Medical SpecialtyOpen Access

Respiratuar sinsityal virus ile Respiratuar sinsityal virus dışı bronşiyolit geçiren çocuklarda tekrarlayan hışıltı, atopi riski ve serum interlökin-4, interlökin-13, interferon-gama düzeylerinin karşılaştırılması

2010
0 views
0 downloads
Advisor: Prof. Dr. Özkan Karaman

Abstract (TR)

AMAÇ: Akut bronşiyolit (AB), özellikle iki yaş altı çocuklarda alt solunum yollarının en sık görülen hastalığıdır. Bir yaş altı çocuklarda en sık hastaneye yatış nedenlerinden biridir. Vakalarının %50-90'ından respiratuar sinsityal virüs (RSV) sorumludur. Yapılan çalışmalarda hayatın erken döneminde RSV enfeksiyonu geçiren infantlarda tekrarlayan hışıltı ataklarının görülebildiği ve astım gelişme riskinin arttığı gösterilmiştir. Bu çalışmanın amacı; RSV enfeksiyonu geçiren çocuklarda tekrarlayan hışıltı atakları ile atopi ve serum sitokin [ interlökin-4 (IL-4), IL-13, interferon-gama (IFN-gama)] düzeyleri arasındaki ilişkinin saptanması, RSV dışı viral bronşiyolit geçiren hastalarla bu hastaların kıyaslanması ve tekrarlayan hışıltı patogenezinde sitokinlerin rolünün tartışılmasıdır.HASTALAR VE YÖNTEM: Çalışma Ocak 2006 ile Kasım 2008 tarihleri arasında Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı'nda gerçekleştirildi. Solunum ve Allerji polikliniği, Acil Servis ve yataklı servisde görülerek ilk kez AB tanısı alan, nazofarengeal yıkama sıvısında RSV antijeni çalışılan (PCR ile) 0-36 ay arası çocuklar çalışmaya alındı. Hastalar altı ayda bir aynı hekim tarafından değerlendirildi. Hastaların cinsiyeti, doğum haftası, doğum ağırlığı, sigara teması, anne sütü alma süresi, annenin eğitim durumu, ailenin gelir durumu, kardeş sayısı, yaşadıkları evin özellikleri, evde tüylü hayvan beslenmesi, ailede astım, allerjik rinit ve atopi öyküsü, ilk bronşiyolit geçirdiği yaş, çocukta allerjik rinit, atopi ve tekrarlayan hışıltı atakları izlem sırasında kaydedildi. Hastalar en az bir yıl izlendikten sonra bir kereye mahsus olmak üzere kan örneği alındı. Total eozinofil sayısı, serum immunglobulin E (IgE), IL-4, IL-13 ve IFN-gama düzeyleri çalışıldı. Atopinin değerlendirilmesi amacıyla her hastaya deri prick test yapıldı.BULGULAR: 70 hasta çalışmaya alındı. Bu hastaların 40'ı (%57,1) RSV pozitif, 30'u (%42,9) RSV negatif grupta yer almaktadır. Çalışmaya katılan hastaların 29'u (%41,4) kız, 41'i (%58,6) erkektir. Prematüre doğum öyküsü olan hastalar çalışmaya dahil edilmemiştir. Her iki grup arasında doğum şekli, prenatal ve postnatal sigara teması, annelerin eğitim durumu, ailenin ortalama aylık geliri, yaşadıkları evin özellikleri, kreşe gitme, ailede allerjik hastalık öyküsü benzerdir. Respiratuar sinsityal virüs negatif grupta doğum ağırlığı daha düşük saptanmıştır (p=0,015). Respiratuar sinsityal virüs pozitif grupta hastaneye başvuru yaşı ortalama 6,4 ay (1-33 ay), RSV negatif grupta 9,5 ay (1-30 ay) olup; RSV negatif grupta başvuru yaşı daha düşük bulunmuştur (p=0,031). Respiratuar sinsityal virüs pozitif grupta %35 hastada, RSV negatif grupta %53,3 hastada tekrar hışıltı atağı gözlenmiştir. Her iki grup arasında tekrarlayan hışıltı açısından anlamlı fark saptanmamıştır (p=0,064). Total eozinofil sayısı ve serum IgE düzeyi her iki grupta benzerdir. Serum IL-4 düzeyi RSV pozitif grupta ortalama 20,43 pg/mL, RSV negatif grupta 40,77 pg/mL saptanmış olup RSV negatif grupta anlamlı olarak daha yüksek bulunmuştur (p=0,002). Serum IL-13 düzeyi RSV pozitif grupta 22,61 pg/mL, RSV negatif grupta 63,68 pg/mL'dir. Her iki grup arasında serum IL-13 düzeyleri benzer saptanmıştır (p=0,565). Serum IFN-gama düzeyi ise RSV pozitif grupta ortalama 90,12 pg/mL, RSV negatif grupta 162,57 pg/mL olup RSV negatif grupta daha yüksek saptanmıştır (p=0,003). Total eozinofil sayısı, serum IgE, IL-4, IL-13 ve IFN-gama düzeyleri ile tekrarlayan hışıltı atakları açısından anlamlı bir ilişki saptanmamıştır. Her iki grupta birer hastada deri prick test pozitifliği saptanmış ve atopi gelişimi açısından değerlendirme yapılamamıştır. Doğum ağırlığı, doğum şekli, prenatal ve postnatal sigara teması, annenin eğitim durumu, ailenin ortalama aylık geliri, ailede allerji öyküsü, yaşadıkları evin özellikleri, kreşe gitme ile tekrarlayan hışıltı arasında korelasyon saptanmamıştır.SONUÇ: Respiratuar sinsityal virüs bronşiyoliti ile RSV dışı bronşiyolit arasında tekrarlayan hışıltı atakları açısından bir fark saptanmamıştır. Total eozinofil sayısı, IL-13 ve IgE düzeyleri her iki grupta benzerdir ve tekrarlayan hışıltı atakları bu parametrelerle tek başına anlamlı bulunmamıştır. Serum IL-4 ve IFN-gama düzeyleri RSV negatif grupta daha yüksek bulunmuştur ancak tekrarlayan hışıltı atakları ile anlamlı korelasyon saptanmamıştır. Hışıltı ve astım patogenezi multifaktöriyeldir. Respiratuar sinsityal virüs dışındaki viral enfeksiyonlar da tekrarlayan hışıltıya neden olabilir. Patogenezin daha iyi anlaşılması ve hangi viral etkenin hışıltı patogenezinde daha fazla sorumlu olduğunun bulunması için daha fazla çalışmaya ihtiyaç vardır.

Author

Dr. Burçak Tatlı Güneş

How to Cite

Burçak Tatlı Güneş (Tıpta Uzmanlık Tezi). Respiratuar sinsityal virus ile Respiratuar sinsityal virus dışı bronşiyolit geçiren çocuklarda tekrarlayan hışıltı, atopi riski ve serum interlökin-4, interlökin-13, interferon-gama düzeylerinin karşılaştırılması, 2010, Dokuz Eylül University.

License

Tüm Hakları Saklıdır

This work is shared under the specified license terms.

More theses from Dokuz Eylül University