Medical SpecialtyOpen Access

Üçlü negatif meme kanserlerinde mikroçevrenin klinikopatolojik önemi

2023
0 views
0 downloads
Advisor: Prof. Dr. Melek Ergin

Abstract (TR)

Amaç: Meme kanseri, kadınlarda en sık görülen kanser türü olup kadınlarda kansere bağlı ölümlerin en sık sebebidir. Tedavisinde cerrahi tedavinin yanı sıra kemoterapi, radyoterapi, hormonoterapi (östrojen ve progesteron reseptörüne karşı) ve "Human epidermal growth factor receptor 2" (HER2) durumuna göre hedefe yönelik ajanlar kullanılmaktadır. Ancak üçlü negatif meme karsinomları için tedavi seçenekleri kısıtlıdır. Prognozu diğer gruplardan daha kötü olduğu bilinen bu grup için tedavi seçeneklerini artırmaya yönelik çalışmalar önem kazanmaktadır. Bu çalışmaların büyük bir kısmı tümör mikroçevresi ve tümöre karşı gelişen immün yanıtı araştırmaya yöneliktir. Tümörün savunma mekanizmalarından olan PD-L1 reseptör ekspresyonunda artışa karşı kullanılan ajanlar sağkalım üzerindeki etkileri nedeniyle umut vadetmektedir. Tümör mikroçevresinde yer alan lenfositler (Treg ve CD8+ T lenfositler) ve makrofajların (M1 ve M2 makrofajlar) prognoz üzerinde etkili olduğunu gösteren çok sayıda çalışma mevcuttur. Çalışmamızda tümör mikroçevresini oluşturan immün hücrelerin yoğunluğu ve lokalizasyonunun ve PD-L1 ekspresyon durumunun konvansiyonel prognostik parametreler ile ve birbirleriyle karşılaştırılması; immünitenin klinikopatolojik faktörler üzerine etkisini araştırmak ve immünoterapide uygun hasta seçimine ışık tutmak amaçlanmıştır. Gereç ve yöntem: Çukurova Üniversitesi Balcalı Hastanesi Patoloji Bölümü'nde Ocak 2017- Aralık 2021 tarihleri arasında Üçlü negatif meme karsinomu tanısı almış ve sistemik tedavi almamış 52 olgunun materyali çalışmaya dahil edilmiştir. Her olguya immünhistokimyasal olarak CD8, FOXP3, CD163 ve PD-L1 uygulanmıştır. CD8, FOXP3, CD163 ekspresyonları stromal ve intratümöral alanlarda ayrı ayrı değerlendirilmiştir. PD-L1 ekspresyonu da immün hücrelerde ve tümör hücrelerinde ayrı ayrı değerlendirilmiştir. Bulgular: Olgularımızın tanı anındaki ortalama yaşı 48 ve takip süreleri ortalama 33 ay idi. Çalışmamızda yüksek TIL seviyeleri olguların %30'unda görüldü ve yüksek PD-L1 pozitifliği ile ilişkili bulundu. TIL seviyeleri ile konvansiyonel prognostik parametreler için anlamlı farklılık saptanmadı. PD-L1 pozitifliği saptanan olgularda daha az LVİ görüldü ancak tümör boyutu, lenf nodu metastazı, sağkalım ve mortalite ile anlamlı ilişki bulunmadı. İmmün hücrelerde PD-L1 ekspresyonunun intratümöral ve stromal FOXP3 ve CD8 ile ve de intratümöral CD163 ekspresyonu ile pozitif korelasyon gösterdiği saptandı. intratümöral ve stromal CD8(+) seviyeleri yaşayan olgularda daha yüksek medyan değere sahipti, yaşayan ve eksitus olan olgular arasında istatistiksel olarak anlamlı farklılık mevcuttu. Mikroçevrede; CD8 ekspresyonu artığında stromal FOXP3 ekspresyonu CD8 ve CD163 ekspresyonunda pozitif korelasyon izlendi. Sonuç: Tümör mikroçevresi ÜNMK'lerin tedavisini yönlendirmede önem kazanmıştır. İmmün hücrelerin kompozisyonu, yoğunluğu ve lokalizasyonun ile kontrol noktası moleküllerinden PD-L1'in ÜNMK'lerinde önemli prognostik parametreler olduğunu düşünmekteyiz. Sonuçlarımız ÜNMK'lerinde TIL'lerin araştırılmasının faydalı prognostik ve terapötik bilgiler sağlayacağını desteklemektedir. Bununla birlikte immün hücre belirteçlerinin durumu ve buna yönelik tedavi sonuçlarının değerlendirilmesi için daha geniş olgu serilerinde çalışmaların yapılmasının gerekli olduğunu düşünmekteyiz. Anahtar Kelimeler: Üçlü negatif meme karsinomu, tümör mikroçevresi, programlı hücre ölümü ligandı 1, tümör infiltre eden lenfositler, CD8, FOXP3, CD163, M2 makrofaj, regülatuar T lenfositler, sitotoksik T lenfositler.

Author

Dr. Özge Yaprak

How to Cite

Özge Yaprak (Tıpta Uzmanlık Tezi). Üçlü negatif meme kanserlerinde mikroçevrenin klinikopatolojik önemi, 2023, Çukurova University.

License

Tüm Hakları Saklıdır

This work is shared under the specified license terms.

More theses from Çukurova University