T lenfosit ve NK hücre popülasyonundaki VDR (vitamin D reseptörü) ekspresyonu ile kolon adenomlarında differansiasyon arasında ilişki
2018
0 views
0 downloads
Advisor: Prof. Dr. İnci Süleymanlar
Abstract (TR)
Kolon kanserleri, D vitamini eksikliği ile ilişkilendirilen ilk kanser türüdür. Yapılan çok sayıda çalışmada, kolon malign neoplazmalarının gelişim yolaklarının kontrol noktalarında D vitamininin rol sahibi olduğu, D vitamininin eksikliği tablosunda kontrol mekanizmalarında defektlerin meydana geldiği gösterilmiştir. Ayrıca immün sistemde rol alan T lenfosit ve NK hücrelerin fonksiyonlarının regülasyonunda da yer aldığını gösteren çok sayıda çalışma mevcuttur. Biz bu çalışmada pre-malign karakterdeki kolon lezyonlarının varlığı durumunda hastanın serumundaki aktif vitamin D3 düzeyi ve periferik T ve NK hücrelerindeki VDR ekspresyonunun saptanan pre-malign lezyonun tipi ve displazi düzeyi ile ilişkili olup olmadığını tespit etmek ve vitamin D3 replasmanının sağlayabileceği potansiyel yararı değerlendirmeyi amaçladık. Akdeniz Üniversitesi Hastanesi Gastroenteroloji Polikliniği'ne başvuran ve değişik nedenler ile kolonoskopi endikasyonu konmuş, 18 yaş üstü, kolonoskopi ile polipektomi işlemi uygulanmış hastalar çalışmaya alındı. İşlem esnasında aktif enfeksiyonu bulunan hastalar, otoimmun hastalığı olanlar, son 6 ay içinde herhangi bir sebeple immunmodülatör ilaç kullanan hastalar, kolon malign neoplasm öyküsü olanlar çalışmaya dahil edilmedi. Bu kriterler doğrultusunda çalışmaya toplam 45 hasta dahil edildi. Çalışmaya alınan hastalar eksize edilmiş olan polipin tipine göre 4, (hiperplastik, tübüler, tübülovillöz, villöz) displazi derecesine gore 2 (yüksek dereceli, düşük dereceli) gruba ayrıldı. Çalışmaya katılmayı kabul eden hastalardan, yapılacak işlem hakkında düzenlenmiş bir aydınlatılmış onam formu ile imzaları alınarak, işlem ile eş zamanlı olarak, 5'er ml miktarında bir hemogram tüpü ve bir serum tüpüne periferik kan örnekleri alındı. Alınan kan örneklerinden, Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Organ Nakli Araştırma Laboratuvar'ında akış sitometri tekniği ile alınan periferik kan örneğinde bulunan T ve NK hücrelerinde yüzey antijenleri, VDR ekspresyon oranları ve MFI (mean florescense intensity) değerleri; ELISA yöntemi ile aktif ve inaktif vitamin D3 düzeyleri tayin edildi. Akış sitometri tekniği ile CD3, CD4, CD8, CD14 ve CD56 ekspresyon tayini ile T ve NK hücreleri belirlendi, bu hücrelerde VDR (Vitamin D reseptörü) tayini ile ekspresyon oranları ve MFI değerleri tayin edildi. Çalışmaya dahil edilen 45 hasta polip tipine gore gruplandığında 8'i hiperplastik polip, 15'i tübüler adenoma, 10'u tübülovillöz adenom ve 12'si villöz adenom grubundaydı. Displazi derecesi açısından yapılan değerlendirmede ise, hiperplastik poliplerin displastik lezyonlar olmaması nedeni ile bu grupta olan popülasyon bu değerlendirmeye alınmadı. Geriye kalan 37 örneğin 8'i yüksek dereceli, 29'u düşük dereceli displazi grubundaydı. Polip tipine gore yapılan gruplandırmada, bütün gruplar arasında yapılan karşılaştırmalar sonucunda gruplar arasında T ve NK hücrelerin VDR ekspresyon oranı ve intensitesinde; aktif ve inaktif vitamin D3 düzeyinde anlamlı bir sonuç elde edilmedi(p>0,05) Displazi derecesine gore yapılan gruplandırmada yapılan değerlendirmede ise VDR+ CD8+ T lenfosit popülasyonunun CD8+ T lenfosit populasyonuna oranı ise istatistiksel olarak anlamlı olarak sonuçlandı. (p=0,018) Değerlendirilen diğer parametreler arasında istatistiksel olarak anlamlı fark ortaya çıkmadı (p>0,05) Displastik lezyonlar olan kolon poliplerinin, adenom-karsinom sekansının seyrinde bir çok faktör bulunmaktadır. Kolon malign neoplazmları üzerine yapılan çalışmalarda, D vitamini ve vitamin D reseptörünün rolü gösterilmiştir. Tümöre karşı immune yanıtta rol alan T ve NK hücrelerinin fonksiyonlarında da D vitamininin rolü mevcuttur. Biz bu çalışmamızda, adenom-karsinom sekansının seyrinde farklı noktalarda bulunan polip tipleri olan hiperplastik polip, tübüler adenom, tübülovilllöz adenom ve villöz adenom lezyonları ve poliplerin displazi dereceleri ile; hastaların T ve NK hücrelerinin VDR içeriği ve intensitesi, aktif ve inaktif vitamin D3 düzeyleri arasında bir ilişkinin varlığını araştırdık. Yaptığımız çalışmada sitotoksik T lenfositlerin vitamin D reseptörü ekspresyon oranı ile displazi derecesi arasında anlamlı sonuca ulaştık. Bu bağlamda pre-malign lezyonlara karşı gelişen immün yanıtta D vitamini ve reseptörünün de rol aldığı, bu lezyonların saptandığı hastalarda yapılacak D vitamini replasmanı ile sağlanabilecek ek anti-inflamatuar etkinliğin bu lezyonların maligniteye ilerlemesi konusunda önleyici nitelikte yeri olacağı söylenebilir. Özellikle örnek sayısının az olmasının çalışmamızı kısıtlayan en önemli faktör olduğunu, daha geniş örneklem üzerinde yapılacak çalışmaların bu konuda daha net bilgiler sağlayacağı düşüncesindeyiz.
Author
Dr. Recep Alperen Torun
How to Cite
Recep Alperen Torun (Tıpta Uzmanlık Tezi). T lenfosit ve NK hücre popülasyonundaki VDR (vitamin D reseptörü) ekspresyonu ile kolon adenomlarında differansiasyon arasında ilişki, 2018, Akdeniz University.
License
Tüm Hakları Saklıdır
This work is shared under the specified license terms.
More theses from Akdeniz University
- Spin-1 Blume-Capel ve karma spin (1/2, 1) Ising modellerinin termodinamik geometri çerçevesinde incelenmesi(2024)
- Hava kirliliği ve kentleşme ile COVID-19 ilişkisinin coğrafi bilgisistemleri kullanılarak belirlenmesi(2025)
- Orman yangını risk alanlarının tespiti ve haritalanması: Kaş, Antalya örneği(2025)
- Christopher Marlowe'un eserlerinde değerlerin analizi(2022)
- Andriake Granarium'u ve sosyo-ekonomik etkileri(2022)
- Migrenli hastalarda transkranial ultrasonografi yoluyla beyin dokusu değişikliklerinin incelenmesi ve depresyonla ilişkisi(2023)
