Master'sOpen Access

Ratlara dietilnitrozamin ve fenobarbital verilerek oluşturulan deneysel karaciğer hasarına karşı oleuropein'in koruyucu etkisi

2018
0 views
0 downloads
Advisor: Prof. Dr. Penbe Sema Temizer Ozan

Abstract (TR)

Kanser; belli bir doku veya organdaki hücrelerin kontrolsüz biçimde bölünerek bir kitle veya tümör oluşturması, tümörden ayrılan kanserli hücrelerin kan veya lenf dolaşımı aracılığı ile vücudun diğer bölgelerine ulaşıp yeni tümör kolonileri meydana getirmesi ve tedavi edilmez ise ölümle sonuçlanan ciddi bir hastalıktır. Kansere genetik hassasiyetin yanında beslenmenin de etkisi büyüktür. Hava, su, toprak kirliliği ve bu şartlarda yetişen, işlem gören, depolanan ve tüketime sokulan bitkisel ve hayvansal gıdaların tüketilmesi de kansere neden olan çevresel etkenlerin başında sayılabilir. Oldukça tanınmış karsinojenik bileşikler nitrozaminlerdir. Dietilnitrozamin (DEN) de hepatikkarsinomaya sebep olan bir nitrozamin bileşiğidir. DEN' in metabolitleri, DNA'ya bir ve ya iki oksidasyon sağlayan elektron ile kovalent bağlanarak tümör geliştiricilerinin bağlanmasına aracılık etmektedir. Fenobarbital, generalize ve parsiyel epilepsilerin kontrolünde kullanılan genel merkezi sinir sistemi baskılayıcısı olarak bilinmektedir. Kanda yaklaşık %50 oranında proteinlere bağlı olarak dolaşır. Fenobarbital'in farmakokinetiğini belirgin şekilde etkileyen ilaç etkileşimleri daha az olduğu halde fenobarbital hepatik sitokromP450 enzim sistemini indükleyerek pek çok ilacın farmakokinetiği üzerine metabolizmalarını hızlandırıcı yönde etki yapmaktadır. Oleuropein, zeytin meyvesi ve zeytin yaprağında önemli biyolojik özelliklere sahip fenolik maddelerce zengin bir bileşiktir. Besinlerde yer alan ve sağlımız için olumlu etkileri bulunan bileşikler, fenolik bileşiklerdir. Oleuropein'in antimikrobiyal, antiviral ve antifungal etkilerinin olduğu, yapılan çalışmalar sonucu görülmüştür. Oleuropein maddesi zeytin ağacı veya yaprağından elde edilen toksik özellikte olmayan, kansere engel olan bir etkiye sahiptir. Oleuropein, kanserli hücrelerin çevresini geri dönüşümsüz olarak sarar. Böylece çoğalmalarını, yayılmalarını ve başka bölgelere sıçramalarını engeller. Belirli bir miktarda ilaç halinde alımıyla da, ileri derecedeki kanserli hücrelerin kas liflerini bölerek çoğalmalarını önlemektedir. Yapılan bu çalışmada, ratlara karsinojenik bir madde olan Dietilnitrozamin (DEN) ve Fenobarbital (FB) verilerek oluşturulacak karaciğer hasarına karşı Oleuropein' in herhangi bir koruyucu etkisinin olup olmayacağının araştırılması amaçlanmıştır. Çalışmada, 220±20gr ağırlığında Sprague-Dawley cinsi 50 adet erkek rat denek olarak kullanılmıştır. Denekler; Kontrol Grubu, Dietilnitrozamin (DEN) grubu, Dietilnitrozamin (DEN) ve Fenobarbital (FB) Grubu, DEN+FB+Oleuropein(OLE ) grubu ve Oleuropein(OLE) grubu olmak üzere 5 gruba ayrılmıştır. Deney sonunda tüm gruplardaki ratlara ketamin 75 mg/kg+xylazine 10mg/kg intraperiteneal (ip) uygulanmış ve ratlar dekapite edilmiştir. 