Master'sOpen Access

Televizyon dizilerinde kültürel temsiller: Mardin dizileri örneği

2020
0 views
0 downloads
Advisor: Dr. Öğr. Üyesi Ece Vitrinel

Abstract (TR)

Bu tezde kentsel bir mekân olarak Mardin'de çekilen televizyon dizilerindeki kültürel temsiller üzerine bir araştırma yürütülmüştür. Televizyon dizileri her ne kadar belirli bir senaryo akışını takip ederek birbiriyle ilişkili konuların işlendiği bir drama türü olsalar da, dizilerde odaklanılan konular, yer alan karakterler ve toplumsal ilişkiler gerçek hayattan etkiler ve esinler taşıyabilmekte ya da gerçek hayata dair hâkim kalıpları yeniden üreten bir rolü üstlenebilmektedir. Dizilerde söz konusu etkilerin gözlemlenebilir biçimde somutlaşmasına ve böylece ortaya çıkan metinlerin gerçeklik ile olan ilişkisinin belirginleşmesine olanak tanıyan öğelerden biri mekân kullanımıdır. Dizi yapımının teknik bir bileşeni olarak mekânın seçilmesinde tercihin özellikle özgül bir coğrafî alandan yani fizikî mekândan yana olması, söz konusu mekâna dair kültürel temsillerin çerçevelendiği ve yeniden üretildiği söylemsel bir faaliyeti ortaya çıkarmaktadır. Bu tezde de mekânsal evreni Mardin olan dizilerdeki temsillerin gerçeklik ile ilişkisi, belirli ön kabullerle yüklü içeriği, "geleneğin özerkliğine sığınarak düşünsel ve estetik imgeler üretme yetisini (...) popüler kültür içinde zikzaklar çizerek geliştiren" (Said, 2016, s. 156) oryantalist ve karikatürize biçimleri sorunsallaştırılmıştır. Bu doğrultuda coğrafî konumundan tarihine, heterojen toplumsal yapısından geleneksel yaşam örüntülerine, sosyal hayatın yeniden üretiminden mimarîsine varacak biçimde Mardin'e dair temsillerin dizilerin anlatılarına eklemlenme pratikleri ve bu pratiklerden doğan söylem düzeyleri odağa alınmıştır. Özel olarak medya metinlerinin, genel ölçekte ise tüm endüstriyel kültür metalarının üretimini ve dağıtımını şekillendiren temel motivasyon olarak kârın maksimizasyonu ve söz konusu endüstriyel temsilin dolaşımı; Mardin dizilerinde de belirli anlatısal ve teknik öğeler aracılığıyla yer bulan ve dikkati çeken unsurlar olarak görülmektedir. Hâlen temel kitle iletişim araçlarından biri olan televizyon aracılığıyla izlerkitleye ulaşan ve yoğun dilimde (prime time) yayınlanan dizilerin teknik, kurgusal ve ekonomi politik görüngülerinin yanı sıra izlerkitlenin tüm boyutlarıyla yaşamı algılama tarzlarına dönük ideolojik, karikatürize, statükocu ve orta duyu varsayımları yaratan iletileri, yani söylemleri de bulunmaktadır. Bu tezde de söz konusu söylemler, fizikî mekân olarak Mardin'de geçen televizyon dizileri özelinde ele alınmış ve tezin nesnesi olarak bu dizilerdeki kültürel öğelerin temsillerinin ve bu temsillerin ürettiği söylemlerin ortaya konulması ve tartışılması amaçlanmıştır. Dolayısıyla birtakım kurgusal olayların ve ilişkiler ağının belli bir senaryo sistematiği içerisinde televizyon ekranlarına yansıdığı dramalar olan dizilerden mekân olarak Mardin'i kullanmış olanları bu tezin kapsamını oluşturmuştur. Mardin dizileri başlığı altında konumlandırılan