Şiddet içeren boşanma davalarına ilişkin yargıtay kararlarının incelenmesi
Bu tez size mi ait?
Bu kayıt toplu arşivden geldi. Sizinse profilinize bağlayın.
Özet (TR)
Şiddet olgusu geçmişten günümüze hayatın içinde yer almaktadır. Şiddet aile içerisinde sıklıkla görülmekte olup, aile bireyleri bazen farkında olarak bazen de farkında olmaksızın şiddete maruz kalmaktadır. Şiddet aile birliğinin bozulmasına yol açan en yaygın sebeplerden birisi olup, şiddete uğradığını iddia eden taraf, Türk Medeni Kanunu'na göre, şiddetli geçimsizlik ya da özel boşanma sebeplerinden biri olan hayata kast ve onur kırıcı davranış gerekçesiyle boşanma davası açılabilmektedir. Boşanma davalarında şiddet, farklı biçimlerde ortaya çıkmakta olup en yaygın görülen türler arasında fiziksel, duygusal, cinsel ve ekonomik şiddet bulunmaktadır. Boşanma ve boşanma süreci de şiddeti tetikleyen durumlardan birisi olup, bu şiddete sadece boşanan taraflar değil, ortak çocuk ve boşanan çiftlerin kök aileleri de maruz kalmaktadır. Bu çalışmamızda, boşanma davalarında şiddet olgusu ele alınmış olup, şiddete dayalı açılan boşanma davalarında verilen kararlar, reşit olmayan çocukların bulunduğu ailelerde velayet ve kişisel ilişki tesisi, şiddet iddiasında bulunan tarafın cinsiyeti, şiddeti uygulayan tarafa karşı cezai yönden bir şikayet olup olmadığı hususu, tarafların kusur durumları, şiddet içeren boşanma davalarında af olgusu, şiddet iddiasının ispatı ve Adli Bilimlerin şiddet olaylarındaki rolü "boşanma", "şiddet" ve "adli tıp" kavramlarını içeren, 1994-2024 yılı arasında verilen Yargıtay kararları üzerinden incelenmiştir. Yapılan inceleme sonucunda, şiddet iddiası ile ikame edilen boşanma davalarında şiddete uğrayan ve şiddeti uygulayan taraflar sıklıkla yer değiştirmekte olup, şiddet olgusu içeren boşanma davalarında Yargıtay'ın genellikle tarafların her iki tarafı da kusurlu bulduğu ve ispat hususuna göre kusuru ağır veya hafif kusur şeklinde nitelendirilerek boşanma ve feri'lerine karar verdiği görülmektedir. Bu araştırma, ülkemizde şiddet içeren boşanma davalarında tarafların birbirlerine uyguladıkları en yaygın şiddet türlerinin fiziksel şiddet, psikolojik (duygusal) şiddet, ekonomik şiddet, cinsel şiddet ve sözlü (örneğin hakaret ve aşağılama) şiddet olduğunu ortaya koymaktadır. Çalışmamız kapsamında incelenen Yargıtay kararlarında kusur ve şiddete ilişkin durumların ispatı için en önemli unsur adli tıp kurumundan alınan bilirkişi raporları olmaktadır. Taraflarca adli tıptan rapor alınmadan kusur belirlemesi yapılan dosyalarda bu hususu temyiz veya istinaf sebebi yaparak üst mahkemeye taşıdığı dosyalarda üst mahkeme tarafından çoğunlukla bu talep kabul görerek adli tıp kurumundan veya tam teşeküllü hastanelerden rapor alınması gerektiği gerekçesiyle üst mahkeme tarafından kararın kaldırılması veya bozma kararı verildiği görülmektedir. Bu çalışma şiddet içeren boşanma davalarında adli tıptan alınan bilirkişi raporlarının şiddet olgularının ispatı haricinde akıl hastalığı, uyuşturucu uyarıcı madde kullanma, DNA testi vb. gibi birçok alanda tarafların şiddet ile birlikte diğer iddialarının ispatı açısından da önem arz ettiğini göstermektedir.
Yazar
Feride Büşra Ekinci
Bu Yayına Nasıl Atıf Yapılır
Feride Büşra Ekinci (Yüksek Lisans Tezi). Şiddet içeren boşanma davalarına ilişkin yargıtay kararlarının incelenmesi, 2025, İstanbul University-Cerrahpaşa.
Anahtar Kelimeler
Lisans
Tüm Hakları Saklıdır
Bu eser belirtilen lisans koşulları altında paylaşılmaktadır.
İstanbul University-Cerrahpaşa tezlerinden daha fazlası
- Türkiye'de sosyal hizmet perspektifinden sokağın bir çalışma alanı olarak yeniden yorumu: İstanbul örneğinde bir saha araştırması(2024)
- Termoelektrik malzeme ve modül üretimi için 3D yazıcı geliştirilmesi(2024)
- Rehber hemşirelik uygulamasının yeni mezun hemşirelerin gerçeklik şoku, klinik uyumu ve mesleki yeterlikleri üzerindeki etkisi(2024)
- Disfajisi olan akut inme hastalarına uygulanan güvenli beslenme programının etkinliğinin değerlendirilmesi(2024)
- H/V ve SPAC yöntemlerinin ortak ters çözümü: Eskişehir Ovası örneği(2024)
- Hemşirelerin güdülenmeye ilişkin görüşleri ve hemşire güdülenme ölçeğinin geliştirilmesi(2024)