Master'sOpen Access

Türkiye'de muhafazakârlık ve muhafazakâr bir parti örneği olarak Adalet Partisi

2004
0 views
0 downloads
Advisor: Yrd. Doç. Dr. Şenol Durgun

Abstract (TR)

ÖZET 18. yüzyılın sonu ve 19. yüzyılın başı Aydınlanma, Fransız İhtilâli ve Sanayi Devrimi'nin sebebi olduğu yeni bir tarihî sürecin başlangıcıdır. Modernizm olarak adlandırılan bu büyük ve radikal süreç, bireyin aklına öncelik veren, krallıkların yıkılıp milliyetçiliğe dayalı yeni devletlerin kurulduğu ve cemaat yapılarının çözüldüğü bir atmosfer yarattı. Geleneklerin, toplumun önceliğinin, Tanrı'nın otoritesinin sorgulandığı bir çağa girildi. Fakat modernizm aynı zamanda bir düşünce stili olarak kabul edilen muhafazakârlığı da oluşturdu. Muhafazakârlık, modernizmin radikal hareketine karşı gelenekleri, otoriteyi, toplumsal aklı savunan, dini değerleri yücelten tepkisel bir düşüncedir. Özellikle 1789 Fransız İhtilâli'ne karşı hem İngiltere'de hem Fransa'da şiddetle eleştirilmiştir. Muhafazakârlar, toplumun değişiminin hızlı ve sert bir biçimde gerçekleştirilmeye çalışılmasının yanlış ve problemli olduğunu ileri sürerek evrimci bir değişimden yana hareket ederler. Değişim, eğer toplum bunu gerekli kılıyorsa gerçekleşmelidir. Muhafazakârlar toplum her şeyin üstünde bir yere konumlandırırken, toplumsal sınıfların varlığını da sabitlerler. Buna göre eşitlik talepleri toplumsal ahengi bozacak unsurlardır. Bu anlamda hiyerarşinin önemli bir işlevi vardır. Hiyerarşik yapı diğer taraftan belli bir otoritenin de varlığını gerektirmektedir. Belirli bir düze içerisinde otorite, d,n ve ara yapılar işlevsel bir görev üstlenirler. Din, topumu bir arada tutan, a priori bir cezalandırıcı ve düzen sağlayıcı harç görevini görür. Ara yapılar ise bu düzenin içinde devlet ve aile arasındaki ilişkinin mutedil olmasını sağlayarak, devletin veya otoriter yapının ezici olmasını engeller Muhafazakârlık, toplumun daha iyiye gitmesi, iyileştirilmesi noktasında belirli duyarlılıklara sahip bir düşünce olarak, pozitivizmin insan aklına merkeze alan felsefesi ile uzlaşarak liberalizmle kendisine ortak bir yo çizer. Pozitivizm de toplumu kendi mantığı çerçevesi içinde ıslah etmeyi amaçlar. Böylelikle muhafazakârlık başlangıçta' pozitivizm üzerinden liberalizmle bir uzlaşma noktası yakalar. Diğer yandan liberalizmin bireyselin iyiliğinden94 toplumsalın iyiliğine geçişi ve yeni muhafazakârlık hareketi sebebi ile hem liberalist anlayışın korunması hem de ahlakî değerlerin devamlılığının sağlanması için liberal ve muhafazakâr bir sentez yakalanmaya çalışılmıştır. Türkiye'deki muhafazakârlık ise Cumhuriyet'in kuruluşundan sonra bir dilemmayla karşılaşmıştır. Bir yandan radikal modernleşmeye karşı olmuş ancak Cumhuriyeti kuran figürlerin tarihî kimliklerine olan saygı ve yaptıkları işlerin önemine inanma aynı zamanda Cumhuriyeti desteklemeleri için de bir gerekçe oluşturmuştur. Türk muhafazakârlığı bu anlamda gerilimli ve çelişik bir yapı arz eder. Türk muhafazakârlığının bu bağlamda düşüncelerinin temel referansını din oluşturur. Din, Angio-sakson ve Fransız muhafazakârlığından farklı olarak fonksiyonel değil ; salt kendisi olduğu için kabul edilir. Bunun için dokunulmaz bir kutsallığa sahiptir. Bu referans ile 1970'lerden itibaren İslam'ın temayüz ettiği, Türklüğü ve İslam'ı birleştirmeye çalışan Türk-İslam sentezi Türk siyasetinde önemli bir ideolojik anlam kazanmıştır. Cumhuriyetçi bürokratik, askeri, akademik sınıflar partisi olarak kabul edilen CHP'ye karşı kurulan DP'nin 1960'da kapatılması ve 1961 'de kurulan AP' nin onun yerini alması, Türk siyasetinde farklı bir kulvar açmıştır. Bu da sanayileşme destekli kalkınmanın savunularak, liberal bir ekonomi anlayışının sahiplenildiği ancak siyasi rengini anti-komünizmle belirleyen ve bunu açıkça destekleyen bir siyasî parti türünün ortaya çıkmasının önünü açmıştır. AP, 1964'ten sonra Süleyman Demir.el liderliğinde anti-komünizm propagandasıyla dinî unsurlara sık sık vurgunun yapıldığı bir söylem oluşturarak muhafazakâr ve taşralı bir politik mizansen meydana getirmiştir. Diğer yandan hızlı ve sarsıcı bir sanayileşme hamlesiyle de muhafazakâr taraftan koparak hareket etmiştir. Kapatıldığı 1980 yılına kadar ordu ile gerilimli bir ilişki sergileyen AP, hem Türk muhafazakârlığının ikilemli karakteristiğine sahip olmuş, hem de muhafazakâr düşüncenin dışına istisnai de olsa taşan özellikler göstermiştir.

Author

Dr. Enver Kubilay Yüksel

How to Cite

Enver Kubilay Yüksel (Yüksek Lisans Tezi). Türkiye'de muhafazakârlık ve muhafazakâr bir parti örneği olarak Adalet Partisi, 2004, Gazi University.

License

Tüm Hakları Saklıdır

This work is shared under the specified license terms.

More theses from Gazi University