Sanatın zihinsel bir etkinlik olarak tanımlanabilmesinin koşullarını zihin felsefesi bağlamında anlamaya yönelik bir araştırma
2025
0 görüntülenme
0 i̇ndirme
Danışman: Prof. Dr. Suat Karaaslan ; Dr. Öğr. Üyesi Şeref Erol
Özet (TR)
Bu tez çalışması "sanat zihinsel bir etkinliktir; fakat bütün zihinsel etkinlikler sanat değildir; o halde hangi zihinsel etkinlikler sanat olarak tanımlanabilir?" biçimindeki akıl yürütmeden türemektedir. "Hangi zihinsel etkinlikler sanat olarak tanımlanabilir?" sorusu bizi doğrudan "zihinsel etkinlik" deyiminin nasıl tanımlanması gerektiği biçimindeki zihin felsefesi problemine götürmektedir; "zihinsel etkinlik" deyiminin nasıl tanımlandığına bağlı olarak, sanatın zihinsel bir etkinlik olarak tanımlanabilmesinin koşulları da değişmektedir. Şimdi "sanat zihinsel bir etkinliktir." önermesi, zihinsel durum ve süreçlerin deney ve gözlem olanaklarının ötesinde bir şeymiş gibi görünmesi dolayısıyla fizikselliğin ardında bir tür hakikate gönderme yapar. Öyle ki bu hakikatte "fiziksel olan" ile "fiziksel olmayan" arasındaki ayrım belirleyici olur; bu belirleyici koşul sanat etkinliğinin varlığına ilişkin sorgulamaları ortak biyolojik eğilimlerin söz konusu olduğu veya olabileceği bir düzlemden koparır. Fakat halk psikolojisi bu ontolojik kopuşun karşısında konumlanır ve sanatın gayri-maddi olduğu varsayılan muhtevasının kamusal düzeyde paylaşılabilmesinin bir imkanını yaratır. Halk psikolojisi kavramlarının nörofizyolojik göstergelere indirgendiği senaryoda ise sanat etkinliği yaşanması muhtemel bir ontolojik belirsizlikten kurtulmaktadır. Bu kurtuluşta baskın kodifikasyon, sanat etkinliğinin nörofizyolojik göstergeler üzerinden tanzim edilebileceği yönünde nörobilim tarafından gerçekleştirilir. Fakat bu devinimde nörofizyolojik göstergelerin sanat etkinliği olduğu varsayılan fenomenal durumlar ile ne ölçüde eşlenebileceğinin saptanamaması, epistemik düzeyde bir belirsizlik yaratmaktadır. Fenomenal durumların doğrudan değil, ancak dolaylı olarak okunabileceği kısıtlığı bu epistemik belirsizliğin temel nedenidir ve nihayetinde bu neden, sanat etkinliğinin fenomenal karakterinin erişimsizliği ile neticelenmektedir. Davranışçılık bu epistemik boşluğun doldurulmasına "bir düzey" yardımcı olur; "davranış pekiştirme öyküsü" ve "kültürel öğrenme süreçleri" gibi ölçekler sağduyunun aşıldığı durumlarda evrimsel biyoloji ile hizalı bir paradigma yaratılmasına imkân verir. Fakat davranışçı metodolojiye ait "kişi" referansı, güvenilir bir nihai bilgi şematize edilmesine öyle ki engeldir. Sonuç olarak karmaşık beyin aktivasyonlarının birlikteliğinden türeyen çok boyutlu fenomenal durumların içeriği ile bu durumların nörofizyolojik göstergesi arasındaki epistemik boşluk, "hangi zihinsel etkinlikler sanat olarak tanımlanabilir?" sorusuna bir yanıt üretmeyi güçleştirmektedir. Bu nedenle halk psikolojisi, mevcut bir nörobilimsel açıklamanın imkansızlığı dolayısıyla, "sanat zihinsel bir etkinliktir." önermesinin anlam inşasında ve bu anlamın kamusal düzeyde paylaşılmasında vazgeçilmez bir pragmatik kuram olma rolü üstlenmektedir.
Yazar
Tayfun Akdemir
Bu Yayına Nasıl Atıf Yapılır
Tayfun Akdemir (Sanatta Yeterlik Tezi). Sanatın zihinsel bir etkinlik olarak tanımlanabilmesinin koşullarını zihin felsefesi bağlamında anlamaya yönelik bir araştırma, 2025, Çukurova University.
Anahtar Kelimeler
Lisans
Tüm Hakları Saklıdır
Bu eser belirtilen lisans koşulları altında paylaşılmaktadır.
Çukurova University tezlerinden daha fazlası
- İş birliğine dayalı video-blog projelerinin İngilizceyi yabancı dil olarak öğrenen Türk öğrencilerinin dilsel ve dijital okuryazarlık becerileri üzerindeki etkileri(2025)
- Bankacılık sektöründe kredi riski yönetimi: Türk bankacılık sektöründe kredi riskini belirleyen değişkenler üzerine bir uygulama(2011)
- Dolaylı buharlaştırıcı soğutucular üzerine kapsamlı bir çalışma: Had tabanlı performans analizi, geometrik optimizasyon ve makine öğrenmesi modelleri(2025)
- Moldo Kılıç'ın Kazaldar'ı (Ses bilgisi ve şekil bilgisi incelemesi - metin ve çeviri)(1998)
- Toplam kalite yönetimi ve Çukurova bölgesindeki tekstil işletmelerindeki uygulamaları(1998)
- Danışman ve öğretmen adayının bakış açısından etkin danışmanlık için bir model: Sosyal yapısalcı bir yaklaşım(2003)
