Sarı kantaron (hypericum perforatum) yağı ve Çörek otu (Nigella sativa) yağının ratlarda intraperitoneal yapışmalar üzerineetkinliğinin araştırılması
Bu tez size mi ait?
Bu kayıt toplu arşivden geldi. Sizinse profilinize bağlayın.
Özet (TR)
SARI KANTARON (hypericum perforatum) YAĞI VE ÇÖREK OTU (nigella sativa) YAĞININ RATLARDA İNTRAPERİTONEAL YAPIŞMALAR ÜZERİNE ETKİNLİĞİNİN ARAŞTIRILMASI Tekin S. Aydın Adnan Menderes Üniversitesi Sağlık Bilimleri Enstitüsü, Veterinerlik Cerrahisi Programı, Doktora Tezi, Aydın, 2025. Amaç: Bu çalışmanın amacı, sarı kantaron yağı (Hypericum perforatum) ve çörek otu yağının (Nigella sativa) anti-inflamatuar, antioksidan, antibakteriyel ve immunomodülatör etkilerinden yola çıkarak, deneysel olarak oluşturulan intraperitoneal yapışıklık modelinde bu ajanların yapışıklık önleyici potansiyelini makroskobik, histopatolojik ve immünohistokimyasal düzeylerde değerlendirmektir. Yöntem: Çalışmada, 50 adet erkek Sprague-Dawley sıçan beş gruba ayrılarak intraperitoneal yapışıklık modeli oluşturulmuştur. Kontrol, serum fizyolojik, zeytinyağı, sarı kantaron yağı ve çörek otu yağı gruplarına ait uygulamalar sonrası, postoperatif 14. günde relaparotomi yapılmıştır. Yapışıklık skorları Nair'in skalasına göre makroskobik olarak değerlendirilmiş; histopatolojik olarak fibrozis ve inflamasyon düzeyleri semikantitatif olarak analiz edilmiştir. Ayrıca, TGF-β1 ve iNOS sitokin ekspresyonları immunohistokimyasal yöntemle incelenmiştir. İstatistiksel analizlerde Kruskal-Wallis testi ve ki-kare testi kullanılmış, anlamlılık düzeyi p < 0,05 olarak belirlenmiştir. Bulgular: Makroskobik incelemelerde, çörek otu yağı ve serum fizyolojik gruplarında diffüz adhezyon gelişiminin en az düzeyde olduğu ve bu farkın istatistiksel olarak anlamlı olduğu belirlenmiştir (p = 0,006). Zeytinyağı grubunda ise diffüz adhezyon oranı en yüksek düzeydedir. Histopatolojik değerlendirmelerde, fibröz doku proliferasyonu ve yangısal infiltrasyonun sarı kantaron yağı ve çörek otu yağı gruplarında daha sınırlı olduğu gözlemlenmiştir. İmmünohistokimyasal bulgular, TGF-β1 salınımının özellikle fibröz bantların bulunduğu alanlarda yoğunlaştığını, iNOS ekspresyonunun ise tüm gruplarda düşük düzeyde gerçekleştiğini göstermiştir. Sonuç: Çörek otu yağı ve serum fizyolojik uygulamalarının intraperitoneal yapışıklıkların önlenmesinde etkili olduğu saptanmıştır. Zeytinyağı ise bu süreçte etkisiz kalmıştır. Sarı kantaron yağı ise orta düzeyde bir koruyucu etki göstermiştir. TGF-β1 salınımının artışı, fibrozis şiddetiyle doğrudan ilişkili bulunmuş; bu da TGF-β1'in adezyon patofizyolojisinde önemli bir rol oynadığını göstermektedir. Elde edilen veriler, yapışıklık gelişiminin sadece inflamatuar süreçlere değil, aynı zamanda fibroblast aktivitesine bağlı olduğunu ve gelecekte immünomodülatör temelli tedavi stratejilerinin geliştirilmesi gerektiğini göstermektedir. Anahtar Kelimeler: Adhezyon, fibrozis, sarı kantaron yağı, çörekotu yağı, rat
Yazar
Selim Tekin
Bu Yayına Nasıl Atıf Yapılır
Selim Tekin (Doktora Tezi). Sarı kantaron (hypericum perforatum) yağı ve Çörek otu (Nigella sativa) yağının ratlarda intraperitoneal yapışmalar üzerineetkinliğinin araştırılması, 2025, Aydın Adnan Menderes University.
Anahtar Kelimeler
Lisans
Tüm Hakları Saklıdır
Bu eser belirtilen lisans koşulları altında paylaşılmaktadır.
Aydın Adnan Menderes University tezlerinden daha fazlası
- Yatağan ve çevresinde üretilen ballarda halk sağlığı açısından risk oluşturacak bazı ağır metal düzeylerinin ICP-MS tekniği ile belirlenmesi(2021)
- Histerektomiye ilişkin kadın ve eşlerinin bilgi ve düşünceleri(2017)
- Doğal kaynakların rekreasyonel amaçlı kullanımının ekonomik değerinin belirlenmesi: Pamukkale Örenyeri örneği(2018)
- Diyabetik ayak hastalarında depresyon ve anksiyete düzeyi ve ilişkili faktörler(2018)
- Kronik idiyopatik ürtikerin HLA sınıf I ve sınıf II antijenleri ile ilişkisi(2018)
- İ.Ö II. bin yıl Orta Anadolu pişmiş toprak gaga ağızlı testileri(2006)