yapımlarda mekân kullanımı, dolayısıyla o mekâna ilişkin kültürel öğelerin temsilleri bağlamında bütüncül bir tasnife izin vermeyecek ölçüde çeşitlilik bulunduğundan ötürü bu tezde mekân olarak yalnızca Mardin'in kullanıldığı ve final yapmış yapımların (Kara Duvak, Bir Bulut Olsam, Adını Kalbime Yazdım, Kadim Dostum, Aşktan Kaçılmaz ve Jan) epizotları araştırma evreni olarak belirlenmiştir. Tezin amacına yönelik bir izlekle takip edilmesi ve yapılabilirliği gözetilerek örneklemi, nitel araştırmalarda kullanılan örneklem belirleme türlerinden amaca yönelik/amaçlı örneklemeden yola çıkılarak belirlenmiştir. Buradan hareketle dizilerin ilk epizotları karakterlere, mekâna, hikâyeye, ilişkiler ağına ve hâkim senaryo sistematiğine ilişkin genel bilgilerin sunulduğu, final epizotları ise genel ölçekte anlatının üzerine kurulduğu paradigmatik yapılaşmaların kapandığı bir içerik sunduğundan ötürü tezin evreni bu eksende daraltılmış ve evrendeki dizilerin her birinin ilk iki epizotları ile final epizotları örneklem olarak belirlenerek izlenen toplam on sekiz epizottaki temsiller çözümleme birimi olarak seçilmiştir. Dizilerde bölgesel ölçekli toplumsal dayanışma biçimlerine ve geleneksel – kültürel üretim kalıplarına dair etkileşimler sunulması, söylemsel olarak kültürel yapıya dair bir biyografinin ortaya çıkarılmasına imkân sağlamıştır. Böylece kültürün i. temsiller, ii. kimliklerle ilişkilenme, iii. üretim ve tüketim, iv. dağıtım ve kullanım mekanizmaları aracılığıyla düzenlenmesi, söylemsel olarak çerçevelenebilmiştir. Dolayısıyla söylemin beslediği iktidar ilişkileri, zıtlıklar, ayrımcılıklar ve bunun yanı sıra varsayımlar da çözümlemeye tabi tutulmuştur. Bu çerçevede eleştirel söylem çözümlemesinin toplumsal sorunlarla ilgilenen, iktidar ilişkilerinin söylemsel bir görünümünün olduğunu kabul eden, topluma ve kültüre yönelik inşacı bir mesai yürüten, ideolojik olarak işleyen, tarihsel olan, metin ile toplum arasında bir bağlantı kuran, yorumlayıcı ve açıklayıcı bir çıktı sunan ve toplumsal eylemin bir biçimi olan niteliklerinden (Fairclough ve Wodak, 1997, s. 271-280) hareketle aşağıdaki sorulara yanıt aranmıştır: • Dizilerde kültür tanımları nasıl inşa edilmekte ve hangi kimliklerle ilişkilenmektedir? • Kültürün inşasında çerçevelenen temsiller hangi geleneksel ve çağdaş olgusal temellere dayanmakta, kültürel üretim biçimleri ne tür anlatı öğelerinde eklektik ilişkilenmelerden beslenmektedir? • Kültürel temsiller ile toplumsal yapı ve kurumların işleyişi arasındaki ilişki hangi anlatı öğeleri üzerinden takip edilmektedir? • Dizilerde toplumsal dayanışma biçimleri, ataerki, sınıfsal çatışmalar ne tür kültürel temsiller aracılığıyla sunulmakta ve hangi dikotomiler üzerinden okunabilmektedir? • Dizilerde aynı zamanda teknik bir öğe olan mekâna ilişkin özellikle kentsel mekânın kullanım pratikleri ekseninde nasıl bir temsil dizgesiyle karşılaşılmakta, Mardin nasıl çerçevelenmektedir? Söz konusu sorulara yanıt bulabilmek için tezin ilk bölümünde televizyon medyumunun ve dizilerin tarihsel süreç