Selektif lazer sinterizasyon ve döküm yöntemleri ile elde edilen metal altyapıların lehiminde kullanılan farklı tekniklerin mekanik özelliklerinin, elemental içeriğinin ve mikroyapısının değerlendirilmesi
Bu tez size mi ait?
Bu kayıt toplu arşivden geldi. Sizinse profilinize bağlayın.
Özet (TR)
Selektif lazer sinterizasyon (SLS) teknolojisi metal seramik restorasyonlar için metal altyapı üretimi sağlar ve geleneksel döküm yöntemine göre birçok avantajı vardır. Döküm işlemi için laboratuar aşamalarında yapılan hatalar, prepare diş ve restorasyon arasında uyumsuzluğa neden olabilir. Bu durumda, metal altyapılar kesilmeli ve lehimlenmelidir. Metal altyapıların birleştirilmesinde, lazer lehim ve geleneksel lehim yöntemleri kullanılmaktadır. Geleneksel lehim sırasında kullanılan yüksek ısının protetik restorasyona zarar verme ihtimali olabilir. Günümüzde lazer lehim, uygulama tekniğinin kolaylığı, zaman tasarrufu ve çevre dokulara verilen zararı engellemesi gibi nedenlerle popüler hale gelmiştir. Bu çalışmanın amacı, SLS ve geleneksel yöntem ile üretilen 3 üyeli metal altyapılara uygulanan SLS lehim ve geleneksel lehimin mekanik ve metallurjik özelliklerini karşılaştırmaktır. Çalışmanın hipotezi ise lazer lehim ve geleneksel lehim metotları arasında mekanik ve metalurjik fark yoktur şeklinde belirlenmiştir. SLS (n=45) ve geleneksel döküm (n=45) metotları kullanılarak, üst çene 1. premolar, 2. premolar ve 1. molar dişleri içeren 3 üyeli metal altyapılar 2 grup halinde üretildi. Her üretim metodundaki örnekler lazerle lehim, geleneksel lehim ve lehimsiz (kontrol) olacak şekilde 3 gruba ayrıldı (n=15). Lehim gruplarındaki örnekler 1. ve 2. premolar dişler arasından ayrıldı. Lehim boşluklarının boyutu 2mm×3mm×1mm olacak şekilde standardize edildi. Lehimlenen örnekler üzerine üniversal test cihazında 3 nokta bükme testi (0,5mm/min) uygulandı. İstatistiksel analizler için 2 yönlü-ANOVA ve Tukey-HSD (α=0,05) testleri kullanıldı. Metal altyapıların kırık yüzeyleri optik ve taramalı elektron mikroskopları (SEM) kullanılarak incelendi. Kırık yüzeylerin elemental içeriği enerji dağıtıcı x-ray spektroskopi (EDS) analizi ile değerlendirildi. SLS metal altyapılar için ortalama kırılma dayanımı geleneksel lehim grubunda (1334,3 ± 547,1 MPa) lazer lehim grubuna (881,7 ± 572,8 MPa) göre daha yüksek çıkmıştır ancak 2 grup arasında istatistiksel olarak anlamlı bir fark (p>0.05) bulunmamıştır. Geleneksel döküm yöntemi ile hazırlanan metal altyapılar için ortalama kırılma dayanımı geleneksel lehim grubunda (2899,6 ± 1801,2 MPa), lazer lehim grubuna göre (2039,3 ± 767,8MPa) daha yüksek çıkmıştır ancak 2 grup arasında istatistiksel olarak anlamlı bir fark (p>0,05) bulunmamıştır. SLS (19330,6 ± 2405,7 MPa) ve geleneksel döküm (4268,5 ± 1506,1 MPa) kontrol gruplarının ortalama kırılma dayanımı, lehim uygulanan gruplara göre istatistiksel olarak anlamlı şekilde yüksek çıkmıştır (p<0,05). Kontrol grupları arasında da istatistiksel olarak anlamlı bir fark bulunmuştur (p<0,05). Optik mikroskop ve değişik büyütmelerdeki SEM görüntüleri ve mekanik özellikler birbirleri ile uyum göstermiştir. Lehim bağlantıları kırık yüzeylerinin yalnızca çevresel alanlarında gözlemlenmiş olup, merkez alanlardaki integrasyon eksikliğinin, tüm lehim gruplarındaki kırılma dayanımını azalttığı düşünülmektedir. İç tabakalarda, geleneksel lehimleme yapılan gruplarda dendritik mikroyapılar gözlenirken, lazer lehim gruplarda dendritik ve taneli mikroyapı beraber gözlenmiştir. Sonuç olarak her iki lehimleme tekniğinde de, lehim metotları metal altyapıların kırılma dayanımını azaltmaktadır. Bu yüzden klinik olarak kıymetsiz metal altyapıların lehimleme işleminden kaçınılmalıdır.
Yazar
Ecmel Nadir Budak
Bu Yayına Nasıl Atıf Yapılır
Ecmel Nadir Budak (Doktora Tezi). Selektif lazer sinterizasyon ve döküm yöntemleri ile elde edilen metal altyapıların lehiminde kullanılan farklı tekniklerin mekanik özelliklerinin, elemental içeriğinin ve mikroyapısının değerlendirilmesi, 2015, Çukurova University.
Lisans
Tüm Hakları Saklıdır
Bu eser belirtilen lisans koşulları altında paylaşılmaktadır.
Çukurova University tezlerinden daha fazlası
- Şiddet davranışı gösteren ve göstermeyen ergenlerin ailelerinin aile işlevleri, öfke ve öfke ifade tarzları açısından incelenmesi(2006)
- Parçalanmış ve tam aileye sahip ergenlerin yaşam doyumu düzeyleri ile yaşam kalite düzeylerinin karşılaştırılması(2009)
- İş birliğine dayalı video-blog projelerinin İngilizceyi yabancı dil olarak öğrenen Türk öğrencilerinin dilsel ve dijital okuryazarlık becerileri üzerindeki etkileri(2025)
- Cultural significance in foreign learning and teaching with special emphasis on reading comprehension through cultural schemata(1992)
- Bankacılık sektöründe kredi riski yönetimi: Türk bankacılık sektöründe kredi riskini belirleyen değişkenler üzerine bir uygulama(2011)
- Ergenlerde görülen psikolojik belirti düzeylerinin cinsiyet ve aile işlevlerine göre incelenmesi(2013)
