Spinal cerrahi olgularında intraoperatif sıvı yönetiminde pleth varıabılıty indeks'in (PVI etkinliğinin değerlendirilmesi
Bu tez size mi ait?
Bu kayıt toplu arşivden geldi. Sizinse profilinize bağlayın.
Özet (TR)
Majör cerrahilerde, sıvı ve kan tedavisinin monitörizasyonu, ilişkili komplikasyonlardan korunmada çok önemlidir. "Pleth variability index" (PVI) sıvı tedavisinin invaziv olmayan ölçümüne olanak sağlayan, temeli arteriyel nabız basıncındaki solunumsal değişikliklere dayanan bir yöntemdir. Prospektif çalışmamızda; majör cerrahide intraoperatif sıvı yönetiminin, klasik hesaplama yöntemi ve CVP ile takibinin, sıvı yüklemesine verilen PVI değişikliklerine göre yönetimin karşılaştırılması amaçlanmıştır. Celal Bayar Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesinde elektif olarak posterior lomber stabilizasyon operasyonu geçiren, 18 yaş üstü, ASA I-II sınıf 100 hasta çalışmaya dahil edildi. Operasyona alınan tüm hastalara EKG, noninvaziv kan basıncı, periferik oksijen satürasyonu, ETCO2, tidal sonu sevofluran konsantrasyonu (eSevo), inspiryumdaki sevofluran konsantrasyonu (iSevo), ısı (nazofaringeal) ve bispektral indeks (BİS, Aspect 1000TM, Aspect Medical SystemsI nc., Natick, MA, USA) monitörizasyonları yapıldı. Genel anestezi uygulanan tüm hastalara invaziv arter ve santral venöz basınç (CVP) monitorizasyonu uygulandı. Hastalar randomize olarak 2 eşit gruba (n=50) ayrıldı. Grup K (CVP ile takip edilen grup)'da sıvı gereksinimi açlık, idame ve insensibl kayıp (4 mL/kg/sa) hesaplanarak kristalloid ile karşılandı. Grup PVI'da PVI değeri 14'ün üstünde olan hastalara 250 mL kristalloid 5 dk'da gidecek şekilde verildi. PVI değeri 14'ün altında olan hastalara 4 mL/kg/sa sıvı infüzyonu açıldı. Cerrahi sırasında oluşan kan kayıpları ilave olarak yerine konuldu. Tüm hastalara 0, 5, 10, 30, 60, 90, 120,150. dakikalarda kalp hızı, ortalama arter basıncı, periferik oksijen satürasyonu ölçümü, CVP, laktat, Hb ve Htc, değerleri takibi için vaka başlangıcı, vaka ortası ve vaka bitiminde arteriyel kan gazı (AKG) örneklemesi yapıldı ve tüm değerler kaydedildi. Grup PVI'da bu kayıtlara ek olarak PVI, PI ve SpHb değerleri de 5'er dakika arayla ölçüldü. Elde edilen veriler grup içi ve gruplar arası karşılaştırıldı. Cerrahi boyunca uygulanan sıvı tedavisine bağlı PVI değişikliği ile CVP değişikliği arasındaki korelasyon çalışma boyunca gözlemlendi ve raporlandı. Grupların intraoperatif sıvı yönetimlerinin karşılaştırmasında; Grup K'da intraoperatif verilen sıvı miktarı 35221098.1 ve Grup PVI'da intraoperatif verilen sıvı miktarı 1914542.86'dır. Grup K ve Grup PVI arasında intraoperatif verilen toplam sıvı değerleri karşılaştırıldığında anlamlı fark saptanmıştır (p<0.05). Grup K'da intraoperatif verilen eritrosit süspansiyonu 0.420.57 ve Grup PVI'da intraoperatif verilen eritrosit süspansiyonu 0.080.27'dir (p<0.05). Ameliyat sonrası verilen eritrosit süspansiyonu miktarları arasında fark saptanmamıştır (p>0.05). Grup K ve Grup PVI arasında intraoperatif hemoglobin değerleri karşılaştırıldığında anlamlı fark saptanmamıştır (p>0.05). GrupMajör cerrahilerde, sıvı ve kan tedavisinin monitörizasyonu, ilişkili komplikasyonlardan korunmada çok önemlidir. "Pleth variability index" (PVI) sıvı tedavisinin invaziv olmayan ölçümüne olanak sağlayan, temeli arteriyel nabız basıncındaki solunumsal değişikliklere dayanan bir yöntemdir. Prospektif çalışmamızda; majör cerrahide intraoperatif sıvı yönetiminin, klasik hesaplama yöntemi ve CVP ile takibinin, sıvı yüklemesine verilen PVI değişikliklerine göre yönetimin karşılaştırılması amaçlanmıştır. Celal Bayar Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesinde elektif olarak posterior lomber stabilizasyon operasyonu geçiren, 18 yaş üstü, ASA I-II sınıf 100 hasta çalışmaya dahil edildi. Operasyona alınan tüm hastalara EKG, noninvaziv kan basıncı, periferik oksijen satürasyonu, ETCO2, tidal sonu sevofluran konsantrasyonu (eSevo), inspiryumdaki sevofluran konsantrasyonu (iSevo), ısı (nazofaringeal) ve bispektral indeks (BİS, Aspect 1000TM, Aspect Medical SystemsI nc., Natick, MA, USA) monitörizasyonları yapıldı. Genel anestezi uygulanan tüm hastalara invaziv arter ve santral venöz basınç (CVP) monitorizasyonu uygulandı. Hastalar randomize olarak 2 eşit gruba (n=50) ayrıldı. Grup K (CVP ile takip edilen grup)'da sıvı gereksinimi açlık, idame ve insensibl kayıp (4 mL/kg/sa) hesaplanarak kristalloid ile karşılandı. Grup PVI'da PVI değeri 14'ün üstünde olan hastalara 250 mL kristalloid 5 dk'da gidecek şekilde verildi. PVI değeri 14'ün altında olan hastalara 4 mL/kg/sa sıvı infüzyonu açıldı. Cerrahi sırasında oluşan kan kayıpları ilave olarak yerine konuldu. Tüm hastalara 0, 5, 10, 30, 60, 90, 120,150. dakikalarda kalp hızı, ortalama arter basıncı, periferik oksijen satürasyonu ölçümü, CVP, laktat, Hb ve Htc, değerleri takibi için vaka başlangıcı, vaka ortası ve vaka bitiminde arteriyel kan gazı (AKG) örneklemesi yapıldı ve tüm değerler kaydedildi. Grup PVI'da bu kayıtlara ek olarak PVI, PI ve SpHb değerleri de 5'er dakika arayla ölçüldü. Elde edilen veriler grup içi ve gruplar arası karşılaştırıldı. Cerrahi boyunca uygulanan sıvı tedavisine bağlı PVI değişikliği ile CVP değişikliği arasındaki korelasyon çalışma boyunca gözlemlendi ve raporlandı. Grupların intraoperatif sıvı yönetimlerinin karşılaştırmasında; Grup K'da intraoperatif verilen sıvı miktarı 35221098.1 ve Grup PVI'da intraoperatif verilen sıvı miktarı 1914542.86'dır. Grup K ve Grup PVI arasında intraoperatif verilen toplam sıvı değerleri karşılaştırıldığında anlamlı fark saptanmıştır (p<0.05). Grup K'da intraoperatif verilen eritrosit süspansiyonu 0.420.57 ve Grup PVI'da intraoperatif verilen eritrosit süspansiyonu 0.080.27'dir (p<0.05). Ameliyat sonrası verilen eritrosit süspansiyonu miktarları arasında fark saptanmamıştır (p>0.05). Grup K ve Grup PVI arasında intraoperatif hemoglobin değerleri karşılaştırıldığında anlamlı fark saptanmamıştır (p>0.05). Grup PVI da SpHb ile AKGHb değerlerinin arasındaki korelasyon analizinde 0.90.çıkış dakikalarında pozitif yönlü anlamlı bir ilişki vardır. Sonuç olarak; PVI yöntemi ile sıvı takibinin CVP izlemi ile takibe göre noninvaziv olması, daha az sıvı ile daha iyi kardiyak stabilizasyon sağlanabilmesi ve hastanın intravasküler volümünü değerlendirmede daha doğru sonuçlar verebilmesi nedeniyle değerli bir yöntem olduğu düşünüldü. PVI da SpHb ile AKGHb değerlerinin arasındaki korelasyon analizinde 0.90.çıkış dakikalarında pozitif yönlü anlamlı bir ilişki vardır. Sonuç olarak; PVI yöntemi ile sıvı takibinin CVP izlemi ile takibe göre noninvaziv olması, daha az sıvı ile daha iyi kardiyak stabilizasyon sağlanabilmesi ve hastanın intravasküler volümünü değerlendirmede daha doğru sonuçlar verebilmesi nedeniyle değerli bir yöntem olduğu düşünüldü.
Yazar
Eralp Çevikkalp
Bu Yayına Nasıl Atıf Yapılır
Eralp Çevikkalp (Tıpta Uzmanlık Tezi). Spinal cerrahi olgularında intraoperatif sıvı yönetiminde pleth varıabılıty indeks'in (PVI etkinliğinin değerlendirilmesi, 2016, Manisa Celal Bayar University.
Lisans
Tüm Hakları Saklıdır
Bu eser belirtilen lisans koşulları altında paylaşılmaktadır.
Manisa Celal Bayar University tezlerinden daha fazlası
- Lise öğrencilerinin internet bağımlılığı düzeyinin anne baba tutumları ile ilişkisinin incelenmesi: Manisa örneği(2019)
- Çokkültürcü sosyal hizmet bağlamında ezidi mülteci gençlerin sosyal bütünleşme sürecinin incelenmesi(2016)
- Türkiye'nin Adalar (Ege) denizi güvenliği meselesi(2007)
- Türkiye'de sürdürülebilir büyüme kaynakları açısından orta gelir tuzağı sorunu(2023)
- Fitness merkezi yöneticilerinin krize karşı örgütsel tepkilerine göre liderlik stillerinin incelenmesi: Covid-19 salgını vakası(2023)
- Yeşil lojistik kapsamında çevre etkinlik VZA yöntemleri ile AB ülkeleri ve Türkiye'nin lojistik-çevre etkileşimli performanslarının değerlendirilmesi(2023)
