Tıpta UzmanlıkAçık Erişim

Tedavi edilmiş aort koarktasyonu olan hastalarda arteriyel sertliğin değerlendirilmesi

Bu tez size mi ait?

Bu kayıt toplu arşivden geldi. Sizinse profilinize bağlayın.

2025
0 görüntülenme
0 i̇ndirme

Özet (TR)

Amaç: Aort koarktasyonu, tedavi edilmesine rağmen hastalarda uzun dönemde arteriyel sertlik ve buna bağlı kardiyovasküler komplikasyon riskinin devam edebildiği bir konjenital kalp hastalığıdır. Bu çalışmanın amacı, tedavi edilmiş aort koarktasyonu olan hastalarda arteriyel sertliği değerlendirmek, eş zamanlı 3B/4B strain ekokardiyografi ile olası miyokardiyal hasarı incelemek ve bulguları sağlıklı kontrol grubu ile karşılaştırarak arteriyel damar sertliğinin klinik önemini ortaya koymaktır. Gereç ve Yöntem: Bu çalışma, Gaziantep Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesinde tedavi edilmiş aort koarktasyonu ile takip edilen 41 hasta ile yaş ve cinsiyet açısından benzer, 34 sağlıklı bireyden oluşan kontrol grubunu kapsamaktadır. Çalışmaya dahil edilen tüm olgulara arteriyel sertlik parametrelerinin değerlendirilmesi amacıyla Mobil-O-Graph cihazı ile ölçüm yapılmış ve tüm olgulara standart 2B, M-mod, 3B/4B strain ve doku Doppler ekokardiyografi uygulanmıştır. Hasta grubundaki olgulara, ek olarak elektrokardiyografi (EKG) kaydı alınmıştır. Hasta ve kontrol gruplarındaki tüm istatistiksel değerlendirmeler için IBM SPSS Statistics 27 yazılımı kullanılmıştır. Bulgular: Bu çalışmada, yaş ve cinsiyet dağılımı açısından anlamlı fark bulunmadı (p>0.05). Hastalarda boy anlamlı derecede düşük bulunurken (p=0.033), kilo ve vücut kitle indeksi benzerdi (p>0.05). Arteriyel sertlik parametreleri değerlendirildiğinde, NDH açısından gruplar arasında anlamlı farklılık izlenmedi. Ancak, hasta grubunda yansıtma büyüklüğü (p=0.017) ve augmentasyon indeksi (p=0.004) belirgin olarak yüksek bulundu. Strain ekokardiyografi parametrelerinde gruplar arasında anlamlı fark saptanmadı (p>0.05). Sol ventrikül ejeksiyon fraksiyonu benzerdi, ancak hasta grubunda kardiyak output anlamlı olarak düşük (p=0.012), end-diyastolik ve end-sistolik kitle ile bunların indeks değerleri ise anlamlı düzeyde yüksek bulundu (p<0.05). M-mod ekokardiyografi ölçümleri büyük ölçüde benzerdi; ancak EF (Teich) ve fraksiyonel kısalma hasta grubunda anlamlı olarak daha yüksekti (p=0.010 ve p=0.008). Doppler incelemesinde, mitral kapak E ve A dalga hızları hasta grubunda daha yüksek, E/A oranı ise kontrol grubunda anlamlı olarak daha yüksek saptandı (p=0.004). Ek patolojilerden, biküspit aort kapağı %73.2 oranında, sol ventrikül hipertrofisi ise %90.2 oranında gözlendi. Kalıcı hipertansiyon %21.9 oranında gözlendi. Rezidüel gradiyent 23.0 ± 15.0 mmHg bulundu. Sonuç: Bu çalışmada, tedavi edilmiş aort koarktasyonu (AK) tanılı hastalarda sağlıklı kontrollere kıyasla boy kısalığı, sol ventrikül hipertrofisi ve vasküler fonksiyon bozuklukları sık görülmeye devam etmektedir. Kalıcı hipertansiyon oranı düşük saptanmış olmakla birlikte, bu hastalarda yaşam boyu tansiyon takibinin gerekli olduğu gösterilmiştir. Alt ekstremite kan basınçlarının üst ekstremiteye göre daha yüksek bulunması, tedavi sonrası perfüzyon artışını düşündürmektedir. Bulgular, AK hastalarının uzun dönem multidisipliner izlem gereksinimini vurgulamaktadır. Anahtar Kelimeler: Aort koarktasyonu, arteriyel damar sertliği, nabız dalga hızı, strain ekokardiyografi.

Yazar

Mehmet Söğütçü

Bu Yayına Nasıl Atıf Yapılır

Mehmet Söğütçü (Tıpta Uzmanlık Tezi). Tedavi edilmiş aort koarktasyonu olan hastalarda arteriyel sertliğin değerlendirilmesi, 2025, Gaziantep University.

Anahtar Kelimeler

Lisans

Tüm Hakları Saklıdır

Bu eser belirtilen lisans koşulları altında paylaşılmaktadır.

Gaziantep University tezlerinden daha fazlası