içerisinde dünyadaki ve Türkiye'deki kurumsallaşması ve seyri tartışılmıştır. Bu çerçevede Türkiye'de kamu yayıncılığından özel yayıncılığa geçişte dizi içerikleri açısından ortaya çıkan enflasyonist piyasa görünümüne ve dizi türlerine yönelik bir projeksiyon yapılmıştır. Yapımcılık – dizi endüstrisinin piyasaya sunduğu içerik yelpazesi genel hatlarıyla ortaya konulurken 2000'li yıllarla beliren yeni türsel eğilimler açıklanmıştır. Bu doğrultuda söz konusu yelpaze içinde kuruluş – köken anlatıları, durum komedileri, ruhanî diziler, yakın dönem politik anlatıları, mafya dizileri ve taşra dizileri olarak sıralanarak odak taşra dizilerine yöneltilmiştir. Tezin ikinci bölümünde taşra dizilerinin gösterdiği üzere yapımcılık – dizi endüstrisinin Türkiye'deki merkezi olan İstanbul'un dışındaki kentsel mekânlara yönelen ilgisinden hareketle sosyal bilim alanyazınında i. genel ölçekte mekâna, ii. kentsel mekâna ve iii. mekânın imkânlarına ilişkin kavrayışlar tartışılmıştır. Bu çerçevede öncelikle mekânın kavramsal olarak tarihsel gelişimine ışık tutulmuştur. Ardından modernizmin mekâna yansımalarına dönük tartışmalar anılarak mekânın imkânları sıralanmıştır. Böylece söz, Türkiye'de televizyon dizilerinde merkez ve taşra mekân kullanımının düşündürdüklerine getirilerek taşra mekânlara dair nostaljik imgelemin kültürel temsil pratiklerine yansıması üzerine odaklanılmıştır. Bu çerçevede söz konusu kültürel temsillerin çözümlenmesi adına Kültürel Çalışmalar Okulu bünyesinde oluşan alanyazının tezin teorik çerçevesi olarak belirlendiği vurgulanmıştır. Tezin teorik çerçevesinin serimlendiği üçüncü bölümde öncelikle bilimsel yöntemin gelişmesi paralelinde pozitivist epistemolojinin toplumsal meseleleri kavramak için sunduğu kavram setleri ve bunların açmazları açıklanmıştır. Ardından pozitivizmin iletişim alanyazınındaki yönetsel/anaakım modellerde nasıl karşılık bulduğuna yönelik tarihsel bir izlek sunulmuştur. Bu çerçevede "güçlü" ve "zayıf" etkiler paradigmaları kısaca anılmıştır. Tüm bunlara karşılık iletişimin toplumsal, ekonomik, kültürel ve siyasal bir süreç olarak kavrandığı ve medya ve iletişim sistemlerinin toplumsal yapı ve aktörlerin güç mücadelelerinin odağında bulunan bir kurum olarak değerlendirildiği teorik bir hat olarak eleştirel sosyal teorinin ve onu önceleyen Marksizm'in temel çerçevesi serimlenmiştir. Eleştirel sosyal teorinin tarihsel seyri ve kültürel çalışmalara çizdiği yol çerçevesinde Kültürel Çalışmalar Okulu'nun kuruluşuna ve okulun epistemolojik çerçevesini belirleyen teorisyenlerin çalışmalarına yer verilmiştir. Bu bağlamda ilk olarak Gramsci'nin "hegemonya", "aydınlar" ve "tarihsel blok" üzerine olan kavrayışı açıklanmıştır. İkinci olarak Althusser'in "devletin ideolojik aygıtları" ve "üst-belirlenim" çözümlemesine yer ayrılmıştır. Üçüncü olarak Laclau'nun "eklemlenme" kavramına, son olarak da Voloşinov'un "göstergenin çok-vurgululuğu"na dönük yaklaşımına dair açıklamalar yapılmıştır. Kültürel Çalışmalar Okulu'nun beşerî bilimsel disiplinler üzerine eğilen ontolojik