Transhümanizm ve kelam ilmi bağlamında insan tasavvurları
2024
0 görüntülenme
0 i̇ndirme
Danışman: Prof. Dr. Ramazan Biçer
Özet (TR)
20. yüzyılın ikinci yarısında ortaya çıkan transhümanizm akımı, insan tasavvurunu yeniden şekillendiren bir düşünce sistemi olarak dikkat çekmektedir. Transhümanizm, insanın mevcut fiziksel ve zihinsel sınırlarını aşarak daha ileri bir varoluş seviyesine ulaşmayı hedefler. Bu akım, teknolojik ve bilimsel ilerlemelerin sunduğu imkanlarla insan ömrünü uzatmayı, hastalıkları ortadan kaldırmayı, bilişsel yetenekleri artırmayı ve genel olarak insan deneyimini iyileştirmeyi amaçlar. Biyoteknoloji, bilgi teknolojisi, nanoteknoloji ve yapay zekâ gibi alanlardaki gelişmeler, transhümanist düşüncenin temel dayanaklarını oluşturur. Transhümanizmin insan tasavvuru, insanı sürekli olarak evrilen ve gelişen bir varlık olarak görür. Bu bakış açısına göre, insan doğası sabit ve değişmez değildir; aksine, teknolojik ve bilimsel yeniliklerle sürekli olarak dönüştürülebilir. Örneğin, genetik mühendisliği sayesinde kalıtsal hastalıkların önüne geçilebilir, sibernetik implantlar ve yapay organlar aracılığıyla fiziksel yetenekler geliştirilebilir ve nöroteknoloji sayesinde bilişsel kapasiteler artırılabilir. Dolayısıyla Transhümanist düşünceye göre insan, artık sadece doğanın bir parçası olarak değil, aynı zamanda doğayı ve kendini yeniden şekillendirme kapasitesine sahip bir varlık konumundadır. İslam düşüncesinde ise insan temelde, varlığı da yokluğu da mümkün olan, var olmak için bir yaratıcıya muhtaç olan bir mahluktur. Allah insanı, akıl ve özgür irade sahibi, sorumluluk taşıyan bir varlık olarak yaratmıştır. İnsanın en temel sorumluluğu yaratıcısını ve kulluğunu bilmektir. Diğer yandan Allah'ın yeryüzündeki halifeleri olan peygamberlerinin örnek kişiliklerini yansıtmakla mükellef olan insan aynı zamanda yeryüzünü imar etmekle de memur kılınmıştır. İslam kelam geleneğinde insanın ontolojik bütünlüğü hakkında pek çok farklı yaklaşım geliştirilmiştir. Kelam geleneğinde otorite olan Mu'tezile, Eş'ariyye ve Mâtürîdiyye gibi ekollere mensup ilim adamları arasında ağırlık kazanan düşünce, yaratılmış olan alemde yer alan tüm mevcudatın cisimlerden oluştuğu yönündedir. Ancak Gazzali ve sonrasındaki dönemlerde insanın ontolojik bütünlüğü artık daha çok gayri cismani bir yapı olarak kabul edilen ruh kavramı ile açıklanmaya çalışılmıştır. Müslümanlar olarak, ortaya çıkan yeni düşünce sistemleri üzerine, kendi anlam ve değer dünyamız için güncel ve işlevsel bir teolojik çerçeve inşa etmemiz son derece zaruridir. Aksi takdirde dine ve dini kurumlara olan güvenin azalması, dinin ve dini kurumların bireysel ve toplumsal yaşama dair etkisinin azalması kaçınılmaz olacaktır.
Yazar
Dr. Edanur Özyılmaz
Kurum
Bu Yayına Nasıl Atıf Yapılır
Edanur Özyılmaz (Yüksek Lisans Tezi). Transhümanizm ve kelam ilmi bağlamında insan tasavvurları, 2024, Sakarya University.
Anahtar Kelimeler
TR
Lisans
Tüm Hakları Saklıdır
Bu eser belirtilen lisans koşulları altında paylaşılmaktadır.
Sakarya University tezlerinden daha fazlası
- Yoğunluk fonksiyonel teorisi kullanılarak pil malzemelerinin hesaplamalı incelenmesi(2023)
- Hacı Ahmed b. Seyyid el-Bigavî ve Terceme-i Avârifu'l-maârif'i (22-43. bablar)(2024)
- Karbazol substıtüye 3,4-dihydropyrimidin-2(1h)-tion türevi bileşiklerin sentezi(2024)
- Geri dönüştürülebilir atıkların derin öğrenme modelleri ile sınıflandırılması: Veri seti boyutunun etkisi üzerine bir karşılaştırma(2024)
- Türk mitolojisinde kurban, kutsal şiddet ve günah keçisi motiflerinin hermeneutik incelemesi(2024)
- Tiyokalkon ile sübstitüe edilmiş metalli ftalosiyaninlerin sentezi ve karakterizasyonu(2018)
