Türkiye'de sezaryen ameliyatlarında nöroaksiyel blok uygulamalarına yaklaşımın değerlendirilmesi
2021
0 görüntülenme
0 i̇ndirme
Danışman: Prof. Dr. Mehmet Özalevli
Özet (TR)
Amaç: Çalışmamızda, Türkiye'de çalışmakta olan Anesteziyoloji ve Reanimasyon uzmanları ve araştırma görevlilerinin sezaryen ameliyatlarında uyguladıkları nöroaksiyel blok uygulamalarına pratik yaklaşımlarının değerlendirilmesi amaçlandı. Gereç ve Yöntem: Çalışmada 1 Nisan 2021-1 Haziran 2021 tarihleri arasında Türkiye Cumhuriyeti sınırları içerisinde çalışmakta olan Anesteziyoloji ve Reanimasyon uzmanları ve araştırma görevlilerine online olarak ulaşılarak obstetrik anestezi uygulamalarında nöroaksiyel blok kullanımı ile ilgili 48 soruluk bir anket uygulanmıştır. Bulgular: Çalışmamız sonucunda toplam 212 Anesteziyoloji ve Reanimasyon uzmanı ve araştırma görevlisine ulaşılmıştır. Katılımcıların %54,2'si (n=115) kadın cinsiyet olarak tespit edilmiştir. Katılımcılar arasında en büyük grubu uzmanlar (%53,8, n=114) ve araştırma görevlileri (%28,3, n=60) oluşturmaktaydı. Katılımcıların %73,7'si (n=156) nöroaksiyel eğitiminin yeterli olduğunu düşünürken uygulama düzeyinin yeterli olduğunu düşünenlerin oranı %76,5 (n=162) olarak tespit edilmiştir. Sezaryen ameliyatlarında nöroaksiyel blok uygulama oranları %99'un üzerinde tespit edilmiştir. Nöroaksiyel blok uygulamama nedenleri en önemli faktörün hastanın istememesi (%90,5; n=191) olduğu gözlenmiştir. Katılımcıların %70,1'i (n=148) nöroaksiyel blok uygulama öncesi aspirin kullanımının bırakılmaması gerektiğini bilmiştir. Nöroaksiyel blok uygulanması sırasında en sık uyulan kuralın steril eldiven giyilmesi (%99,5; n=210) olduğu ve en az uyulan kuralın ise ellerin yıkanması kuralı (%53,1; n=112) olduğu bulunmuştur. Nöroaksiyel blok uygulaması sırasında en sık tercih edilen pozisyon oturur pozisyondur (%93,4; n=198). Katılımcıların neredeyse tamamı (%99,5; n=211) orta hat girişimi tercih ederken girişim sırasında ultrasonografi kullanımını tercih edenlerin sayısı 3 olarak tespit edilmiştir. Spinal anestezi uygulamalarında katılımcıların %94,9'u (n=201) hiperbarik bupivakain tercih ederken opioid olarak fentanil tercih edenlerin oranı %93,9 (n=199) olarak saptanmıştır. Spinal anestezi sırasında karşılaşmaktan en korkulan 3 komplikasyon sırasıyla yüksek spinal blok (%85,4; n=181), spinal hematom (%79,3; n=168) ve post-spinal baş ağrısı (%51; n=108) olarak bulunmuştur. Hipotansiyon tedavisinde en sık tercih edilen vazopresör efedrin (%80,8; n=171) olarak tespit edilirken fenilefrin tercih edenlerin oranı %1,5 (n=3) olarak tespit edilmiştir. Katılımcıların çoğunluğu (%76,3; n=161), otolog epidural kan yamasını konservatif ve farmakolojik tedaviye yanıt alamadıkları takdirde uyguladıklarını bildirmişlerdir. Epidural anestezi sırasında en fazla tercih edilen lokal anestezik bupivakain (%76,3; n=161); opioid ise fentanildir (%87,1; n=184). Epidural anestezi sonrası en çok korkulan 3 komplikasyon sırasıyla epidural hematom (%86,1; n=182), total spinal anestezi (%83,5; n=177) ve lokal anestezi toksisitesi (%69,1; n=146) olarak saptanmıştır. Epidural uygulama sırasında kazara dura ponksiyonu yapılması durumunda katılımcıların büyük bir çoğunluğu hastayı takip ve bolus sıvı alımı (%76,3; n=161) ile takip etmektedir. Epidural kateteri dural aralığa ilerletenlerin oranı %19,1 olarak tespit edilmiştir. Sonuç: Ülkemizde, obstretrik anestezi uygulamaları genel olarak dünya ile paralellik göstermektedir. Dünya genelinde nöroaksiyel blok uygulamalarında sıklıkla kullanılan bazı ilaçlara Türkiye şartlarında ulaşım kısıtlı olduğundan küçük farklılıklar gözlenmektedir.
Yazar
Ramazan Alper Şağın
Bu Yayına Nasıl Atıf Yapılır
Ramazan Alper Şağın (Tıpta Uzmanlık Tezi). Türkiye'de sezaryen ameliyatlarında nöroaksiyel blok uygulamalarına yaklaşımın değerlendirilmesi, 2021, Çukurova University.
Anahtar Kelimeler
Lisans
Tüm Hakları Saklıdır
Bu eser belirtilen lisans koşulları altında paylaşılmaktadır.
Çukurova University tezlerinden daha fazlası
- İş birliğine dayalı video-blog projelerinin İngilizceyi yabancı dil olarak öğrenen Türk öğrencilerinin dilsel ve dijital okuryazarlık becerileri üzerindeki etkileri(2025)
- Şiddet davranışı gösteren ve göstermeyen ergenlerin ailelerinin aile işlevleri, öfke ve öfke ifade tarzları açısından incelenmesi(2006)
- Parçalanmış ve tam aileye sahip ergenlerin yaşam doyumu düzeyleri ile yaşam kalite düzeylerinin karşılaştırılması(2009)
- Bankacılık sektöründe kredi riski yönetimi: Türk bankacılık sektöründe kredi riskini belirleyen değişkenler üzerine bir uygulama(2011)
- Ergenlerde görülen psikolojik belirti düzeylerinin cinsiyet ve aile işlevlerine göre incelenmesi(2013)
- Geleneksel Afrika patlıcan ülkelerinin morfolojik ve genetik çeşitliliğinin değerlendirilmesi ve seçilmiş erişimlerin tuz toleransı ve başka kültür performanslarının tespiti(2022)