tercihlerinin Hall ile birlikte medya çalışmalarına yönelmesi, alanyazına okulun medya çözümlemelerine dair bir miras sunmuştur. Bu tezde de söz konusu mirasta yer alıp metin ve izleyici odaklı yürütülen araştırmalardan söz edilmiştir. Bu çerçevede ilk olarak Hall'ün metin odaklı çalışmalarının yanı sıra doğrudan medya metinleri ve izlerkitlesi üzerine kavram ve modeller geliştirdiği çalışmalarına yer verilmiştir. İkinci olarak Hall'ün varsayımsal "kodlama – kodaçımı modeli"ni sınayan Morley'in araştırmalarının alanyazına olan katkıları vurgulanmıştır. Üçüncü olarak popüler kültür eksenli ve metin ve izlerkitle temelli araştırmalarıyla öne çıkan Fiske'in araştırmaları anılmıştır. Bunların yanı sıra kültürel çalışmalar alanyazınında bu tezin de araştırma nesnesini oluşturan televizyon medyumuna ve daha özelde televizyon dizilerine dair araştırmaların bilgileri de paylaşılmıştır. Bu çerçevede Hobson, Ang, Buckingham gibi araştırmacıların dizi çözümlemelerinin haricinde McRobbie ile Radway gibi isimlerin feminist medya araştırmalarına da yer verilmiştir. Böylece kültür metalarındaki anlamı ortaya çıkarmak için genellikle aktif izlerkitlenin etkisinin ele alındığı kültürel çalışmalarda, medyum olarak televizyonun ve televizyon dizilerin de önemli bir araştırma nesnesi niteliği taşıdığı vurgulanmıştır. Bu bağlamda Kültürel Çalışmalar Okulu'nun epistemolojik kavrayışı takip edilerek genelde tüm kültür metaları, özelde ise televizyon metinleri üzerine gerçekleştirilip alanyazına kazandırılan araştırmalardaki genel eğilim iki şekilde ifade edilmiştir: i. Metinlerde çerçevelenen anlamlar üzerine yapılan söylem çözümlemeleri. ii. Metinleri izleyen kişilerin söz konusu iletileri nasıl anlamlandırdıklarına yönelik gerçekleştirilen alımlama çalışmaları. Tezin dördüncü bölümünde yürütülen araştırmadan elde edilen bulgular serimlenmiştir. Bu çerçevede dizilerdeki kültürel temsillerden süzülen söylemler tematik olarak sıralanmış ve tartışılmıştır. Araştırma sorularından hareketle dizilerdeki kültürel temsilleri tanımlayan bileşenler olarak toplumsal ölçekli örgütlenmelere, sözlü geleneklere, değerler sistemine, inançlara, üretim ve tüketim kalıplarına ve kültürlerarasılığa dair temsiller odağa alınmıştır. Böylece kültürün belirli gösterenler, aidiyetler, üretim ilişkileri ve nesneleşme formları üzerinden düzenlendiği ve kapitalist dizgenin bir kurumu olarak medyada üretilen metinler aracılığıyla şekillendiği vurgulanmıştır. Dolayısıyla Mardin dizilerindeki i. anlatısal ölçekte paradigmatik zıtlıklar ile çözüm için sunulan sentagmatik öğeler ve özneler, ii. hem mekânın hem kültürel yapının belirleyiciliğindeki bölgesel temsiller, iii. mekanik toplumsal dayanışma biçimleri ve iv. çalışan sınıflara ve kadınlara yönelik ayrımcı pratikler, bu bağlamda ataerkil ideoloji ve toplumsal cinsiyet eşitsizliği temalarına ulaşılmıştır. Anlatısal zıtlıkların tartışıldığı ilk alt başlıkta, karakterlere yönelik "dâhilî" ve "haricî" şeklinde ikili bir kavramsallaştırma geliştirilmiştir. Böylece çoğunlukla ağalık işleyişi, toplumsal