Medical SpecialtyOpen Access

Romatoid artrit ilişkili interstisyel akciğer hastalığı tutulumu olan hastalarda demografik, serolojik, klinik, radyolojik parametrelerin ve tedavi modalitelerinin kliniğe ve mortaliteye etkilerinin geriye dönük incelenmesi

2025
0 views
0 downloads
Advisor: Prof. Dr. Mustafa Ender Terzioğlu

Abstract (TR)

Giriş ve Amaç: Romatoid artrit (RA) hastalarında interstisyel akciğer hastalığı (RA-ILD) tutulumu morbidite ve mortalitenin en önemli belirleyicilerindendir. Bu çalışma ile kliniğimizde takip edilen RA-ILD hastalarında; hastalığın demografik ve serolojik özelliklerinin belirlenmesi, sigara ile olan ilişkisinin araştırılması, yüksek çözünürlüklü akciğer tomografisi (HRCT) ile fenotipik özelliklerinin ve tutulum şiddetinin tanımlanması, verilen tedavilerin RA-ILD hastalarındaki etkinliğinin değerlendirilmesi ve yüksek morbidite ve mortalite oranlarına sahip bu hastalığın mortalitesini etkileyen parametrelerin belirlenmesi, sonuç olarak tanı ve tedavi süreçlerini iyileştirmeye katkı sağlanması amaçlanmaktadır. Gereç ve Yöntem: Bu retrospektif çalışmada, kliniğimizde takip edilen 65 RA-ILD tanılı hasta değerlendirildi. Çalışmaya dahil edilen hastalar, romatoid artrit tanısı almış ve HRCT görüntüsünde interstisyel değişiklikler saptanmış bireylerden oluşmaktaydı. Demografik veriler, klinik bulgular, laboratuvar sonuçları, solunum fonksiyon testleri, HRCT görüntüleri ve uygulanan tedaviler hastane bilgi yönetim sistemi hasta dosyalarından elde edildi. Hastalık progresyonu ve mortalite ile yaş, cinsiyet, sigara öyküsü, serolojik test sonuçları, hastalık süresi, HRCT bulguları, RA aktivite skorları (DAS28-ESR), solunum fonksiyon testleri ve verilen tedaviler arasındaki ilişkiler araştırıldı. Bulgular: Çalışmaya dahil edilen 65 hastanın ortalama yaşı 67,14±9,52 yıl olup; %60'ı kadın, %40'ı erkekti. Katılımcıların %26,2'si hayatını kaybederken, exitus sebeplerinin %58,8'inin pulmoner kaynaklı olduğu tespit edildi. HRCT görüntüsünde akciğer tutulum oranı %20'nin üzerinde olan hastaların kaybedilme oranı anlamlı şekilde yüksek saptandı. Sigara kullanım oranları incelendiğinde; katılımcıların %47,5'inin sigara kullanmadığı, %27,9'unun ise yıllık 30 paketten fazla sigara tükettiği saptandı. Serolojik değerlendirmede RF ve ACPA pozitiflik oranları yüksek olup; RF için %60, ACPA için %71,4 olarak belirlendi. RA ve ILD arasında geçen süre 7,82±10,16 yıl olarak bulundu. HRCT değerlendirmelerinde en sık UIP paterni (%46,2) saptandı ve hastaların %32,3'ünde HRCT'de izlenen tutulum %20'den büyük olarak değerlendirildi. ILD tanısı konulduğunda hastaların %33,3'ü remisyondayken, bu oran son kontrolde %71,9'a yükseldi. Benzer şekilde başlangıçta yüksek hastalık aktivitesine sahip hastaların oranı %3,5 iken, son kontrolde yüksek hastalık aktivitesi saptanmadı. FVC ve DLCO değerleri zaman içinde düşüş gösterdi; son kontrol DLCO değeri ortalama 56,69±21,68 olarak bulundu. Tedavi açısından değerlendirildiğinde; hastaların %90,8'inin MTX, %75,4'ünün HCQ, %56,9'unun RTX aldığı görüldü. UIP paterni saptanan hastalara RTX uygulama oranı anlamlı olarak daha yüksekti. Tedavi ajanları ile mortalite arasında ilişki görülmedi. Sonuç: Çalışmamızda; RA-ILD hastalığının ileri yaşta, erkek cinsiyette, seropozitif olan hasta hastalarda, sigara öyküsü olanlarda daha sık görülmesi; RA-ILD mortalitesinin non-ILD RA hastalarına göre yüksek olması; ILD fenotipleri arasında en sık UIP paterninin görülmesi; UIP paterninde akciğer tutulum oranının daha yüksek olması; akciğerdeki tutulum oranı arttıkça pulmoner fonksiyon testlerinin bozulması ve mortalitenin artması gibi sonuçlar literatürden ayrışmamaktadır. Yine literatür ile benzer şekilde, seropozitivite ve DAS28 skoru ile ILD fenotipi arasında bir korelasyon görülmemiştir. Ancak yüksek titrede seropozitif olan hastalarda akciğerdeki hastalığın daha yaygın olabileceği bulgusu sayısal olarak anlamlı gözükse de istatistiksel olarak anlamlı bulunmamıştır. Kaybedilen hastalarda pulmoner fonksiyon testlerinin daha düşük, hastalık aktivitesinin daha yüksek olması; RA ve ILD arasında geçen sürenin kaybedilen hastalarda daha kısa olması; tanı anındaki DAS28-ESR'ye göre yüksek hastalık aktivitesine sahip hastaların ILD tanı anındaki FVC değerlerinin düşük, remisyondaki hastaların yüksek olması; UIP ve NSIP paterninde diğer paternlere göre PFT'nde düşüşün daha fazla olması; UIP paterninde mortalitenin yüksek olması sonuçları, sayısal olarak anlamlı gözükse de istatistiksel olarak anlamlı bulunmamıştır. Ancak bu sonuçlar literatür ile uyumludur. Çalışmamızda, benzer çalışmaların aksine sigara öyküsü arttıkça FVC ve DLCO değerlerinde anlamlı bir düşme görülmemiştir. Yine benzer araştırmaların aksine, TNFi ajanlarla -ve hiçbir tedavi ajanıyla- mortalite arasında istatistiksel olarak anlamlı bir ilişki saptanmamıştır. Daha önce yapılan araştırmalarda; seropozitivitenin pulmoner fonksiyon testlerine, seropozitivitenin ve sigara kullanımının mortalite üzerine etkilerine yönelik çelişkili bulgular olup, bizim çalışmamızda bu konularda anlamlı bir korelasyon görülmemiştir. Anahtar Kelimeler: Romatoid artrit, İnterstisyel akciğer hastalığı, Sigara, DAS28, Seropozitif, Seronegatif, FVC, DLCO, HRCT, UIP, DMARD, Mortalite

Author

Dr. Mehmet Fatih Şahiner

How to Cite

Mehmet Fatih Şahiner (Tıpta Uzmanlık Tezi). Romatoid artrit ilişkili interstisyel akciğer hastalığı tutulumu olan hastalarda demografik, serolojik, klinik, radyolojik parametrelerin ve tedavi modalitelerinin kliniğe ve mortaliteye etkilerinin geriye dönük incelenmesi, 2025, Akdeniz University.

Keywords

License

Tüm Hakları Saklıdır

This work is shared under the specified license terms.

More theses from Akdeniz University