Türkiye'de kadına yönelik aile içi şiddetle mücadelede uygulanan sosyal politikalar
2014
0 görüntülenme
0 i̇ndirme
Danışman: Doç. Dr. Elif Yüksel Oktay
Özet (TR)
Aile, toplumların ilk tuğlası, temeli, en küçük birimidir. Birey için yaşamın kalbidir. Aile; bütün toplumlarda eşlerin birbirine sevgi ve saygı çerçevesinde yaşamını sürdürdüğü çocuklarında bu sevgi ortamında sağlıklı bireyler olarak yetişmesine ayrıca, sağlam bir toplum yapısının oluşmasına katkı sağlayan bir kurumdur. Aile sosyal bir kurumdur. İçinde bulunduğu toplumun kültürünü, gelenek göreneklerini, örf adetlerini bireye doğduğu andan itibaren nakış gibi işleyen bir müessesedir. Aile ile toplum arasında sıkı bir bağ ilişkisi vardır. Ailede meydana gelen değişiklikler toplumu, toplumda meydana gelen değişiklikler ise aileyi etkilemektedir. Önceki zamanlarda geleneksel ataerkil aile tipi modernleşme ile birlikte yerini çekirdek aileye bırakmıştır. Geleneksel ataerkil aile tiplerinin görüldüğü toplumlarda kadın eğitim, çalışma hayatı gibi birçok alanda erkeklerle eşit haklara sahip değildi. Çekirdek aile tipinin benimsenmesi ve toplumların her geçen gün yaşadığı değişimlerle birlikte kadınlarda hak ettikleri yaşam düzeyini geç de olsa yakalamaya başladılar. Eğitimdeki eşitlik ilkesi kadınlara eğitim hayatına devam etme imkânını sağladı. Çalışma yaşamına katılmak ise, kadınları evin geçimine katkı sağlayan konuma getirmeye başladı. Toplumlarda yaşanan bütün bu değişiklikler aile kurumunda olumlu değişikliklerin yanında bir takım olumsuzlukları ve çözülmeleri de beraberinde getirmiştir. Bu çözülmelerin en önemlisi aile içi şiddettir. Aile içi şiddet hem dünyada hem ülkemizde görülen önemli bir sorundur. Aile içinde yaşanan şiddetten en çok etkilenen ve şiddete maruz kalanlar kadınlardır. Kadınlara aile içinde en fazla şiddet uygulayanlar ise eşleridir. Dünyada kadına yönelik şiddet 1970'lerde gündeme gelmeye başlamıştır. Ülkemizde ise kadınların en güvenli yer olarak nitelendirdikleri evlerindeki şiddet önceleri kapalı kapılar ardında yaşanmakta, özel, mahrem alanın sorunu olarak nitelendirilmekte hem yakın çevre, akrabalar, komşular ve devlet soruna dâhil olmaktan kaçınmakta hem de kadında yuvasının yıkılmaması için duruma ses çıkarmamakta, düzelir düşüncesiyle sabretmekteydi. Ancak 1980'lerde başlayan kadın hareketleri kadına yönelik şiddeti sadece şiddete uğrayan kadına değil bütün kadınlara yapılan bir haksızlık olarak nitelendirmeye gün yüzüne çıkarmaya başlamıştır. 1990'larda kadına yönelik şiddetle mücadele etmek için kurumsallaşmalar başlamış, 2000'li yıllarla birlikte sorunun önlenmesi için hem devlet hem tüm kurum ve kuruluşlar, sivil toplum örgütleri, üniversiteler, medya çalışmalarına hız vermiştir. Kadına yönelik şiddet sorununa karşı ülkemizde bir uyanma ve direniş meydana gelmesine rağmen sorun her geçen gün bulaşıcı bir virüs gibi artmaya devam etmektedir. Ülkemizde her on kadından dördü mutlaka hayatı boyunca şiddetin bir türüne maruz kalmaktadır. Bu çalışmanın amacı, dünyada ve ülkemizde her geçen gün artan bir insan hakkı ihlali, evrensel bir sorun ve bir halk sağlığı sorunu olarak nitelendirilen kadına yönelik şiddeti ve bu güne kadar sorunun önlenmesi amacıyla yapılan politikaları ilgili literatürün yardımıyla irdelemektir. Çalışma üç bölümden oluşmaktadır. Çalışmanın birinci bölümünde, sosyal politika kavramı, şiddet, kadına yönelik şiddet, aile, aile içi şiddet, kadına yönelik şiddet türleri, şiddet uygulayan ve şiddete maruz kalan bireylerin genel özelliklerine değinilmektedir. Çalışmanın ikinci bölümünde, dünyada kadına yönelik şiddetin tarihsel gelişimi, dünya ülkelerinde şiddetin boyutları, kadına yönelik şiddetin önlenmesi için yapılan uluslararası yasal düzenlemelere ve çalışmalara değinilmektedir. Çalışmanın üçüncü bölümünde ise, kadının Osmanlı'dan- Cumhuriyet'e ve günümüze kadar olan süreçte toplumdaki yeri ve konumuna değinilmiştir. Ayrıca, Türkiye'de kadına yönelik şiddetin ve şiddetle mücadele hareketlerinin tarihsel sürecine, ülkemizde kadına yönelik şiddetle mücadelede yapılan yasal düzenlemelere, şiddete maruz kalan kadınlara hizmet veren kurum ve kuruluşlara ve şiddetin önlenmesi için yapılan sosyal politikalara yer verilmektedir. Çalışma sonuç ve öneriler kısmıyla tamamlanmaktadır. Anahtar kelimeler: Şiddet, Kadına Yönelik Şiddet, Aile İçi Şiddet.
Yazar
Dr. Aysan Şenkul
Kurum

Yalova University
Sosyal Politika Bilim Dalı
Bu Yayına Nasıl Atıf Yapılır
Aysan Şenkul (Yüksek Lisans Tezi). Türkiye'de kadına yönelik aile içi şiddetle mücadelede uygulanan sosyal politikalar, 2014, Yalova University.
Lisans
Tüm Hakları Saklıdır
Bu eser belirtilen lisans koşulları altında paylaşılmaktadır.
Yalova University tezlerinden daha fazlası
- Üniversite Gençliğinin Uyum Sorunları: Yalova Örneği(2017)
- Yabancı para borçları(2020)
- Yalova Belediyesi'nin kadın hizmetleri: Karanfil Evleri örneği(2012)
- Rusya Federasyonu'nun Orta Doğu politikası: İran ve Suriye örneği(2014)
- Başkanlık sisteminin Türkiye'de uygulanabilirliği açısından karşılaştırmalı bir analiz: ABD'deki Başkanlık sistemi ve Türkiye'deki parlamenter sistem(2014)
- Arap Baharı bağlamında Türkiye'nin Orta Doğu ülkeleriyle ilişkileri(2016)