cinsiyet eşitsizliği ve yasadışı faaliyetler gibi Mardin özelinde ortaya çıkan sorunların çözümü için Mardin dışından çeşitli toplumsal öznelerin müdahalesine ihtiyaç duyulduğu söyleminin öne çıktığı kaydedilmiştir. Mekânsal ve kültürel ölçekli bölgesel temsillerin tartışıldığı ikinci alt başlık, iki eksende incelenmiştir. Bunlardan ilki kentsel mekânın dizilerde kullanımıdır. Bu bağlamda bir sınır şehri olarak Mardin'e dair temsiller ve kentsel panoramaların ürettiği anlamlar ve bunların artalanları ortaya konulmuştur. İkinci eksen olarak da geleneksel örüntülerin diziler üzerinden günümüzdeki yansımaları ve buradan hareketle şekillenen kültürel üretim biçimleri incelenmiştir. Böylece Mardin'de geçmişten günümüze devralınmış geleneksel ve kültürel mirasın iş ve çalışma ilişkilerinden kamusal yaşamın örgütlenmesine, geleneksel kabullerden kültürlerarası etkileşime varacak ölçüde oluşan temsilleri odağa alınmıştır. Dizilerdeki yaşantılarda genel olarak feodal üretim ilişkilerinin hâkim olmasından dolayı üçüncü alt başlıkta mekanik toplumsal dayanışma biçimleri incelenmiştir. Ağalık ilişkilerinin ürettiği geleneksel iktidar formunun bürokratik, politik ve ekonomik iktidar yapılarıyla eklemlenme pratikleri çözümlenmiştir. Bu bağlamda kan davası ve töre gibi arkaik işleyişlerin ve ananelerin yanı sıra mekânsal çitleme, altyapı işleri gibi modern ve neoliberal uğraşların bir arada olma ve eklemlenme pratikleri de serimlenmiştir. Tezin bulguları arasındaki dördüncü alt başlıkta Mardin dizilerindeki ayrımcı temsiller serimlenmiştir. Bu doğrultuda dizilerde çalışan sınıflara ve kadınlara yönelik olmak üzere iki ayrımcı pratiğin öne çıktığı görülmüştür. Dolayısıyla hem zımnî bir sınıfsal çatışmaya hem de ataerkil ideolojinin belirlenimindeki toplumsal cinsiyet eşitsizliğine dönük söylemler çözümlenmiştir. Sonuç olarak çözümlenen söylem düzeylerinde de görüldüğü üzere, bu tezde medyanın hâkim fikirleri dolaşıma sokan ve yeniden üreten bir toplumsal kurum olma niteliği, bir televizyon anlatısı olarak diziler üzerinden ortaya konulmuştur. Öyle ki, Mardin dizilerinde geleneksel ve mekanik dayanışma biçimlerinin yarattığı gündelik ve toplumsal ilişkilerin odağa alınması her ne kadar çoğulcu bir yayıncılık anlayışını ortaya koysa da; esasında dizilerde rekabetçi, mülkiyetçi, bireyci, eşitsiz ve cinsiyetçi değerlerin yeniden üretimine dönük bir söylemsel dizgenin işlediği görülmüştür. Böylece sınıfsal çatışmalar, ataerkil tahakküm, toplumsal cinsiyet eşitsizliği gibi temsiller aracılığıyla dizilerin kültüralist, karikatürize ve seçkinci bir perspektifi ortaya koyması sorgulanmıştır. Anahtar Kelimeler: Mardin dizileri, Kültürel temsil, Kentsel mekân, Geleneksel ilişkiler, Anlatısal yapılaşmalar

Author

Dr. Sezer Ahmet Kına

How to Cite

Sezer Ahmet Kına (Yüksek Lisans Tezi). Televizyon dizilerinde kültürel temsiller: Mardin dizileri örneği, 2020, Galatasaray University.

License

Tüm Hakları Saklıdır

This work is shared under the specified license terms.

More theses from Galatasaray University