DoktoraAçık Erişim

Türkiye'nin kalkınma yardımı anlayışı ve donör-faydalanıcı ilişkisi bağlamında özgünlüğü: Balkanlar örneği

2020
0 görüntülenme
0 i̇ndirme
Danışman: Prof. Dr. Erdal Tanas Karagöl

Özet (TR)

Kalkınma yardımları kavramının ortaya çıkışı, tarihsel olarak 1800'lere kadar gitmektedir. O dönemde dış yardım olarak anılan bu kavram, İkinci Dünya Savaşı'ndan sonra bugünkü şeklini almıştır. Geleneksel kalkınma yaklaşımı doğrultusunda kurumsallaşan kalkınma yardımları kavramı, zamanla pek çok açıdan değişime uğramış olsa da yardım sunan ülkelerin amaç ve hedefleri açısından, geleneksel yapısını büyük oranda muhafaza etmektedir. En basit haliyle, gelişmiş ülkelerin sahip oldukları kaynakları, az gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelere aktarmaları olarak tanımlanabilecek olan kalkınma yardımları; sunum yöntemlerine göre, uygulama şekillerine göre ve donör ülkelerin amaçlarına göre farklılaşmaktadırlar. Kalkınma yardımları alanındaki başat aktörler; yardım sunan ülkeler ve uluslararası kuruluşlar olan donörlerdir. Bahse konu yardımın hedefi olan faydalanıcı ülkeler de sahip oldukları edilgen rol doğrultusunda, bu alandaki diğer aktörlerdir. Donör ülkeler; yardım faaliyetlerine başladıkları tarih, benimsedikleri anlayış, güttükleri amaç ve hedefler, tercih ettikleri proje ve program türleri ve yardım sunumu yöntemlerine göre farklı kategorilere ayrılmaktadırlar. Genellikle, modern anlamdaki kalkınma yardımlarını sunmaya başlayan ilk ülkeler, geleneksel donörler olarak anılmaktadırlar. Donör ülke sıfatıyla, sonradan kalkınma yardımları alanına dahil olan ülkelerse, yükselen donörler olarak anılmaktadırlar. Geleneksel donörlerin aksine, homojen bir yapıya sahip olmayan yükselen donörler, sahip oldukları karakteristik özelliklere göre kendi içlerinde de farklı gruplara ayrılmaktadırlar. Çeşitli kategorilere ayrılan donör ülkelerin yardım sunma motivasyonları da bu doğrultuda farklılaşmaktadır. Geleneksel donörler açısından; sahip oldukları sömürgecilik mirası, stratejik çıkarları, özellikle Batı dünyasının güvenliği ve serbest piyasa anlayışının yaygınlaştırılması öne çıkan motivasyon kaynaklarıdır. Yükselen donörler açısından ise faydalanıcı ülkeler ile kazan-kazan anlayışı doğrultusunda çeşitli ortaklıklar ve işbirlikleri kurmak ve uluslararası arenada daha fazla görünür olmak temel motivasyon kaynaklarıdır. Hem yükselen hem de geleneksel donörler açısından Balkan coğrafyası, kalkınma yardımlarının dünyada en fazla sunulduğu bölgeler arasındadır. Bir taraftan; bu bölgedeki ülkelerin karşı karşıya oldukları imkansızlıklar ve yüzleşmek zorunda oldukları problemler; diğer taraftan da söz konusu bölgenin sahip olduğu jeo-stratejik önem; Balkan coğrafyasını, kalkınma yardımlarının en fazla ulaştığı bölgelerden birisi yapmaktadır. Bölge ülkeleri arasından da Bosna Hersek, Karadağ, Arnavutluk ve Kuzey Makedonya, yardımlar bağlamında, öne çıkan ülkelerdir. Bu doğrultuda, bahse konu dört ülkede yapılan bir saha çalışması üzerine kurgulanan bu tez, donör ülkeler ile faydalanıcı ülkeler arasındaki ilişkinin ideolojik bağlamını ortaya çıkartmayı, faydalanıcı ülkeler nezdinde kalkınma kavramının siyasal ve toplumsal açıdan tartışılmasını, kalkınma yardımlarının ortaya çıkardığı somut etkiyi ve faydalanıcılar için ifade ettiği anlamı incelemeyi hedeflemektedir. Ayrıca, bütün bunlar doğrultusunda, Türkiye'nin Balkan coğrafyasında sunduğu yardımların; mahiyeti, niteliği, amaçları ve güçlü ve zayıf yönleri de bu tez kapsamında, sahadaki pratik üzerinden, ortaya çıkartılmaya çalışılmıştır. Anahtar Kelimeler: Kalkınma yardımları, Uluslararası sosyal politika, Donör ve faydalanıcı ilişkisi, Yardımların etkisi

Yazar

Esat İpek

Bu Yayına Nasıl Atıf Yapılır

Esat İpek (Doktora Tezi). Türkiye'nin kalkınma yardımı anlayışı ve donör-faydalanıcı ilişkisi bağlamında özgünlüğü: Balkanlar örneği, 2020, Ankara Yıldırım Beyazıt University.

Lisans

Tüm Hakları Saklıdır

Bu eser belirtilen lisans koşulları altında paylaşılmaktadır.

Ankara Yıldırım Beyazıt University tezlerinden daha fazlası