DoktoraAçık Erişim

Türk ve İsviçre Hukuku'nda ceza koşulu

2019
0 görüntülenme
0 i̇ndirme
Danışman: Prof. Dr. Demet Özdamar

Özet (TR)

Ceza koşulu, Türk Borçlar Kanunu'nun 179 ile 182'nci maddeleri; İsviçre Borçlar Kanunu'nun ise 160 ile 163'üncü maddeleri arasında düzenlenmiştir. Ceza koşulu kurumunun amacı, mevcut borcun gereği gibi veya ifa edilmesi hususunda, borçlu üzerinde baskı oluşturarak, asıl borcun ifasını; asıl borcun hiç veya gereği gibi ifa edilmemesi durumlarında ise, alacaklının doğacak muhtemel zararlarının karşılanmasını güvence altına almaktır. Ceza koşulu kurumu, hukuki olarak birçok kurum ve kavram ile benzerlik gösterse de bunlardan farklı nitelik ve hukuki sonuçlara sahiptir. Örneğin ceza koşulu; 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun "Genel Hükümler" başlıklı birinci kısmının "Borç İlişkilerinde Özel Durumlar" başlıklı dördüncü bölümünün üçüncü ayrımında, birlikte düzenlendiği bağlanma parası ve cayma parasından, seçimlik borçtan, seçimlik yetkiden, koşula bağlı borçtan, götürü tazminattan, cezalandırıcı tazminattan, gerçek olmayan ceza koşulundan, temerrüt faizinden ve kısmen benzer özellikler taşıdığı daha birçok hukuki kurum ve kavramdan farklıdır. Ceza koşulunun varlığından bahsedebilmek için, öncelikle ceza koşulunun güvence altına aldığı mevcut ve geçerli bir asıl borcun bulunması gereklidir. Bu asıl borcun yanında, ceza koşulu olarak ayrı bir edimin bulunması gereklidir. Anlaşıldığı üzere, ceza koşulu fer'i bir borç ve alacaktır; ceza koşulunun asıl borcun hukuki kaderine bağlı olması ise, kendisinin muaccel olduğu ana kadardır. Ceza koşulu muaccel olduğunda bağımsız bir alacak ve borç niteliğini kazanır. Ceza koşulunun muaccel olduğundan söz edebilmek için kural olarak; asıl borcun muaccel olması, asıl borcun hiç veya gereği gibi ifa edilmemesi, borçlunun ceza koşuluna bağlanan borcun ihlalinde kusurlu olması gereklidir. Görüldüğü üzere, ceza koşulunun muaccel olması için, alacaklının borcun ihlali sebebiyle herhangi bir zarara uğraması şartı bulunmamaktadır. Zaten bu husus da kanunda açıkça belirtilmiştir (İBK m.161/I-TBK m.180/I). Ancak borcun ihlali sebebiyle uğramış olduğu zararın ceza koşulu miktarından fazla olması durumunda, alacaklı, borçlunun kusuru bulunduğunu ve zararın varlığının ispat ederek, ceza koşulu miktarını aşan zararının tazmin edilmesini isteyebilir (İBK m. 161/II-TBK m. 180/II). Ceza koşulu edimi, mali bir değere sahip olması şartıyla para veya para dışında başka bir edim olabilir ve bu edim yükümlülüğü, çok taraflı hukuki işlemler (sözleşmeler, dernek tüzükleri, şirket sözleşmeleri vs.) ile belirlenebileceği gibi, istisnai olarak tek taraflı hukuki işlemler ile de belirlenebilir. Ancak ceza koşulu ediminin sağlıkta hüküm doğuran bir hukuki işlemle belirlenmesi gereklidir. Ayrıca ceza koşulu ediminin miktarını taraflar serbestçe belirleme hakkına sahiptirler (TBK m. 182/I-İBK m. 163/I). Ancak, tarafların bu serbestisi, kanunda hâkim için getirilen, aşırı ceza koşulunu indirme yükümlülüğü ile sınırlandırılmıştır (TBK m. 182/III-İBK m. 163/III). Ceza koşuluyla ilgili hükümlere bakıldığında aslında iki farklı türde ceza koşulunun kaleme alındığı anlaşılmaktadır. Bunlar, seçimlik ve ifaya eklenen ceza koşuludur. Kanundaki, bir sözleşmenin hiç veya gereği gibi ifa edilmemesi durumu için, bir ceza kararlaştırılmışsa, aksi sözleşmeden anlaşılmadıkça alacaklının ya borcun ya da cezanın ifasını isteyebileceği şeklindeki hükümle bir seçimlik ceza koşulundan (TBK m. 179/I-İBK m. 160/I); ceza koşulunun borcun belirlenen zaman veya yerde ifa edilmemesi durumu için kararlaştırılması halinde, alacaklının, hakkından açıkça feragat etmiş olmadıkça veya ifayı çekincesiz olarak kabul etmiş olmadıkça, asıl borçla birlikte ceza koşulunun ifasını da isteyebileceği şeklindeki hükümle bir ifaya eklenen ceza koşulundan (TBK m. 179/II-İBK m. 160/II) bahsedildiği görülmektedir. Ceza koşulunun bu iki türünden bahseden ilgili hükümde, bir de; borçlunun, kararlaştırılan cezayı ifa ederek sözleşmeyi, dönme veya fesih suretiyle sona erdirmeye yetkili olduğunu ispat etme hakkının saklı olduğu ifade edilmiştir (TBK m. 179/III-İBK m. 160/III). Dönme cezası olarak adlandırdığımız bu kurum, her ne kadar ceza koşulunun diğer türleriyle bir arada düzenlenmiş de olsa, ceza koşulundan farklıdır.

Yazar

Dr. Burcu Yağcıoğlu

Bu Yayına Nasıl Atıf Yapılır

Burcu Yağcıoğlu (Doktora Tezi). Türk ve İsviçre Hukuku'nda ceza koşulu, 2019, Dokuz Eylül University.

Lisans

Tüm Hakları Saklıdır

Bu eser belirtilen lisans koşulları altında paylaşılmaktadır.

Dokuz Eylül University tezlerinden daha fazlası