Tıpta UzmanlıkAçık Erişim

Üreter taşlarının spontan düşmesini öngörmede kullanılabilecek belirteçler

2024
0 görüntülenme
0 i̇ndirme
Danışman: Doç. Dr. Sonay Aydın

Özet (TR)

Giriş ve Amaç Ürolitiazis yaygın ve tekrarlama oranı yüksek bir sağlık problemi olup takip ve müdahale dengesinin iyi yönetilmemesi idrar yolu enfeksiyonundan, renal fonksiyonlarda ani bozulmaya kadar gidebilen istenmeyen sonuçlara neden olabilmektedir. Bu nedenle üreterdeki bir taşın spontan düşme (SD) olasılığının erken belirlenmesi SD olasılığı olmayan bir olguda gelişebilecek üroseptik bir durumun önlenmesi ile hasta güvenliği ve SD olasılığı olan bir olguda tedavi amacıyla yapılacak agresif erken müdahalenin ve neden olabileceği komplikasyon ve mali yükün de azalmasını sağlayacaktır. Bu bağlamda bu çalışmada üreterdeki bir taşın SD ihtimalini öngürebilecek bazı kriterlerin belirlemesi amaçlandı. Gereç ve Yöntem 1 Ocak 2019 ile 31 Aralık 2023 tarihleri arasında Erzincan Binali Yıldırım Üniversitesi Mengücek Gazi Eğitim ve Araştırma Hastanesi acil ve/veya üroloji servislerine renal kolik atağı sonrası başvurmuş 2773 olgu retrospektif olarak incelendi. Bu olgulardan kontrastsız taş protokollü bilgisayarlı tomografi (BT) ile tek taraflı 10 mm'den küçük üreter taşı olan ve inflamatuar serum belirteçleri biyokimyasal testlerle araştırılmış toplamda 897 olgu yaş sınırı olmaksızın çalışmaya dahil edildi. Olgularda taşın boyutu, lateralizasyonu, taşın lokalizasyonu, taşın bulunduğu seviyede üreter duvar kalınlığı (ÜDK), taş dansitesi, hidronefroz (HN) derecesi, üreter uzunluğu, parankim kalınlığı ve dansitesi ve çeşitli biyokimyasal parametrelerin üreter taşının SD ihtimalini öngörme durumu araştırıldı. xi Bulgular Araştırma populasyonu 513'ünde SD gerçeklemeyen toplamda 897 olgudan oluşmaktaydı. Üreter taşlarının SD'sinde sıklıkla kullanılan yüksek taş boyutu (sağ >6.5 mm, sol>6 mm ) ve proksimal yerleşimli taşın yanısıra yüksek taş dansitesi (>957 HU) , artmış ÜDK (>1,7 mm), taş proksimalinde yüksek derecede HN varlığı (grade ≥ 2 ) ve kanda artmış NLO (>2,15 ) ve TLO (> 10,28 ) değerinin taşın SD ihtimaliyle ters orantılı olduğu, bu ilişkinin lojistik regresyon analizi testleri ile istatistiksel olarak anlamlı olduğu kestirim değerleri tespit edildi. Üreter taşlarının SD'sinde üreter uzunluğu, böbrek parankim kalınlığı ve böbrek parankim yoğunluğu parametrelerin ise istatistiksel olarak SD ile anlamlı bir ilişkisinin olmadığı gözlemlendi. Çalışmamızda üreter taşlarının tedavi protokolünün şekillenmesinde kılavuzlarda da yerini almış taşın boyutu için belirlenmiş 6-6,5 mm lik kestirim değerlerinin üzerinde taşın SD'sinin 7,046 kat azaldığı, taş seviyesindeki ÜDK için belirlenmiş 1,7 mm lik kestirim değerlerinin üzerinde ise taşın SD olasılığının 706,500 kat azaldığı gösterildi. Sonuç Sonuç olarak ürolitiazisli olguların, takip ve tedavi sürecinin etkin yürütülebilmesi açısından hala tartışmalı olan taşın SD olasılığını tahmin etmemize yarayacak kriterlerin ve standardize ölçüm değerlerinin belirlenmesi hem hasta sağlığı hemde giderek sıklığı artan mali yükünün azalmasına katkı sağlayacaktır. Çalışmamızda üreter taşlarının SD'sinde artmış taş boyutu ve yüksek yerleşimli taş lokalizasyonunun yanısıra taş seviyesindeki ÜDK artışının, yüksek taş dansitesinin , eşlik eden yüksek dereceli HN varlığının ve kanda yüksek seviyelere ulaşan NLO ve TLO infalamatuar belirteçlerinin kriter olarak kullanlabileceği gösterildi.

Yazar

Dr. Özlem Kadırhan

Bu Yayına Nasıl Atıf Yapılır

Özlem Kadırhan (Tıpta Uzmanlık Tezi). Üreter taşlarının spontan düşmesini öngörmede kullanılabilecek belirteçler, 2024, Erzincan Binali Yıldırım University.

Anahtar Kelimeler

Lisans

Tüm Hakları Saklıdır

Bu eser belirtilen lisans koşulları altında paylaşılmaktadır.

Erzincan Binali Yıldırım University tezlerinden daha fazlası