Türkiye'nin Suriye'de askeri güç kullanımı (2011-2020)
2024
0 görüntülenme
0 i̇ndirme
Danışman: Prof. Dr. Ali Yaman
Özet (TR)
Türkiye, ulusal ihtiyaç tanımlamalarına binaen askeri güce başvurmaktan çekinmeyen bir devlettir. Türkiye'nin dış politikasında askeri güç kullanımına başvurması, algıladığı tehdit ve fırsat faktörleri tarafından belirlenmektedir. Türkiye tehdit temelli bir dış politika ve güvenlik algısına kapıldığında daha tek taraflı askeri güç kullanımına yatkındır. Fırsat temelli dış politika ve güvenlik algısıyla hareket ettiğinde ise Türkiye askeri güç kullanımına müttefikleriyle yönelmektedir. Kuvvet kullanımının hangi faktörlerden hangi biçimlerde etkilendiğinin en iyi örneklerinden birini Türkiye'nin Suriye'deki askeri güç kullanımı göstermektedir. Suriye zemini, Türkiye'nin dolaylı ve doğrudan askeri güç kullanımının örneklerini bir arada vermektedir. Türkiye, Suriye'de hiçbir zaman ittifaksız hareket etmemiştir; Suriye politikasında önemli adımları uluslararası sistemin yapısal şartlarına göre müttefikleriyle atmıştır. 2011-2016 döneminde Batı ve Körfez devletleriyle ittifak, ardından 2016-2019 döneminde Rusya'yla ittifak söz konusudur; 2019 sonunda Rusya'ya karşı ittifak arayışına girmiştir. Türkiye'nin Suriye'de 2011'de başlayan gelişmelere fırsat temelli dış politika yaklaşımı, Çıkar Dengesi Teorisi'yle açıklanabilir. Sistemik baskıyla yapısal değişime giren Suriye sahasında Türkiye değişen şartlara adapte olmayı hesap etmiş ve müttefiklerle dolaylı güç kullanımına yönelmiştir. Türkiye'nin 2016'dan itibaren başlayıp 2020 başına kadar süren gelişmelere tehdit temelli dış politika yaklaşımı, Tehdit Dengesi Teorisi'yle izah edilebilir. Bu dönemde Suriye topraklarından kaynaklanan ulusal güvenlik kaygıları zirve yapmış ve Türkiye doğrudan askeri güce başvurmuştur. Türkiye, Suriye'de yönetim değişikliği olasılığının güçlü olduğu dönemin fırsat şartlarını en iyi şekilde değerlendirme tercihini bir kenara bırakmak zorunda kalmıştır. Bunun yerine karşısında yükselen ABD- PKK ortaklığının gelişimi ve sonuçlarıyla ortaya çıkan başat tehdidi dengelemeye yönelmiştir. Türkiye'nin dengeleme arayışına girdiği diğer tehdit ise Rusya'nın İdlib'te tetiklediği kitlesel göç dalgasıdır. Türkiye, en tehditkâr güce odaklanıp ona karşı ittifak arayışlarına girmiş, bu iş birliğini bulabildiği anlarda tek taraflı doğrudan askeri güç kullanımına yönelerek birtakım sonuçlar almıştır.
Yazar
Dr. Ogün Duru
Kurum
Bu Yayına Nasıl Atıf Yapılır
Ogün Duru (Doktora Tezi). Türkiye'nin Suriye'de askeri güç kullanımı (2011-2020), 2024, Bolu Abant Izzet Baysal University.
Anahtar Kelimeler
Lisans
Tüm Hakları Saklıdır
Bu eser belirtilen lisans koşulları altında paylaşılmaktadır.
Bolu Abant Izzet Baysal University tezlerinden daha fazlası
- Evli bireylerde duygusal zekâ, evlilik doyumu ve dindarlık ilişkisi(2024)
- Osmanlı Devleti'nde hayırsever hanım sultanlara bir örnek: Hürrem Sultan(2019)
- Deneysel olarak penisilin ile oluşturulmuş epilepsi modelinde karvakrol ve egzersizin koruyucu etkileri(2023)
- Öğretmenlerin sosyal sermaye düzeyleri ile psikolojik sahiplenme görüşleri arasındaki ilişki(2023)
- Sosyal bilgiler öğretmen adaylarının demokratik katılım düzeyleri ve demokratik katılıma ilişkin görüşleri(2023)
- Türkiye'de koronavirüs salgınıyla mücadelede büyükşehir belediyeleri: Ankara, İstanbul ve Kocaeli örnekleri(2023)
