2±2,5, ortalama BMİ 30,5±1,2 olarak bulundu. Olguların %40,6'sını grup 1 yani PAH olguları oluşturmaktayken, %59,4'ünü diğer gruplar (grup 2, 3, 4 ve 5) oluşturuyordu. Olguların NYKC fonksiyonel sınıflamasına göre %50'sini sınıf 1-2, %50'sini sınıf 3-4 olgular oluşturuyordu. Olguların AHİ değeri ortalama 19,6±5,1/h olarak bulundu. Olguları uyku ile ilişkili solunum bozukluğunun ağırlığına göre gruplandırdığımızda; olguların 10'unda (%31.2) AHİ>15 olarak bulundu. Bu olguların kilo (p=0,01), BMİ (p=0,006) değeri anlamlı olarak yüksek iken, N3 uyuma süresi (p=0,04), uykuda en düşük oksijen satürasyonu (p=0,01) ve 6DYT mesafesi (p=0,05) anlamlı olarak düşük bulundu. Olguların 7'sinde AHİ>30 olarak bulundu. Bu olguların sağ ventrikül çapı (RV) (p=0,04) ve sağ atrium basıncı (p=0,01) değerleri anlamlı olarak yüksek idi. Olgular noktürnal desatürasyon varlığına göre; uykuda ortalama oksijen satürasyonu ≤%88 olan ve >%88 olan olgular olarak ayrıldığında, Grup 1 (PAH) olgularında noktürnal desatürasyonu olan olgu sayısının diğer gruplara kıyasla anlamlı olarak yüksek olduğu saptandı (p=0,01). Noktürnal desatürasyonu olan olgularda, PAB (p=0,02), sağ ventrikül çapı (RV) (p=0,002) anlamlı olarak yüksek iken, 6DYT mesafesi (p=0,03), kan gazı analizinde PaO2 (p=0,007), dinlenme halindeki oksijen satürasyonu (p=0,004) anlamlı olarak düşük bulundu. Tartışma: Daha önce yapılan araştırmalarda olduğu gibi çalışmamızda da, PH hastalarında; dinlenme halinde ya da egzersiz sırasında desatürasyon olmasa bile, OSA ve nokturnal desatürasyon gibi uyku ile ilişkili solunum bozukluklarının sık görüldüğü saptanmıştır. Bu nedenle PH tanısı alan tüm olgulara; grubu belirlenirken, tanı aşamasında ya da tanı konulduktan sonra PSG ve noktürnal oksimetri incelemesi yapılmasının gerekli olduğu sonucuna varılmıştır. Anahtar Sözcükler: Pulmoner hipertansiyon, uyku ile ilişkili solunum bozukluğu, apne-hipopne indeksi, noktürnal desatürasyon, polisomnografi
Yazar
Dr. Özge Karakılıç
Bu Yayına Nasıl Atıf Yapılır
Özge Karakılıç (Tıpta Uzmanlık Tezi). Pulmoner hipertansiyon hastalarında uyku bozuklukları sıklığı ve özellikleri, 2015, Dokuz Eylül University.
Anahtar Kelimeler
Lisans
Tüm Hakları Saklıdır
Bu eser belirtilen lisans koşulları altında paylaşılmaktadır.
Dokuz Eylül University tezlerinden daha fazlası
- Mars habitatlarının yapısal açıdan irdelenmesi(2022)
- 21. yüzyıl postmodernizmi bağlamında çevresel grafik tasarım ve kamusal enstalasyon(2022)
- Açık plan ofislerde konuşma anlaşılırlığı parametrelerinin analizi(2021)
- AFAD gönüllülük sisteminin etkin müdahale açısından analiz(2020)
- W.A. Mozart' ın, J. N. Hummel' in ve C. M. Von Weber' in fagot konçertolarının müzikal analizleri(2006)
- Profesyonel dansçılarda kas iskelet sistemi yaralanmaları(2006)