DoktoraAçık Erişim

Tip 2 diyabetli bireylerde kardiyometabolik risklerin azaltılmasında tıbbi beslenme tedavisinin etkisi

2019
0 görüntülenme
0 i̇ndirme
Danışman: Prof. Dr. Gül Kızıltan

Özet (TR)

Bu çalışma, 20-65 yaşları arasında Nutrismart Beslenme ve Diyet Merkezi'ne 2014-2015 yılları arasında başvuran, beslenme danışmanlığı almış, doktor tarafından Tip 2 Diyabet tanısı konulmuş, Beden Kütle İndeksi (BKİ) ≥25 kg/m2 olan 18'i kadın 18'i erkek olmak üzere toplam 36 hasta üzerinde yürütülmüştür. Çalışmada hastalara başlangıç ağırlıklarının %5'ini kaybetmeye yönelik toplam enerji gereksinimi hesaplanmış, ADA'nın Tıbbi Beslenme Tedavi (TBT) ilkelerine uygun (%45-65 karbonhidrat, %15-20 protein, %25-30 yağ) beslenme planı hazırlanmış ve 12 hafta süreyle uygulanmıştır. Çalışmanın başlangıcında hastaların sosyo demografik bilgileri kaydedilmiş ve her hafta hastaların antropometrik ölçümleri; vücut ağırlığı (kg), bel çevresi, beden kütle indeksi (BKI), bazal metabolizma hızı (BMR), yağ yüzdesi, yağ (kg), yağsız doku kütlesi (FFM), toplam vücut suyu (TBW), gövde %, gövde yağ (kg) araştırmacı tarafından ölçülerek, beden kütle indeksi (BKİ) değerleri hesaplanmıştır. Çalışmanın başlangıcında ve sonunda bazı biyokimyasal parametreler (plazma açlık kan glukozu (AKG), insülin, HbA1c, toplam kolesterol, HDL-kolesterol, LDL-kolesterol, trigliserid, homosistein, HOMA-IR ve hs-CRP) özel bir laboratuvarda analiz edilmiştir. Hastaların metabolik sendrom bileşenleri Uluslararası Diyabet Federasyonu (IDF)'nun kriterlerine göre değerlendirilmiştir. Hastaların biyokimyasal bulguları değerlendirildiğinde, TBT öncesine göre TBT sonrası insülin (15.7±9.5 μIU/mL ve 11.7±6.2 μIU/mL), hemoglobinA1c (%5.8±0.9 ve %5.6±0.6), total kolesterol (234.2±38 mg/dL ve 202.7±32 mg/dL), LDL-kolesterol (153.3±36 mg/dL ve 127.2±32 mg/dL), homosistein (11.1±3.1 umol/L, ve 9.2±2.5 umol/L), HOMA-IR (4.2±3.6 ve 2.8±1.8) ve hs-CRP (5.4±8.9 mg/dL, ve 3.6±4.0 mg/dL) düzeyleri anlamlı derecede düşük bulunmuştur (p<0.05). Çalışmaya katılan bireylerin TBT öncesine göre TBT sonrası antropometrik ölçümleri değerlendirildiğinde, vücut ağırlıkları (93.2±17.62 kg ve 86.4±16.17kg), BKİ ortalamaları (32.1±5.65 kg/m2 ve 29.7±4.84 kg/m2), yağ oranları (%34.2±8.48 ve %30.8±8.95), vücut yağ yüzdeleri (%33.7±6.94 ve %30.2±7.88) ve bel çevresi (103.3±15.87 cm ve 95.1±15.29 cm) ortalamaları anlamlı derecede azalmıştır (p<0.05). Çalışmaya katılan ve International Diabetes Federation (IDF) metabolik sendrom kriterlerine sahip olan bireylerin TBT sonrası kardiyometabolik risk faktörlerindeki değişim açlık kan glukozu, bel çevresi ölçümleri, trigliserid, homosistein, HOMA-IR ve hs-CRP anlamlı derecede düşük bulunmuştur (p<0.05). Sonuç olarak Tip 2 diyabetli bireylerde TBT'nin kardiyometabolik riskleri azaltmada etkili olduğu bulunmuştur. TBT'nin içeriği bireysel bulgulara göre değişmekle beraber, Tip 2 diyabetli bireylerin diyabet diyetisyeni ile düzenli görüşmesi ve öz yönetimi çok önemlidir. Bu çalışmaya göre Tip 2 diyabetli bireylere yaşam tarzı değişimini sağlamak için beslenme konusunda eğitim ve danışmanlığın sağlanması tedavinin önemli bir parçasıdır ve kardiyometabolik risklerin azaltılmasında etkili olduğu anlaşılmıştır.

Yazar

Dr. Sabiha Gonca Güzel

Bu Yayına Nasıl Atıf Yapılır

Sabiha Gonca Güzel (Doktora Tezi). Tip 2 diyabetli bireylerde kardiyometabolik risklerin azaltılmasında tıbbi beslenme tedavisinin etkisi, 2019, Baskent University.

Lisans

Tüm Hakları Saklıdır

Bu eser belirtilen lisans koşulları altında paylaşılmaktadır.

Baskent University tezlerinden daha fazlası