8 haftalık deney süresi sonunda dekapite edilen ratların kan ve karaciğer dokuları alınmıştır. Kan ve karaciğer dokularında Malondialdehit (MDA), Katalaz (CAT), Süperoksit dismutaz (SOD), Glutatyon (GSH), protein ve kan dokuda da aynı parametrelerin tayinleri yapılmıştır. İstatistik metodları kullanılarak gruplar arası farklılık olup olmayacağı saptanmıştır. Karaciğer ve kanda ki değişikler histolojik olarak da incelenmiştir. Karaciğer MDA düzeyleri kıyaslandığında, tüm gruplarda kontrol grubuna göre artma olduğu gözlenmiştir. DEN+FB grubuyla kıyaslandığında DEN+FB+OLE grubunda anlamlı azalma saptanmıştır. Karaciğer CAT düzeyleri kıyaslandığında, OLE grubu DEN, DEN+FB ve DEN+FB+OLE gruplarına göre anlamlı azalma göstermiştir. Tüm gruplar arasındaki karaciğer GSH düzeyleri kıyaslandığında, DEN ve DEN+FB gruplarında kontrol grubuna göre anlamlı bir azalma gözlenirken, OLE ve DEN+FB+OLE grubunun kontrol grubu ile uyumlu olduğu görülmüştür. Karaciğer SOD düzeyleri kıyaslandığında ise gruplar arasında fark tespit edilememiştir. Kan MDA düzeylerine bakıldığında, DEN+FB grubunda kontrol grubuna göre anlamlı bir artma gözlenirken, OLE grubunda anlamlı bir azalma gözlenmiştir. DEN+FB+OLE grubunda ise değerler kontrol değerine yaklaşmış, DEN+FB grubuna kıyasda ise anlamlı bir düşüşe geçmiştir. Kan CAT düzeyleri kıyaslandığında OLE grubunda DEN+FB grubuna göre anlamlı bir artış göstermiştir. DEN+FB+OLE grubunda da DEN+FB grubuna göre yine anlamlı bir artış görülmüştür. Tüm gruplar arasındaki kan GSH düzeyleri kıyaslandığında da OLE grubunda kontrol grubuna göre anlamlı bir artış gözlenirken, DEN ve DEN+FB gruplarında kontrole göre anlamlı bir azalma gözlenmiştir. DEN+FB+OLE grubu ile kontrol gubu arasında istatiksel olarak anlamlı bir fark bulunamamıştır. Kan SOD düzeyleri kıyaslandığında ise DEN+FB grubunda kontrol grubuna göre anlamlı bir azalma olduğu görülmektedir. DEN+FB+OLE ve OLE gruplarında SOD değerlerinin kontrol değerleri arasında bir fark bulunamamıştır. Sonuç olarak karaciğer karsinogenezinde oksitatif stresin önemli bir role sahip olduğunu ve hepatokarsinogenez ile lipid peroksidasyonu arasında ilişki olduğu söylenebilir. CAT, H2O2 'i zararsız yan ürünlere dönüştürdüğü için hücresel hasarın şiddetinde önemli rol oynamaktadır. Karaciğer hasar oluşumu sırasında bu dozlarda ve sürede Oleuropein uygulamasının rat kan ve karaciğer parametre düzeyleri üzerinde oksitatif strese karşı koruyucu etkilerinin olabileceği düşünülebilir. Zeytin tarımı yapılan ülkelerde üretim maliyetleri düşük olan ve oksidatif hasara karşı kullanılan Oleuropein' in tedaviye yönelik kullanımının gerçekleştirilebilmesi için ileri çalışmaların yapılması gerekmektedir.

Author

Dr. Nezihe Nurefşan Özeren

How to Cite

Nezihe Nurefşan Özeren (Yüksek Lisans Tezi). Ratlara dietilnitrozamin ve fenobarbital verilerek oluşturulan deneysel karaciğer hasarına karşı oleuropein'in koruyucu etkisi, 2018, Fırat University.

License

Tüm Hakları Saklıdır

This work is shared under the specified license terms.

More theses from Fırat University