Türkiye'nin Kuzey Irak politikası: Devlet-hükümet ilişkileri
Bu tez size mi ait?
Bu kayıt toplu arşivden geldi. Sizinse profilinize bağlayın.
Özet (TR)
Kuzey Irak stratejik konumu, sahip oldugu dogal kaynaklar ve bölgenin sosyal-kültürel, beseri yapısı gibi sebeplerden dolayı iç ve dıs kaynaklı birçok mücadeleye sahne olmustur. ABD liderligindeki koalisyon güçlerinin II. Körfez harekâtından (1991) sonra, Kuzey Irak'ın yeni statüsünün ne olacagı konusunda birçok görüsme ve antlasmalar yapılmıstır. (Dublin, Ankara, Washington süreçleri) ABD 11 Eylül 2001'de yasanan terör saldırısından sonra Ortadogu'yu yeniden sekillendirmeyi hedeflemistir. ABD, Irak'ta Batı dünyası ile uyumlu bir rejim hedeflemektedir. Fakat ABD III. Körfez Harekâtından sonra Irak'ta amaçladıgı huzur ortamını henüz saglayamamıstır. Kuzey Irak'ta yasayan Kürtler ise uluslararası kamuoyunun Irak'ta hedefledigi yeni idare seklinin kurulmasına verecegi destege karsılık, 1974'teki özerklik yasası ile elde ettigi sartlardan daha iyisini elde etmeye çalısmaktadır. Kürt gruplar konuyu, ?Bagımsız Kürt Devleti? hedefinin bir parçası olarak degerlendirmektedir. ?Bagımsız Kürt Devleti? tezi, Sii-Sünni bütün Arapları ve Türkmenleri rahatsız etmektedir. Bu durumda diger etnik ve dini grupların, Kürt gruplara karsı birlesecegi düsünülmektedir. Kuzey Irak, bulundugu konum itibariyle Güneybatı Asya'nın önemli dört ülkesini (Türkiye, Suriye, Irak ve ran) etkileyebilecek bir konumdadır. Bu durum, bölgede etkili olmak isteyen aktörlerin sayısını ve iliskilerin karmasıklıgını artırmaktadır. Bu çalısmada Kuzey Irak'ın cografi ve stratejik önemi ile sosyo-ekonomik ve siyasi durumu, ortaya konulmustur. Bölgenin yakın tarihi, Körfez Savası'ndaki durumu, özellikle ABD ve koalisyon güçlerinin Irak harekâtı sonrasında bölgedeki gelismeler ısıgında Türkiye'nin ve bölgede menfaati olan ülkelerin bu gelismeler karsısındaki politikaları incelenerek, Türkiye'nin uygulaması gereken politikalar hakkında degerlendirmeler yapılmıstır. Irak'ın parçalanmasını hedefleyen her türlü gelismeye karsı aktif stratejiler belirlenmelidir. Aksi halde bu parçalanma karsısında kriz odaklı bir tutum takınmak Türkiye'nin bölgesel etkinligini yok etmesiyle birlikte, iç ve dıs güvenligi ile ilgili ciddi riskler de beraberinde dogurabilir. Belirtilen riskleri bertaraf etmek amacıyla, Türkiye, proaktif bir politika izlemelidir
Yazar
Zülfü Dağdeviren
Kurum
Bu Yayına Nasıl Atıf Yapılır
Zülfü Dağdeviren (Yüksek Lisans Tezi). Türkiye'nin Kuzey Irak politikası: Devlet-hükümet ilişkileri, 2007, Bolu Abant İzzet Baysal University.
Anahtar Kelimeler
TR
Lisans
Tüm Hakları Saklıdır
Bu eser belirtilen lisans koşulları altında paylaşılmaktadır.
Bolu Abant İzzet Baysal University tezlerinden daha fazlası
- Sosyal bilgiler dersinde kültürel miras eğitimine ilişkin öğrenci ve öğretmen görüşleri(2014)
- Koroner yavaş akım fenomeni olan hastaların ekokardiyografik olarak sağ ventrikül fonksiyonunun değerlendirilmesi(2023)
- Evli bireylerde duygusal zekâ, evlilik doyumu ve dindarlık ilişkisi(2024)
- Osmanlı Devleti'nde hayırsever hanım sultanlara bir örnek: Hürrem Sultan(2019)
- Bı̇lı̇m tarı̇hı̇ öğretı̇mı̇nı̇n sosyal bı̇lgı̇ler ve dı̇ğer ders kı̇taplarındakı̇ yörüngesı̇ne daı̇r bı̇r ı̇nceleme(2023)
- Kumuk Türkçesinde zarf-fiiller(2025)
